The Odyssey’nin son derece saçma bir uyarlaması
Economist
🔹 Sir Christopher Nolan’ın yönettiği “The Odyssey” uyarlaması 17 Temmuz’da vizyona girecek.
🔹 Film, Helen’i canlandıran oyuncunun seçimi, Odysseus’un miğferindeki kırmızı sorguç, askerlerin zırhları ve Odysseus’un oğlunun “Baba” demesi gibi ayrıntılar nedeniyle vizyon öncesinde tartışmalara yol açtı.
🔹 Uyarlama, Odysseus’u kusurları olan antik bir kahraman yerine modern ve basit bir iyi karaktere dönüştürüyor; kötü davranışları uyuşturucu kullanımı veya travma sonrası stres bozukluğunun erken bir biçimiyle açıklıyor.
🔹 Filmdeki asker zırhları antik savaşçılardan çok Warhammer oyuncaklarını, saraylar ise savaş ağalarının mekânlarından çok butik otelleri andırıyor. Calypso ile sahneler de Odysseus’un sürgününden ziyade Karayipler’de kısa bir tatil görüntüsü veriyor.
🔹 “The Odyssey”nin Truva Savaşı’ndan evine dönmeye çalışan Odysseus’un on yıllık yolculuğunu anlatan yapısı; deniz canavarları, baba-oğul ilişkisi ve evlilik temalarını da içeriyor.
🔹 Eser, Odysseus’un hikâyenin dördüncü kitabına kadar görünmemesi ve bazı ünlü bölümlerin kısa geri dönüşlerle anlatılması nedeniyle doğrusal olmayan ve karmaşık bir yapıya sahip.
🔹 “The Odyssey” üç bin yıl içinde şiir, oyun, televizyon dizisi, roman ve film biçimlerine dönüştü; ayrıca bir Ay iniş aracına, bir asteroide ve bir vücut losyonuna adını verdi.
🔹 Eserin 1954 yapımı Kirk Douglas’lı uyarlaması “tuhaf” ve “içi boş”, 2024’te Ralph Fiennes’ın rol aldığı film ise “sıkıcı” ve “zor ilerleyen” bulunarak eleştirildi.
🔹 Nolan’ın bir önceki filmi “Oppenheimer”, gişede yaklaşık 1 milyar dolar hasılat elde etti; ancak “The Odyssey”nin sinemaya aktarılması kolay bir eser olmadığı ortaya çıktı.
🔹 Homer’in eserindeki Helen “beyaz kollu” olarak tanımlanıyor, antik Yunan zırhları bronzdan oluşuyor ve Odysseus’un oğlu “Baba” demiyor. Cambridge Üniversitesi Yunan Dili ve Edebiyatı profesörü Tim Whitmarsh, “Antik Yunanlılar Yunanca konuşuyordu” dedi.
🔹 “The Odyssey” uyarlaması etrafındaki ırk, Amerikan etkisi, toplumsal cinsiyet ve zırh tartışmaları; farklı kuşakların eseri kendi dönemlerinin meseleleriyle yeniden şekillendirdiğini gösteriyor.