← Ana sayfaya dön

Şi Cinping’in Kuzey Kore ziyareti, Çin’in nükleer silahlı komşusu üzerindeki önemini gösteriyor

Washington Post
06.06.2026

🔹 Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, 8-9 Haziran tarihlerinde Kuzey Kore’ye resmi ziyaret gerçekleştirecek. Bu, Şi’nin yedi yıl sonraki ilk Kuzey Kore ziyareti olacak.

🔹 Ziyaret, Kim Jong Un’a Batı tarafından dışlansa da Çin gibi güçlü bir müttefike sahip olduğunu gösterme fırsatı sunuyor.

🔹 Görüşme, Kuzey Kore’nin Rusya ile askerî iş birliğini artırdığı ve Çin’in Pyongyang ile ilişkilerini güçlendirmeye çalıştığı bir dönemde gerçekleşiyor.

🔹 Çin, Kuzey Kore’nin en büyük ekonomik destekçisi konumunu korurken Pyongyang’ın yeni yatırım ve ekonomik anlaşmalar için Pekin’e yönelmesi bekleniyor.

🔹 Zirve, Çin’in İran savaşı ve küresel gelişmeler sonrasında kendisini uluslararası istikrar sağlayıcı güç olarak öne çıkarmaya çalıştığı döneme denk geliyor.

🔹 Donald Trump ikinci döneminde Kim Jong Un ile yeniden görüşmeye açık olduğunu açıkladı. Kuzey Kore ise ABD’nin düşmanca politikalarını sona erdirmesi ve nükleer statüsünü kabul etmesi halinde müzakerelere dönebileceğini belirtiyor.

🔹 Kuzey Kore bu hafta yeni bir uranyum zenginleştirme tesisi olduğu değerlendirilen bir tesisi tanıttı ve nükleer silah programını genişletmeye devam ettiğini gösterdi.

🔹 Uzman tahminlerine göre Kuzey Kore yaklaşık 90 nükleer savaş başlığı üretebilecek seviyede silah yapım malzemesine sahip bulunuyor ve yaklaşık 50 savaş başlığı üretmiş olabilir.

🔹 Çin, Kuzey Kore’nin nükleer programına mesafeli yaklaşsa da son yıllarda Rusya ile birlikte Birleşmiş Milletler yaptırımlarının gevşetilmesini destekleyen tutum sergiliyor.

🔹 Şi Cinping’in ziyareti, iki ülke arasındaki 1961 Dostluk Antlaşması’nın 65. yıl dönümüne denk geliyor ve Çin ile Kuzey Kore’nin Batı merkezli uluslararası düzene karşı yakın iş birliğini pekiştirme mesajı taşıyor.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Trump yönetiminin yeşil kart politikası neden yumuşadı?

Washington Post
06.06.2026

🔹 Trump yönetiminin, çoğu yeşil kart başvuru sahibinin başvurularını kendi ülkelerinden yapmasını öngören yeni politikası teknoloji ve iş dünyasında büyük tepkiyle karşılaştı.

🔹 Teknoloji şirketleri, sektör kuruluşları ve büyük şirket yöneticileri Beyaz Saray ile İç Güvenlik, Çalışma ve Dışişleri bakanlıkları nezdinde yoğun ancak kamuoyuna yansımayan girişimlerde bulundu.

🔹 ABD Ticaret Odası ve teknoloji sektörü temsilcileri, yeni uygulamanın iş gücü üzerinde ciddi olumsuz etkiler yaratacağı uyarısında bulunarak daha fazla açıklık talep etti.

🔹 Girişimlerin ardından yönetimin tutumu değişti. USCIS yetkilileri özel görüşmelerde çoğu çalışma vizesi sahibinin etkilenmeyeceği güvencesini verdi.

🔹 USCIS ayrıca çoğu kişinin kalıcı oturum başvurusu için ABD dışına çıkmasının gerekmeyeceğini açıkladı, ancak bu konuda henüz resmi bir rehber yayımlanmadı.

🔹 İş dünyası aylardır göçmen iş gücünü kısıtlayan politikalar konusunda Trump yönetimine itirazlarını iletiyor ve özellikle iş dünyasına yakın isimlerle temas kuruyordu.

🔹 Bazı göçmenlik avukatları, başvurusu etkilenen kişilere uygulamanın yeni talimatlar gelene kadar fiilen durdurulduğunun bildirildiğini söyledi.

🔹 Beyaz Saray, politikanın mevcut yasaların tekrarından ibaret olduğunu ve kurallara uyan nitelikli çalışanlar üzerinde büyük bir etkisinin olmayacağını savundu.

🔹 Kongrede de konu gündeme geldi. Senatör Bill Cassidy, yasal göçmenler açısından uygulamayı fiilen geri çevirecek bir değişiklik önergesi sundu.

🔹 Yönetimin resmi uygulama kılavuzu yayımlamaması nedeniyle şirketler ve hukuk büroları belirsizliğin devam ettiğini, süreci bekleyip izlemeyi tercih ettiklerini belirtiyor.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Ucuz bir kendin yap güneş enerjisi sistemi elektrik faturasını düşürebilir mi?

Wall Street Journal
06.06.2026

🔹 Standart bir elektrik prizine bağlanarak eve enerji sağlayan “plug-in solar” (balkon tipi güneş enerjisi sistemi) ABD’de giderek daha fazla eyalette yasal hale geliyor.

🔹 Sistemler şebeke elektriği kesildiğinde otomatik olarak devreden çıkıyor ve elektrik çalışanları için güvenlik riski oluşturmamak üzere tasarlanıyor.

🔹 Almanya’da 1 milyondan fazla balkon tipi güneş sistemi kuruldu. Her sistemin üretim kapasitesi sınırlı olsa da toplam üretim büyük bir elektrik santraline eşdeğer seviyeye ulaşıyor.

🔹 Teknolojinin özellikle elektrik fiyatlarının yüksek olduğu bölgelerde daha ekonomik olduğu belirtiliyor. Elektrik fiyatının kilovatsaat başına 20 centin altında olduğu yerlerde yatırımın geri dönüşü zorlaşabiliyor.

🔹 EcoFlow’un ABD’de sattığı iki 400 watt panel ve bataryadan oluşan sistem yaklaşık 2.300 dolar seviyesinde bulunuyor. Daha küçük başlangıç paketleri ise yaklaşık 500 dolardan başlıyor.

🔹 Kaliforniya ve Hawaii gibi elektrik fiyatlarının yüksek olduğu eyaletlerde bu sistemlerin maliyetini yaklaşık üç yıl içinde enerji tasarrufuyla geri ödeyebileceği öngörülüyor.

🔹 Sistemlerin amacı evin tüm elektrik ihtiyacını karşılamak değil, tüketimin bir bölümünü azaltmak. Bazı apartman dairelerinde elektrik kullanımının yarısından fazlasını karşılayabilecek seviyeye ulaşabiliyor.

🔹 Bataryalı modeller elektrik kesintilerinde telefon, buzdolabı ve bazı tıbbi cihazların çalıştırılmasına da imkân sağlayabiliyor.

🔹 Avrupa deneyimi, izin süreçlerinin ve kurulum maliyetlerinin azaltılmasının bu sistemlerin yaygınlaşmasını hızlandırdığını gösteriyor. Taşınabilir yapıları nedeniyle kiracılar tarafından da kullanılabiliyor.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

1920’ler yapay zekâ devriminden sağ çıkma konusunda ne öğretebilir?

Wall Street Journal
06.06.2026

🔹 1920’lerde otomobil, radyo, uçak, sinema ve elektriğin hızla yayılması ABD toplumunda bugün yapay zekânın yarattığına benzer büyük bir dönüşüm dalgası oluşturdu.

🔹 Yeni teknolojiler aile yapısı, tüketim alışkanlıkları ve sosyal yaşamı değiştirse de toplum zamanla bu dönüşüme uyum sağladı ve yeniliklerin sağladığı kolaylıklar geniş kabul gördü.

🔹 Teknolojik sıçramalar yalnızca eski işleri ortadan kaldırmadı; sinema, otomotiv ve elektrikleşme gibi sektörlerin büyümesiyle tamircilerden elektrikçilere, yol yapımından sinema işletmeciliğine kadar çok sayıda yeni meslek ortaya çıktı.

🔹 Yapay zekânın uzun vadede istihdamı azaltıp azaltmayacağı bilinmese de geçmiş teknolojik dönüşümler yeni ekonomik fırsatlar ve yeni iş alanları oluşturdu.

🔹 1920’lerde elektriğin yaygınlaşması ev aletleri, radyo ve yeni iletişim araçlarıyla günlük yaşamı dönüştürdü; yapay zekânın da sağlık, eğitim, ulaşım ve diğer alanlarda benzer geniş etkiler oluşturabileceği değerlendiriliyor.

🔹 Yeni teknolojiler ilk ortaya çıktığında güvenlik sorunları da yaşandı. Otomobil ve havacılık sektörlerinde yüksek kaza oranları zamanla düzenlemeler, standartlar ve teknik iyileştirmelerle önemli ölçüde azaltıldı.

🔹 Makale, yapay zekâ ve diğer yeni teknolojiler için de güvenlik standartları ve düzenleyici mekanizmaların zaman içinde gelişebileceğini, geçmiş deneyimlerin bu konuda iyimserlik için temel oluşturduğunu savunuyor.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

GLP-1 kullanan Amerikalılar perakendecileri artan ürün iadeleriyle zorluyor

Wall Street Journal
06.06.2026

🔹 ABD'de kilo verme amacıyla kullanılan GLP-1 ilaçlarının yaygınlaşması, giyim sektöründe ürün iadelerinin belirgin şekilde artmasına yol açıyor.

🔹 Tüketiciler aynı ürünün birden fazla bedenini sipariş edip uygun olmayanları iade ediyor veya kilo verdikçe büyük bedenleri daha küçük bedenlerle değiştiriyor.

🔹 Narvar verilerine göre daha küçük bedenle değişim yapılan giyim ürünü iadelerinin oranı son üç yıl üst üste artarak 2025'te yüzde 14,6 ile rekor seviyeye ulaştı.

🔹 Perakendeciler için kargo, depolama ve yeniden satış maliyetleri nedeniyle iadeler kârlılığı önemli ölçüde azaltıyor. Yüzde 5-10 puanlık ek iade artışı, 1 milyar dolarlık bir şirketin brüt marjını yaklaşık 20 milyon dolar düşürebiliyor.

🔹 Uzmanlara göre GLP-1 kullanan kişiler en yoğun kilo verme döneminde ayda yaklaşık bir kıyafet bedeni küçülebiliyor ve bu durum özellikle kot pantolon, iç giyim, spor giyim ve üst giyim alışverişlerini etkiliyor.

🔹 Levi Strauss, Costco ve Walmart gibi büyük perakendeciler tüketici bedenlerindeki bu değişimin satışlar ve stok yönetimi üzerindeki etkilerini analiz ediyor.

🔹 Perakendeciler artan iadeleri azaltmak için beden tablolarını daha ayrıntılı sunuyor, küçük beden stoklarını artırıyor ve bazı şirketler yeniden stoklama ücretlerini yükseltiyor.

🔹 Bazı satıcılar, kilo verme sürecindeki müşterilere etkinlik tarihine daha yakın alışveriş yapmalarını önererek veya beden ölçülerini önceden doğrulayarak iade oranlarını düşürmeye çalışıyor.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Amerikalılar otomobillerini her zamankinden daha uzun süre kullanıyor ve bu durum otomotiv sektörünü yeniden şekillendiriyor

Wall Street Journal
06.06.2026

🔹 ABD yollarındaki araçların ortalama yaşı yaklaşık 13 yıla ulaşarak tarihî zirveye çıktı.

🔹 Araçların ortalama yaşı son on yılda yaklaşık yüzde 10 arttı ve eğilim özellikle Covid-19 sonrası yükselen fiyatlar ile tedarik zinciri sorunlarının ardından hızlandı.

🔹 Yüksek araç fiyatları, faiz oranları ve ekonomik belirsizlikler birçok sürücünün yeni otomobil almak yerine mevcut aracını kullanmaya devam etmesine yol açıyor.

🔹 Ortalama yeni otomobil fiyatı yaklaşık 50 bin dolara yükseldi ve on yılın başına göre yaklaşık 10 bin dolar arttı.

🔹 Otomobil üreticileri ve bayiler, yeni araç satışlarından ziyade ikinci el araçlar, yedek parça ve bakım hizmetlerine daha fazla yatırım yapmaya başladı.

🔹 Ford, müşterilerini yetkili servislerde bakım yaptırmaya yönlendirmek için mobil servis hizmetleri ve bağlantılı araç verilerini kullanan yeni uygulamalar başlattı.

🔹 Sertifikalı ikinci el araç programları Hyundai, General Motors ve diğer üreticiler tarafından genişletiliyor ve daha uzun garanti kapsamı sunuluyor.

🔹 Bağımsız tamir servisleri ve bakım zincirleri, garanti kapsamındaki araç sahiplerini de çekmeye başlayarak yetkili servislerle rekabeti artırıyor.

🔹 Araç bakım ve servis hizmetleri, bayilerin toplam brüt kârının yaklaşık yarısını oluşturuyor ve otomotiv sektöründe giderek daha önemli gelir kaynağı haline geliyor.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Google, SpaceX ile aylık yaklaşık 1 milyar dolarlık bulut bilişim anlaşması yaptı

Wall Street Journal
06.06.2026
Anlaşma

🔹 Google, SpaceX'ten veri merkezi kapasitesi kiralamak için anlaşma imzaladı.

🔹 Google, Ekim 2026 ile Haziran 2029 arasında SpaceX'e aylık 920 milyon dolar ödeme yapacak.

🔹 Anlaşma kapsamında Google'a en az 110 bin Nvidia çipine eşdeğer hesaplama kapasitesi sağlanacak.

🔹 SpaceX, taahhüt edilen çip kapasitesini sağlayamazsa Google'ın ekim ayında anlaşmayı iptal etme hakkı bulunuyor.

SpaceX'in yapay zekâ faaliyetleri

🔹 Anlaşma, SpaceX'in halka arzı öncesinde yapay zekâ ve veri merkezi faaliyetlerini büyütme stratejisinin bir parçası olarak öne çıkıyor.

🔹 SpaceX'in 12 Haziran'da yaklaşık 1,77 trilyon dolar değerlemeyle halka arz edilmesi bekleniyor.

🔹 Şirket, gelecekte uzayda veri merkezleri kurmayı hedeflediğini yatırımcılara tanıtıyor.

🔹 SpaceX, başlangıçta kendi Grok yapay zekâ modeli için kurduğu Colossus veri merkezlerinde oluşan fazla kapasiteyi ticari olarak kiralıyor.

Google'ın planları

🔹 Google Cloud, Gemini Enterprise platformuna yönelik beklenenden yüksek müşteri talebini karşılamak amacıyla bu kapasiteyi kiraladığını açıkladı.

🔹 Google'ın 2027 yılında Project Suncatcher kapsamında kendi yörüngesel veri merkezlerini devreye almayı planladığı belirtiliyor.

🔹 Google, bu proje kapsamında Planet Labs ile iş birliği yürütüyor.

Sektördeki gelişmeler

🔹 SpaceX, mayıs ayında Anthropic ile de 220 bin Nvidia çipinin kiralanmasını içeren büyük bir hesaplama kapasitesi anlaşması yaptı.

🔹 Anthropic, Colossus veri merkezinden sağlanacak kapasite için 2029 yılına kadar aylık 1,25 milyar dolar ödemeyi kabul etti.

🔹 Anthropic, SpaceX'in yörüngesel veri merkezleri hizmete girerse bunları kullanma seçeneğini de değerlendirdiğini açıkladı.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Putin'in yakın çevresi yaptırımlara rağmen Batı yapımı özel jetlerle seyahat etmeyi sürdürüyor

Wall Street Journal
06.06.2026
Özel jet ağı

🔹 Vladimir Putin'e yakın isimler, Batı yaptırımlarına rağmen Batı yapımı lüks özel jetleri kullanmaya devam ediyor.

🔹 İncelemeler, çeşitli şirket ağlarının Batılı üreticilerden veya ikinci el piyasasından uçak satın alarak bunları yeni ülkelerde kaydettirdiğini ve yaptırım altındaki Rus isimlerin kullanımına sunduğunu gösteriyor.

🔹 Uçaklar Birleşik Arap Emirlikleri, Umman, Kazakistan ve Güney Afrika gibi Rusya yaptırımlarını uygulamayan ülkelerde tescil ediliyor.

Putin'e yakın isimler

🔹 Rostec CEO'su Sergey Çemezov, yaklaşık 75 milyon dolar değerindeki Bombardier Global 7500 tipi özel jeti Dubai, Türkiye ve Güneydoğu Asya seyahatlerinde kullandı.

🔹 Arkadi Rotenberg, 2022 sonundan itibaren iki Bombardier Global tipi özel jet kullanmaya başladı ve bu uçaklarla Birleşik Arap Emirlikleri ile Azerbaycan gibi ülkelere sık seyahat etti.

🔹 Silah sanayisiyle bağlantılı oligark Igor Kesayev, 2023 yılında Bombardier Global Express XRS tipi özel jet ithal etti.

Yaptırımların etkisi

🔹 Ukrayna savaşının başlamasının ardından Rus elitleri Avrupa'daki seyahatlerini azaltarak Birleşik Arap Emirlikleri, Türkiye ve Azerbaycan gibi ülkelere yöneldi.

🔹 Rus oligarkları savaş öncesinde Avrupa merkezli şirketler tarafından yönetilen özel jetleri kullanırken, yaptırımlar sonrasında aracı şirketler ve brokerler üzerinden yeni yöntemler geliştirdi.

🔹 Bazı Avrupa merkezli şirketlerin uçakları üçüncü taraflara satarak dolaylı biçimde Rusya'ya ulaştırdığı iddia ediliyor.

Değerlendirmeler

🔹 Alman yaptırım hukuku uzmanı Felix Helmstädter, bazı iş jeti transferlerinin hem Rusya'ya yönelik ihracat yaptırımlarını hem de yaptırım altındaki kişilere yönelik kısıtlamaları ihlal edebileceğini söyledi.

🔹 Bombardier, şirketin yaptırımlar ve ihracat kontrollerine uyum sağlamak için kapsamlı denetim programları uyguladığını açıkladı.

🔹 Eski ABD Hazine Bakanlığı Yabancı Varlıkları Kontrol Ofisi Direktörü John Smith, Trump yönetiminin yaptırım uygulamalarına öncelik vermemesi nedeniyle Rusya'nın Batı ürünlerine erişimini artırabildiğini söyledi.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

İran barış için nakit talep ediyor, bu durum Trump için siyasi risk oluşturuyor

Wall Street Journal
06.06.2026
Müzakereler

🔹 ABD ile İran arasında savaşı sona erdirmeye yönelik ön anlaşma görüşmeleri haftalardır sürüyor ancak taraflar İran'ın nakit talebi nedeniyle uzlaşma sağlayamıyor.

🔹 İran, ilk anlaşmanın imzalanmasıyla birlikte 12 milyar dolar, ardından başlayacak 60 günlük müzakere sürecinde toplam 24 milyar dolarlık dondurulmuş varlığa erişim talep ediyor.

🔹 ABD yönetimi, anlaşmanın başında İran'a nakit veya belirli miktarda varlık serbest bırakılmasına sıcak bakmıyor.

Trump yönetiminin yaklaşımı

🔹 Donald Trump, 2015 nükleer anlaşmasını ve Barack Obama döneminde İran'a yapılan nakit ödemeleri yıllarca eleştirmişti.

🔹 Marco Rubio, İran'ın nükleer programını sınırlandıracak adımlar atmadan ve zenginleştirilmiş uranyum stoklarını devretmeden yaptırım kaldırılması veya varlıkların serbest bırakılmasının gündemde olmadığını söyledi.

🔹 Marco Rubio, Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılmasının tek başına ekonomik taviz verilmesi için yeterli olmayacağını ifade etti.

İran'ın talepleri

🔹 İran, dondurulmuş varlıkların serbest bırakılmasını diplomasiye güven duyulması için gerekli ilk adım olarak görüyor.

🔹 İran'ın ABD yaptırımları nedeniyle erişemediği yaklaşık 100 milyar dolarlık varlığı bulunduğu tahmin ediliyor.

🔹 İran, yaptırımların kaldırılmasının yanı sıra petrol ihracatına yönelik kısıtlamaların gevşetilmesini de istiyor.

Olası seçenekler

🔹 Olası seçenekler arasında Katar, Umman ve Irak'ta bulunan İran fonlarının insani amaçlarla kullanılmasına izin verilmesi değerlendiriliyor.

🔹 ABD'nin Çin'e yapılan İran petrolü ihracatı için yaptırım muafiyeti sağlaması da gündeme gelen seçenekler arasında yer alıyor.

🔹 İran ile ABD arasındaki mali anlaşmazlık, taraflar arasındaki güven sorununun çözümünde en önemli başlıklardan biri olmayı sürdürüyor.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Trump'ın yumuşatılan yeni yeşil kart politikasının perde arkası

Washington Post
06.06.2026
İş dünyasının tepkisi

🔹 Trump yönetiminin çoğu yeşil kart başvuru sahibinin başvurularını kendi ülkelerinden yapmasını öngören yeni uygulamasının ardından iş dünyası Beyaz Saray'a itirazlarını iletti.

🔹 Teknoloji ve yapay zekâ sektöründeki şirketler ile çeşitli iş dünyası kuruluşları, politikanın iş gücüne zarar vereceği uyarısında bulundu.

🔹 ABD Ticaret Odası ve teknoloji şirketleri, yönetimden uygulamaya ilişkin daha fazla açıklık talep etti.

Politika değişikliği

🔹 ABD Vatandaşlık ve Göçmenlik Hizmetleri, özel görüşmelerde iş dünyası temsilcilerine çalışma vizelerinin büyük bölümünün yeni uygulamadan etkilenmeyeceği güvencesini verdi.

🔹 Kurum, kalıcı oturum izni başvurusunda bulunan göçmenlerin büyük kısmının ABD'den ayrılmak zorunda kalmayacağını da açıkladı.

🔹 Resmî uygulama rehberi ise hangi kişilerin yeni düzenlemeden etkileneceğine ilişkin ayrıntılı şekilde henüz yayımlanmadı.

Lobi faaliyetleri

🔹 İş dünyası temsilcileri aylardır Ticaret Bakanı Howard Lutnick, Kushner ailesi üyeleri ve Beyaz Saray yetkilileriyle göç politikalarının ekonomik etkilerini görüşüyor.

🔹 Göçmenlik avukatları, bazı yeşil kart başvuru sahiplerine yeni uygulamanın ek talimatlar gelene kadar durdurulduğunun bildirildiğini söyledi.

🔹 ABD Ticaret Odası, bazı başvuru sahiplerinin ülkelerine dönme zorunluluğuyla karşılaşmadığı yönünde bilgiler aldığını açıkladı.

Tartışmalar

🔹 Beyaz Saray, yeni politikanın mevcut yasaların tekrarından ibaret olduğunu ve nitelikli çalışanlar üzerinde büyük bir etki oluşturmasının beklenmediğini bildirdi.

🔹 İş dünyası temsilcileri, resmî uygulama rehberi yayımlanana kadar belirsizliğin devam ettiğini belirtiyor.

🔹 Bazı eleştirmenler, yönetimin hem göçmen topluluklarında belirsizlik oluşturduğunu hem de iş dünyasına esneklik mesajı verdiğini savunuyor.

← Ana sayfaya dön