← Ana sayfaya dön

İran saldırıları savaşın başlangıcından bu yana 20 ABD askerî tesisine zarar verdi

BBC
01.06.2026

🔹 BBC Verify'ın uydu görüntüleri ve videolar üzerinde yaptığı incelemeye göre İran, savaşın başlamasından bu yana Orta Doğu'daki 20 ABD askerî tesisine zarar verdi.

🔹 İran, şubat sonundan itibaren Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Katar, Kuveyt, Irak, Ürdün, Bahreyn ve Umman'daki ABD üslerini ve ortak askerî tesisleri hedef aldı.

🔹 Bazı analistler vurulan üs sayısının 28'e kadar çıkabileceğini değerlendiriyor.

Hasar Gören Sistemler

🔹 Birleşik Arap Emirlikleri'ndeki Al Ruwais ve Al Sader hava üsleri ile Ürdün'deki Muwaffaq Salti Hava Üssü'nde üç THAAD füze savunma bataryasının zarar gördüğü belirtildi.

🔹 ABD'nin dünya genelinde yalnızca sekiz THAAD bataryası işlettiği bildirildi.

🔹 Bir THAAD bataryasının üretim maliyeti yaklaşık 1 milyar dolar seviyesinde bulunuyor.

🔹 Her önleme füzesinin maliyeti yaklaşık 12,7 milyon dolar olarak verildi.

Hava Unsurlarındaki Kayıplar

🔹 Suudi Arabistan'daki Prens Sultan Hava Üssü'nde yakıt ikmal ve gözetleme uçaklarının ağır hasar aldığı tespit edildi.

🔹 Hasar gören platformlar arasında bir E-3 Sentry erken uyarı ve gözetleme uçağının bulunduğu belirtildi.

🔹 ABD basınına göre bir E-3 Sentry uçağının yerine yenisini koymanın maliyeti 700 milyon dolara ulaşabiliyor.

Kuveyt'teki Tesisler

🔹 İran saldırıları Kuveyt'teki Ali Al Salem Hava Üssü ve Camp Arifjan tesislerini de hedef aldı.

🔹 Uydu görüntülerinde yakıt depoları, uçak hangarları ve askerî yaşam alanlarında hasar görüldü.

🔹 Camp Arifjan'da uydu haberleşme sistemlerinde geniş çaplı zarar tespit edildi.

Pentagon'un Maliyeti

🔹 Pentagon mayıs ayında Operation Epic Fury'nin toplam maliyetini 29 milyar dolar olarak hesapladı.

🔹 Bu tutarın önemli bölümünün imha edilen veya zarar gören ekipmanların onarım ve yenilenmesine harcanacağı belirtildi.

🔹 Bazı Demokrat siyasetçiler bu rakamın gerçek maliyetin altında kaldığını savunuyor.

Uçak ve İHA Kayıpları

🔹 Rapora göre şubat ayından bu yana en az 42 hava aracı imha edildi veya hasar gördü.

🔹 Bunlar arasında F-15 ve F-35 savaş uçakları, 24 MQ-9 Reaper insansız hava aracı ve bir A-10 saldırı uçağı bulunuyor.

İran'ın Taktik Değişikliği

🔹 Uzmanlara göre İran savaşın ilk dönemindeki geniş çaplı füze saldırılarından daha hassas ve belirli hedeflere yönelik saldırılara geçti.

🔹 Stimson Center'dan Kelly Grieco, İran'ın başlangıçta hava savunmalarını sayı üstünlüğüyle aşmaya çalıştığını, daha sonra ise yüksek değerli hedeflere odaklandığını söyledi.

🔹 Analistler, ABD'nin savaşın ilk dönemlerinde İran'ın değişen taktiklerine karşı bazı üslerde yeterli önlem almadığını değerlendirdi.

Khamenei'nin Açıklaması

🔹 İran lideri Mojtaba Khamenei, Orta Doğu'nun artık ABD üsleri için güvenli bir bölge olmadığını söyledi.

🔹 Khamenei, ABD'nin bölgedeki askerî varlığının zamanla daha da zayıflayacağını savundu.

Ateşkes Riski

🔹 Uzmanlar, kırılgan ABD-İran ateşkesinin çökmesi halinde Körfez'deki ABD üslerinin yeniden yoğun saldırılarla karşı karşıya kalabileceğini belirtiyor.

🔹 Mevcut çatışmaların ABD ve müttefiklerinin hava savunma mühimmat stoklarını önemli ölçüde azalttığı ifade edildi.

🔹 Hava savunma önleme füzelerinin kısa sürede yeniden doldurulmasının mümkün olmadığı değerlendiriliyor.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

İran ve ABD, Körfez'de yeni hava saldırıları düzenlediklerini açıkladı

BBC
01.06.2026
Son Saldırılar

🔹 ABD ve İran hafta sonu boyunca karşılıklı hava saldırıları gerçekleştirdiklerini açıkladı.

🔹 Her iki taraf da Hürmüz Boğazı çevresindeki askerî hedefleri vurduğunu duyurdu.

🔹 Saldırılar, kalıcı bir anlaşmaya yönelik müzakerelerin sonuçsuz kaldığı bir dönemde gerçekleşti.

ABD'nin Operasyonu

🔹 ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), İran'ın Goruk bölgesi ve Kiş Adası yakınlarındaki radar sistemleri ile insansız hava aracı komuta merkezlerini vurduğunu açıkladı.

🔹 ABD, saldırıların uluslararası sularda görev yapan bir MQ-1 insansız hava aracının düşürülmesine yanıt olduğunu belirtti.

🔹 CENTCOM, İran'a ait hava savunma sistemlerini, bir yer kontrol istasyonunu ve bölgedeki gemiler için tehdit oluşturduğunu söylediği iki insansız hava aracını imha ettiğini duyurdu.

🔹 ABD ordusu saldırılarda hiçbir Amerikan askerinin yaralanmadığını açıkladı.

İran'ın Yanıtı

🔹 İran Devrim Muhafızları, ABD güçlerinin kullandığı bir hava üssünü hedef aldığını duyurdu.

🔹 Açıklamada hedef alınan üssün yeri belirtilmedi.

🔹 İran, ABD'nin Sirri Adası'ndaki haberleşme tesislerine yönelik saldırılarına karşılık verdiğini açıkladı.

🔹 İran ordusu, ABD'nin benzer saldırıları tekrarlaması halinde yanıtının tamamen farklı olacağı uyarısında bulundu.

Kuveyt'te Alarm

🔹 Kuveyt ordusu hava savunma sistemlerinin füze ve insansız hava aracı saldırılarına karşı faaliyet gösterdiğini açıkladı.

🔹 Açıklamada önlem alınan saldırıların tam olarak hangi bölgede gerçekleştiği belirtilmedi.

🔹 İran geçen hafta da ABD saldırılarına karşılık olarak Kuveyt'teki bir hava üssünü hedef almıştı.

Müzakereler

🔹 ABD ile İran arasında 8 Nisan'da yürürlüğe giren ateşkese rağmen zaman zaman karşılıklı saldırılar sürüyor.

🔹 Donald Trump, tarafların kalıcı bir anlaşmaya yakın olduğunu birçok kez dile getirdi.

🔹 Ancak şu ana kadar resmî bir anlaşmaya varılamadı.

🔹 Son teklifin 60 günlük şiddetin durdurulmasını, Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılmasını ve İran'ın nükleer programına ilişkin müzakerelerin yeniden başlamasını içerdiği bildirildi.

Hürmüz Boğazı

🔹 Dünya petrol ve sıvılaştırılmış doğal gaz sevkiyatının yaklaşık beşte biri normal şartlarda Hürmüz Boğazı'ndan geçiyor.

🔹 Boğazdaki fiilî ticaret engeli küresel enerji fiyatları üzerinde yukarı yönlü baskı oluşturuyor.

🔹 Trump pazar günü mevcut anlaşma taslağında değişiklik talep etti.

🔹 İran ise bu haberleri "spekülasyon" olarak nitelendirdi.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Avrupalı liderler İsrail'in Lübnan'a yönelik genişleyen harekâtını kınadı

Guardian
01.06.2026

🔹 Fransa, Almanya ve Birleşik Krallık liderleri İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki operasyonlarını genişletmesini kınadı.

🔹 Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, güney Lübnan'daki tırmanışın sona ermesi çağrısında bulundu ve bölgede yaşanan büyük askerî genişlemenin haklı gösterilemeyeceğini söyledi.

🔹 Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Noel Barrot, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin pazartesi günü acil toplanmasını talep etti.

🔹 Birleşik Krallık ve Almanya dışişleri bakanları da İsrail'in yeni harekâtına tepki göstererek nisan ayında yürürlüğe giren ateşkese uyulması çağrısında bulundu.

Askerî Gelişmeler

🔹 İsrail ordusu güney Lübnan'daki Orta Çağ'dan kalma Beaufort Kalesi'ni ele geçirdi.

🔹 Başbakan Binyamin Netanyahu, İsrail güçlerinin Lübnan içinde daha da ileri ilerlemesi talimatını verdiğini açıkladı.

🔹 Netanyahu, Beaufort Kalesi'nin ele geçirilmesini Hizbullah'a karşı yürütülen operasyonlarda "dramatik bir değişim" olarak nitelendirdi.

🔹 İsrail, operasyonların Hizbullah'a yönelik olduğunu ve örgütün kuzey İsrail'e binlerce füze ve insansız hava aracı saldırısı düzenlediğini belirtiyor.

Lübnan ve Diplomasi

🔹 Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam, İsrail'i şehir ve kasabalara karşı "tam yıkım politikası" uygulamakla suçladı.

🔹 İsrail'in operasyonları nedeniyle 1 milyondan fazla kişi evlerini terk etmek zorunda kaldı.

🔹 Çatışmalarda 3 bin 300'den fazla kişi hayatını kaybetti.

🔹 İsrail ile Lübnan arasında nisan ayında Washington'da başlayan görüşmelerin bu hafta devam etmesi bekleniyor.

🔹 Hizbullah görüşmelere katılmıyor ve müzakerelerden çıkacak sonuçları kabul etmeyeceğini açıkladı.

🔹 İran, Hürmüz Boğazı'ndaki sevkiyatların yeniden normale dönmesini ve ABD ile ateşkesin uzatılmasını içeren herhangi bir anlaşmanın Lübnan'daki çatışmaların sona ermesini de kapsaması gerektiğini savunuyor.

🔹 Bazı gözlemciler, İsrail'in olası bir anlaşma öncesinde Hizbullah'a mümkün olduğunca fazla zarar vermeyi amaçladığını değerlendiriyor.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Britanya savaşa sivil hazırlık yarışında Avrupa'nın gerisinde nasıl kaldı?

Telegraph
01.06.2026

🔹 Rusya'nın Ukrayna'yı işgalinin ardından Polonya, Finlandiya, İsveç, Norveç ve Baltık ülkeleri sivil savunma programlarını hızlandırırken Britanya'nın hazırlık seviyesinin geride kaldığı değerlendiriliyor.

🔹 Polonya'da geçen yıl başlatılan "wGotowości" programı kapsamında binlerce sivil hayatta kalma, ilk yardım, yön bulma ve savaş zamanı güvenlik eğitimi alıyor.

🔹 Program katılımcıları hava saldırıları, kimyasal tehditler, elektronik savaş ve iletişim güvenliği gibi konularda eğitim görüyor.

Sivil Savunma Hazırlıkları

🔹 Finlandiya ve İsveç hükümetleri halka savaş hazırlığı broşürleri dağıttı; bu belgelerde sığınaklar, gıda temini, sıkıyönetim ve siber saldırılarla ilgili bilgiler yer alıyor.

🔹 Norveç, sığınak yönetimi, tahliye ve kurtarma görevleri yürüten sivil savunma teşkilatının personel sayısını 8 binden 12 bine çıkarıyor.

🔹 Finlandiya'da yaklaşık 50 bin 500 sığınak bulunuyor ve bunlar nüfusun yaklaşık yüzde 85'ine barınma kapasitesi sağlıyor.

Britanya'nın Durumu

🔹 Britanya'nın savaş dönemine yönelik özel sivil hazırlık rehberi bulunmuyor; mevcut Prepare internet sitesi genel acil durum tavsiyeleri içeriyor.

🔹 75 bin gönüllüden oluşan Britanya Sivil Savunma Kolordusu 1968 yılında dağıtıldı ve sorumluluklar farklı kamu kurumlarına dağıtıldı.

🔹 Britanya istihbarat topluluğu, kamuoyunun Rusya kaynaklı tehditler konusunda yeterli farkındalığa sahip olmamasından endişe duyuyor.

🔹 Britanya'nın en olası tehdit senaryolarından biri enerji ve telekomünikasyon altyapısına yönelik saldırılar olarak görülüyor.

Askerî Personel ve Yedek Güçler

🔹 Estonya yedek askerlerini 48 saat içinde seferber edebiliyor.

🔹 Finlandiya'nın yaklaşık 900 bin kişilik yedek kuvveti bulunuyor ve bu sayının 1 milyona çıkarılması planlanıyor.

🔹 Almanya, gönüllü asker sayısında hedeflere ulaşılamaması halinde zorunlu askerliği yeniden gündeme getirebilecek bir sistem oluşturdu.

🔹 Britanya hükümeti, yeni bir "Yurt Savunma Programı" ile ülkenin olası çatışmalara hazırlık seviyesini artırmayı hedeflediğini açıkladı.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Britanya'nın denizaltı kablolarını Rusya'ya karşı korumak için insansız araçlar planlanıyor

Telegraph
01.06.2026
AUKUS ve Yeni Teknolojiler

🔹 Birleşik Krallık, ABD ve Avustralya arasındaki AUKUS savunma anlaşması kapsamında denizaltı insansız araçlarının geliştirilmesi planlanıyor.

🔹 Birleşik Krallık Savunma Bakanı John Healey, yeni teknolojilerin kritik deniz tabanı altyapısını korumaya yardımcı olacağını söyledi.

🔹 Projenin denizaltı insansız araçları için gelişmiş sensörler ve silah sistemleri geliştirmesi hedefleniyor.

Denizaltı Kablolarının Önemi

🔹 Denizaltı iletişim kabloları Birleşik Krallık'ın internet altyapısının ve ekonomik faaliyetlerinin temel unsurları arasında yer alıyor.

🔹 Bu kablolar günlük yaklaşık 1,4 trilyon sterlin değerindeki işlemi destekliyor.

🔹 Telefon görüşmeleri, mesajlaşma uygulamaları ve sosyal medya hizmetleri de bu altyapıya dayanıyor.

Rusya Kaygısı

🔹 Son yıllarda denizaltı kablolarının sabotaja açık olabileceği yönündeki endişeler arttı.

🔹 Birleşik Krallık Parlamentosu'nun bir komitesi geçen yıl ülkenin güvenlik krizlerinde kabloların tehdit altında kalabileceğine hazırlanması gerektiği uyarısında bulundu.

🔹 Milletvekilleri ve Lordlar Kamarası üyeleri, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in NATO'nun zayıf noktalarını test etmeye çalıştığını ve denizaltı kablolarının potansiyel hedef olabileceğini belirtti.

Rus Denizaltıları

🔹 John Healey nisan ayında Kraliyet Donanması ve RAF denizaltı savunma uçaklarının Kuzey Atlantik'te faaliyet gösteren Rus denizaltılarını takip ettiğini açıklamıştı.

🔹 Takip edilen unsurlar arasında bir Akula sınıfı nükleer denizaltı ile Rusya'nın derin deniz araştırma birimine bağlı iki denizaltı bulunuyordu.

🔹 Bu platformlar bir aydan uzun süre izlendi.

AUKUS'un Kapsamı

🔹 AUKUS'un temel amacı Avustralya'ya nükleer tahrikli denizaltılar kazandırmak ve Hint-Pasifik'te ABD ile Birleşik Krallık denizaltıları için altyapı oluşturmak.

🔹 Healey, anlaşma kapsamında geliştirilen teknolojilerin Atlantik Okyanusu ile Kuzey Avrupa ve Arktik bölgesinde de kullanılacağını söyledi.

Avustralya'nın Denizaltıları

🔹 AUKUS kapsamında Avustralya'nın ABD'den en az üç Virginia sınıfı nükleer denizaltı alması planlanıyor.

🔹 Taraflar daha önce planlanan iki kullanılmış ve bir yeni denizaltı modelinden vazgeçerek üç denizaltının da ABD Donanması envanterindeki mevcut gemilerden sağlanacağını açıkladı.

🔹 Avustralya Başbakan Yardımcısı ve Savunma Bakanı Richard Marles, değişikliğin programı sadeleştireceğini ve maliyetleri azaltacağını söyledi.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Epstein mağduru Buckingham Sarayı'nı örtbasla suçladı

Telegraph
01.06.2026
Jess Michaels'ın İddiaları

🔹 Jeffrey Epstein tarafından 1991 yılında cinsel saldırıya uğradığını söyleyen Jess Michaels, Buckingham Sarayı'nı Andrew Mountbatten-Windsor'u korumakla suçladı.

🔹 Michaels, sarayın altı yıl önce Andrew Mountbatten-Windsor'un hassas devlet bilgilerini iş bağlantılarına aktardığını gösteren e-postalara sahip olduğunu öne sürdü.

🔹 Sarayın bu bilgilere rağmen harekete geçmediğini savundu.

Epstein Bağlantısı

🔹 Andrew Mountbatten-Windsor'un Jeffrey Epstein ile ilişkileri yıllardır kamuoyu ve hukuk makamlarının incelemesine konu oluyor.

🔹 Virginia Giuffre, 17 yaşındayken Epstein tarafından Andrew Mountbatten-Windsor'a yönlendirildiğini iddia etmişti.

🔹 Michaels, Giuffre'nin uzun yıllar gerçeği söylediğini savundu.

Soruşturma

🔹 Andrew Mountbatten-Windsor şubat ayında kamu görevini kötüye kullanma şüphesiyle gözaltına alındı.

🔹 İddialar, ticaret elçisi olarak görev yaptığı dönemde hassas devlet bilgilerini Epstein'a aktarmasıyla ilgili suçlamalara dayanıyor.

🔹 Soruşturma kapsamında kamu görevindeki faaliyetleri inceleniyor.

Belgeler ve E-postalar

🔹 Epstein dosyalarında yer alan belgeler, Andrew Mountbatten-Windsor'un 2010 yılında Hong Kong, Singapur, Vietnam ve Çin ziyaretlerine ilişkin resmî raporları ilettiğini gösteriyor.

🔹 Mahkeme belgelerine göre Buckingham Sarayı'na 2020 yılında Andrew Mountbatten-Windsor'un kamu görevindeki faaliyetlerine ilişkin yaklaşık 30 bin e-posta gönderildi.

🔹 E-postaların bir bölümünün Andrew Mountbatten-Windsor ile ilgili olduğu belirtildi.

🔹 Andrew Mountbatten-Windsor'un ticaret elçiliği yaptığı dönemde yakın arkadaşı Jonathan Rowland'a çeşitli yazışmalar ilettiği öne sürüldü.

Siyasi Tepkiler

🔹 İşçi Partisi milletvekili Rachel Maskell, kraliyet hanesiyle ilgili kamu soruşturması açılması çağrısında bulundu.

🔹 Maskell, kraliyet ailesi etrafında oluşan sistemin gözden geçirilmesi gerektiğini söyledi.

🔹 Avam Kamarası ve Lordlar Kamarası üyelerinden oluşacak ortak bir komitenin kraliyet hanesini incelemesini istedi.

Buckingham Sarayı'nın Yanıtı

🔹 Buckingham Sarayı, devam eden polis soruşturması nedeniyle konu hakkında yorum yapamayacağını açıkladı.

🔹 Saray, Telegraph'ın ek yorum talebini de yanıtsız bıraktı.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

İsrail ordusu 26 yıl sonra Lübnan'daki stratejik Beaufort Kalesi'ni ele geçirdi

Associated Press
01.06.2026
Beaufort Kalesi'nin Ele Geçirilmesi

🔹 İsrail ordusu, güney Lübnan'daki Beaufort Kalesi ve çevresindeki stratejik dağlık bölgeyi ele geçirdiğini açıkladı.

🔹 Operasyon, İsrail'in Lübnan içinde son 26 yılın en derin ilerleyişi olarak nitelendirildi.

🔹 Beaufort Kalesi'nin ele geçirilmesi, Nabatiye yakınlarındaki yoğun çatışmalar ve hava saldırılarının ardından gerçekleşti.

Savaşın Seyri

🔹 Son çatışma dönemi, Hizbullah'ın 2 Mart'ta İsrail'e roket ve insansız hava aracı saldırıları başlatmasının ardından başladı.

🔹 İsrail daha sonra kara harekâtı başlatarak sınır yakınındaki çok sayıda Lübnan köyü ve kasabasını ele geçirdi.

🔹 Hizbullah ise İsrail askerlerine ve kuzey İsrail'e binlerce füze ve insansız hava aracı saldırısı düzenledi.

Ateşkes ve Diplomasi

🔹 Operasyon, 17 Nisan'dan beri yürürlükte olan ateşkese rağmen gerçekleştirildi.

🔹 İsrail ve Lübnan heyetlerinin salı günü Washington'da yeni bir müzakere turuna başlaması planlanıyor.

🔹 ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Aoun ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile görüşerek yeni bir gerilim azaltma planı sundu.

🔹 Plan kapsamında Hizbullah'ın saldırıları durdurması, İsrail'in ise Beyrut'taki askerî operasyonlarını tırmandırmaması öngörülüyor.

Lübnan ve Fransa'nın Tepkileri

🔹 Lübnan Meclis Başkanı Nebih Berri, Hizbullah'ın ateşkese tam ve derhal uyacağını garanti edebileceğini söyledi.

🔹 Berri, İsrail'in saldırılarını durdurmasını sağlayacak mekanizmanın ne olacağını sorguladı.

🔹 Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Noël Barrot, İsrail'in Lübnan'daki askerî operasyonlarını "kabul edilemez" olarak nitelendirdi.

🔹 Fransa, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin acil toplanmasını talep etti.

İsrail'in Hedefleri

🔹 Savunma Bakanı Israel Katz, Beaufort Kalesi'nde İsrail bayrağının yeniden göndere çekildiğini açıkladı.

🔹 Katz, İsrail'in Beaufort'u elinde tutacağını ve güney Lübnan'daki Hizbullah altyapısını yok etmeyi sürdüreceğini söyledi.

🔹 Netanyahu, Beaufort'un ele geçirilmesini Lübnan, Suriye ve Gazze'deki güvenlik bölgeleri stratejisinin önemli bir aşaması olarak tanımladı.

Beaufort Kalesi

🔹 Litani Nehri'ne hâkim konumdaki Beaufort Kalesi, 12. yüzyılda Haçlılar tarafından inşa edildi.

🔹 Kale tarih boyunca Selahaddin Eyyubi'nin orduları, Memlükler, Osmanlılar, Fransız mandası, FKÖ ve İsrail tarafından kullanıldı.

🔹 İsrail kaleyi 1982 yılında ele geçirmiş, 2000 yılındaki çekilme sırasında bölgeden ayrılmıştı.

🔹 UNESCO, 2024 savaşının ardından Beaufort dahil 34 kültürel miras alanına özel koruma statüsü vermişti.

Sahadaki Durum

🔹 İsrail ordusu Litani Nehri'nin kuzeyine geçerek operasyon alanını genişletti.

🔹 Birlikler Nabatiye'ye yaklaşık 5 kilometre mesafeye kadar ilerledi.

🔹 İsrail, Nabatiye ve Sur kenti çevresindeki sivillere tahliye çağrısı yaptı.

🔹 Son çatışma döneminde Lübnan'da yaklaşık 3.350 kişi öldü ve 1 milyondan fazla kişi yerinden edildi.

🔹 İsrail tarafında en az 25 asker, bir savunma yüklenicisi ve iki sivil hayatını kaybetti.

Hizbullah'ın Faaliyetleri

🔹 Hizbullah son günlerde İsrail birliklerine ve Merkava tanklarına yönelik saldırılar düzenlediğini açıkladı.

🔹 Örgüt ayrıca Hayfa, Nahariya ve kuzey İsrail'deki diğer bölgelere saldırılar gerçekleştirdiğini duyurdu.

🔹 Hizbullah'ın tespiti zor fiber optik kontrollü insansız hava araçları İsrail ordusu için önemli bir tehdit oluşturmaya devam ediyor.

🔹 İsrail ordusuna göre son 24 saatte kuzey İsrail'de füze ve drone saldırıları nedeniyle yaklaşık 200 alarm verildi.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Revolution'un pankreas kanseri ilacı yaşam süresini iki katına çıkardı ve yaşam kalitesini artırdı

Reuters
01.06.2026
Klinik Çalışma Sonuçları

🔹 Revolution Medicines'in deneysel pankreas kanseri ilacı daraxonrasib, standart kemoterapiye kıyasla yaşam süresini iki katına çıkardı.

🔹 500 hastanın yer aldığı çalışmada ilaç, ölüm riskini yüzde 60 azalttı.

🔹 Sonuçlar Amerikan Klinik Onkoloji Derneği (ASCO) toplantısında açıklandı.

Yaşam Süresi ve Tümör Kontrolü

🔹 Daraxonrasib kullanan hastalarda tanıdan ölüme kadar geçen süre ortalama 13,2 ay oldu.

🔹 Kemoterapi alan hastalarda bu süre 6,7 ay olarak ölçüldü.

🔹 İlaç, hastaların yaklaşık üçte birinde tümör büyümesini durdurdu veya geriletti.

🔹 Kemoterapi grubunda bu oran yaklaşık yüzde 10 seviyesinde kaldı.

Uzmanların Değerlendirmesi

🔹 Arizona Üniversitesi Kanser Merkezi'nden Rachna Shroff, kemoterapi sonrası ilerleyen pankreas kanserinde yaşam süresinin iki katına çıkmasının daha önce görülmediğini söyledi.

🔹 Dana-Farber Kanser Enstitüsü'nden Brian Wolpin, sonuçların pankreas kanseri tedavisine bakışı değiştireceğini belirtti.

Hastaların Durumu

🔹 Araştırmacılar bazı hastaların daha önce bırakmak zorunda kaldıkları günlük faaliyetlere yeniden dönebildiğini bildirdi.

🔹 Golf oynamayı bırakmak zorunda kalan bir hasta, tedaviden bir ay sonra yeniden golf oynamaya başladı.

🔹 Teksaslı 74 yaşındaki Steve Wallace'ın son görüntülemelerinde tümörünün yüzde 46 küçüldüğü görüldü.

İlacın Özellikleri

🔹 Daraxonrasib, kanser büyümesini tetikleyen RAS genindeki mutasyonları hedefleyen yeni nesil RAS(ON) inhibitörleri sınıfının ilk ilaçlarından biri.

🔹 RAS mutasyonları pankreas kanseri vakalarının yaklaşık yüzde 90'ında bulunuyor.

🔹 Bu nedenle ilacın pankreas kanseri hastalarının büyük bölümü için potansiyel öneme sahip olduğu belirtiliyor.

Yan Etkiler

🔹 En sık görülen yan etkiler ağız iltihabı, bulantı, ishal ve döküntü oldu.

🔹 Hastaların yüzde 86,3'ünde döküntü görüldü.

🔹 Şiddetli veya hayatı tehdit eden yan etkiler daraxonrasib grubunda yüzde 43,6, kemoterapi grubunda yüzde 57,5 oranında gerçekleşti.

🔹 Yan etkiler nedeniyle tedaviyi bırakanların oranı daraxonrasib grubunda yüzde 1,2, kemoterapi grubunda ise yüzde 11,2 oldu.

Düzenleyici Süreç

🔹 ABD Gıda ve İlaç Dairesi (FDA), 1 Mayıs'ta ilaç için genişletilmiş erişim izni verdi.

🔹 FDA'nın ilacı hızlandırılmış inceleme sürecine aldığı belirtildi.

Pankreas Kanseri

🔹 Amerikan Kanser Derneği'ne göre bu yıl ABD'de yaklaşık 68 bin kişiye pankreas kanseri teşhisi konulacak.

🔹 Yaklaşık 53 bin kişinin hastalık nedeniyle hayatını kaybetmesi bekleniyor.

🔹 Hastalık uzak organlara yayıldığında hastaların yalnızca yaklaşık yüzde 3'ü beş yıl yaşayabiliyor.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Çin, Meta-Manus anlaşmasını engelledikten sonra yurt dışı yatırımlara yönelik kuralları sıkılaştırdı

Reuters
01.06.2026
Yeni Düzenlemeler

🔹 Çin, Çinli yatırımcıları, teknolojileri, verileri ve ulusal güvenliği ilgilendiren yurt dışı işlemler üzerindeki denetimini artıran kapsamlı yeni kurallar yayımladı.

🔹 Düzenlemeler 1 Temmuz'da yürürlüğe girecek.

🔹 Kurallar, kısıtlı ürünlerin, teknolojilerin, hizmetlerin ve ilgili verilerin yurt dışına aktarılması için resmî izin alınmasını zorunlu hale getiriyor.

Meta-Manus Anlaşması

🔹 Düzenlemeler, Pekin'in geçen ay Meta'nın Çinli yapay zekâ girişimi Manus'u satın almasını iptal ettirmesinden sonra geldi.

🔹 Çin makamları Meta-Manus anlaşmasının yurt dışı yatırım kurallarını ihlal ettiğini açıklamıştı.

🔹 Pekin, yapay zekâyı ulusal güvenlik açısından kritik ve hassas bir sektör olarak görüyor.

Tamamlanmış İşlemlere Müdahale Yetkisi

🔹 Yeni kurallar Çin'e ilk kez tamamlanmış yurt dışı işlemleri geri çevirme veya iptal ettirme konusunda açık yasal dayanak sağlıyor.

🔹 Devlet Konseyi, ulusal güvenliği etkileyebilecek işlemleri inceleyebilecek.

🔹 Yetkililer yatırımcıları hisselerini satmaya, yatırımlarını sonlandırmaya veya belirli işlemleri durdurmaya zorlayabilecek.

🔹 Kurallara uymayanlara para cezası uygulanabilecek.

Teknoloji ve İnsan Kaynağı Kısıtlamaları

🔹 Hassas sektörlerde sınır ötesi personel transferleri izne bağlandı.

🔹 Çin, teknoloji, fikri mülkiyet ve uzman personelin yurt dışına taşınmasını daha sıkı denetleyecek.

🔹 Düzenlemeler özellikle Manus'un çalışanlarını ve faaliyetlerini Meta anlaşmasından önce Singapur'a taşımasına benzer uygulamaları hedef alıyor.

🔹 Bu yöntem sektörde "Singapore-washing" olarak adlandırılıyor.

Çinli Şirketlere Etkisi

🔹 Yeni kurallar, yatırım çekmek veya yurt dışı sermaye piyasalarına erişmek amacıyla faaliyetlerini başka ülkelere taşımak isteyen Çinli şirketleri etkileyebilir.

🔹 Özellikle teknoloji ve yapay zekâ sektörlerinde faaliyet gösteren şirketlerin hareket alanının daralabileceği belirtiliyor.

Yabancı Şirketlere Karşı Önlemler

🔹 Çin, yabancı ülkelerin Çin yatırımlarına kısıtlama getirmesi durumunda karşılık verme yetkisini de genişletti.

🔹 Bir ülke Çinli şirketlere yaptırım uygularsa Pekin o ülkenin şirketlerinin Çin bağlantılı satın almalarını engelleyebilecek.

🔹 Kurallar hangi işlemlerin ulusal güvenlik gerekçesiyle yasaklanacağı konusunda ayrıntı vermiyor.

Daha Geniş Strateji

🔹 Düzenlemeler, nisan ayında yayımlanan tedarik zinciri güvenliği kararlarının ardından geldi.

🔹 Bu kararlar Çin'e, yabancı yaptırımların uygulanmasına katkı sağlayan yabancı şirket çalışanlarına yönelik çıkış yasağı uygulama yetkisi vermişti.

🔹 Analistler, Pekin'in Batı yaptırımlarına karşı yeni hukuki araçlar geliştirdiğini belirtiyor.

🔹 Çin'in kritik teknolojiler, tedarik zincirleri ve stratejik sektörlerde daha fazla kontrol sağlamayı hedeflediği değerlendiriliyor.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Çin, Japonya ve Filipinler'in deniz sınırı görüşmelerine karşılık Tayvan'ın doğusuna devriye gönderdi

Reuters
01.06.2026
Deniz Yetki Alanı Anlaşmazlığı

🔹 Çin Sahil Güvenliği, Tayvan'ın doğusundaki sularda "hukuk uygulama" devriyesi gerçekleştirdiğini açıkladı.

🔹 Devriyenin, Japonya ve Filipinler'in deniz sınırı belirleme görüşmelerini başlatma planına yanıt olarak düzenlendiği belirtildi.

🔹 Pekin, söz konusu görüşmelerin Çin'in hak iddia ettiği alanları kapsadığını savunuyor.

Çin'in Tepkisi

🔹 Çin Dışişleri Bakanlığı geçen hafta Japonya ve Filipinler'in planladığı görüşmelerin "tamamen yasa dışı ve hükümsüz" olduğunu açıklamıştı.

🔹 Çin Sahil Güvenliği, Japonya ve Filipinler'e Çin'in egemenlik haklarını ihlal eden faaliyetleri derhal durdurma çağrısında bulundu.

🔹 Pekin, Tayvan'ı kendi toprağı olarak görmeye devam ediyor.

Tayvan'ın Yanıtı

🔹 Tayvan yönetimi Çin'in adımını kınadı.

🔹 Tayvan Sahil Güvenliği, Pasifik Okyanusu'ndaki Orkid Adası'nın güneydoğusunda yalnızca iki Çin gemisi tespit ettiğini açıkladı.

🔹 Çin gemilerinin yasaklı veya kısıtlı sulara girmediği bildirildi.

🔹 Tayvan, kendi sahil güvenlik gemisini bölgeye göndererek faaliyetleri takip etti.

🔹 Tayvan Dışişleri Bakanlığı, Çin'in Tayvan'ın deniz yetki alanları üzerinde söz sahibi olmadığını söyledi.

Japonya ve Filipinler

🔹 Japonya ile Filipinler geçen hafta münhasır ekonomik bölgeleri ve kıta sahanlıkları arasındaki deniz sınırını belirlemek için resmî görüşmelere başlayacaklarını açıkladı.

🔹 İki ülke görüşmelerin uluslararası hukuk çerçevesinde yürütüleceğini duyurdu.

Güney Çin Denizi Gerilimi

🔹 Çin, haritalarında yer alan "dokuz çizgili hat" ile Güney Çin Denizi'nin büyük bölümünde hak iddia ediyor.

🔹 Bu iddia Filipinler, Brunei, Malezya, Vietnam ve Endonezya'nın münhasır ekonomik bölgeleriyle çakışıyor.

🔹 Tayvan hükümeti de Pekin'in Tayvan üzerindeki egemenlik iddiasını reddediyor.

Askerî Hareketlilik

🔹 Tayvan, Çin savaş gemileri ve savaş uçaklarının ada çevresinde neredeyse her gün faaliyet gösterdiğini bildiriyor.

🔹 Bu faaliyetlere zaman zaman Çin Sahil Güvenliği gemileri de katılıyor.

🔹 Geçen ay bir Çin sahil güvenlik gemisi Tayvan'ın kontrolündeki Pratas Adaları'na yaklaşmış, Tayvan Sahil Güvenliği ile yaşanan karşılıklı takibin ardından bölgeden ayrılmıştı.

🔹 Tayvan Savunma Bakanı Wellington Koo, gerekli durumlarda donanmanın sahil güvenliğe destek vereceğini açıkladı.

← Ana sayfaya dön