← Ana sayfaya dön

Berlin Onur Festivali'nde araç kalabalığın üzerine daldı, bir kişi öldü

Reuters
26.07.2026
Polis, Cumartesi akşamı Berlin'in yıllık Christopher Street Day Onur Yürüyüşü yakınında kalabalığa çarpan, çok sayıda kişinin yaralanmasına ve yürüyüşün iptal edilmesine yol açan aracın yanında yürüyor.
Polis, Cumartesi akşamı Berlin'in yıllık Christopher Street Day Onur Yürüyüşü yakınında kalabalığa çarpan, çok sayıda kişinin yaralanmasına ve yürüyüşün iptal edilmesine yol açan aracın yanında yürüyor.

🔹 Berlin'de Christopher Street Day Onur kutlamaları yakınında bir aracın kalabalığın üzerine dalması sonucu bir kişi öldü, 17 kişi yaralandı.

🔹 Olay, Brandenburg Kapısı yakınındaki Tiergarten parkında saat 22.00 sıralarında meydana geldi. Araç bir ağaca çarparak durdu ve olay yerinde terk edilmiş halde bulundu.

🔹 Yaralılardan sekizinin durumu ağır, üçünün hayati tehlikesi bulunuyor.

🔹 Polis, Berlin'deki İslamcı çevreyle bağlantılı olduğu bilinen kimliği açıklanmayan bir şüpheliyi tespit etti. Şüpheli henüz yakalanmadı ve gözaltına alınması için çalışmalar sürüyor.

🔹 Polis, aracı beyaz renkli bir otomobil, minibüs veya midibüs olarak tanımladı. Bir tanık, aracın bir van olduğunu ve içinden çıkan bir kişinin yaya olarak kaçtığını söyledi.

🔹 Yüz binlerce kişinin katıldığı Christopher Street Day kutlamaları olayın ardından sona erdi ve Onur yürüyüşü iptal edildi.

🔹 Christopher Street Day, 1969'da New York'ta gerçekleşen Stonewall ayaklanmasını anıyor; eşitlik, kapsayıcılık ve ayrımcılığa karşı korunma taleplerini içeren yürüyüş ve etkinliklerden oluşuyor.

🔹 Almanya'da son yıllarda araçların kalabalıkların üzerine sürüldüğü ve ölümlere yol açan bir dizi olay yaşandı.

🔹 Mayıs ayında Leipzig'de bir araç yaya bölgesine sürüldü; iki kişi öldü, üç kişi ağır yaralandı. Geçen yıl Mannheim'da iki kişi öldü; Münih'teki bir sendika gösterisine yönelik benzer saldırıda ise ikisi çocuk olmak üzere 40'tan fazla kişi yaralandı.

🔹 Aralık 2024'te Magdeburg'daki Noel pazarına yönelik araçlı saldırıda çok sayıda kişi öldü.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Narendra Modi Hindistan’ın Z kuşağı karşısında geri adım atıyor

Economist
26.07.2026

🔹 Hindistan Eğitim Bakanı Dharmendra Pradhan, 25 Temmuz’da öğrenci protestocuların temel talebi doğrultusunda istifa etti. Pradhan, sosyal medyada yaptığı açıklamada çocukların eğitimlerine ve kariyerlerine odaklanabilmesi için görevden ayrıldığını söyledi.

🔹 Cockroach Janta Party (CJP), mayıs ayında 2,2 milyon tıp fakültesi adayını etkileyen sınav sorusu sızıntısının ardından Pradhan’ın istifasını talep etti.

🔹 Protestolar, 18 Temmuz’da açlık grevindeki aktivist Sonam Wangchuk’un sivil polisler tarafından götürülerek hastaneye kaldırılmasının ardından büyüdü. İki gün sonra on binlerce kişi, Delhi’de altı yılı aşkın sürenin en büyük protestosunu düzenledi.

🔹 Polis, protestoculara göz yaşartıcı gaz ve coplarla müdahale etti. Ana muhalefetteki Kongre Partisi’nin lideri Rahul Gandhi, 21 Temmuz’da Başbakan Narendra Modi’nin istifasını talep etti ve polis tarafından bir araca sürüklenerek götürüldü.

🔹 Yetkililer, protesto alanının çevresindeki 17 metro istasyonunu kapattı ve güvenlik güçleri saçma atan silahlar kullandı.

🔹 Narendra Modi hükümeti, ülkenin baş eğitim bürokratını başka bir göreve atadı ve sınav sızıntılarını cezalandırmak için hızlı yargılama mahkemeleri kurdu. Modi, 23 Temmuz’da yayımladığı gece videosunda öğrencilerin yaşadığı sıkıntıyı kabul etti.

🔹 Genç protestocular, Modi’nin video çekimindeki ışık, kamera açısı ve metin tercihleriyle alay eden çevrim içi parodiler yayımladı. Protestolar ülkenin diğer kentlerine de yayıldı.

🔹 CJP, işsiz gençleri hamamböceklerine benzeten Hindistan başyargıcının sözlerinin ardından büyüdü. Hareket, on milyonlarca Instagram takipçisine Hintçe rap eşliğinde yumruk sallayan hamamböceklerinin yapay zekâyla oluşturulmuş görüntülerini sundu.

🔹 Hindistan nüfusunun yaklaşık yüzde 65’i 35 yaşın altında. Gençlerin yaklaşık yüzde 25’i üniversitede, işte veya mesleki eğitimde bulunmuyor.

🔹 Hindistan, kamu eğitimine gayrisafi yurt içi hasılasının yüzde 6’sını ayırmayı hedefliyor; mevcut oran yaklaşık yüzde 4 seviyesinde.

🔹 Mayıs ayındaki sızıntı, son on yılda yaşanan 100’den fazla sınav sorusu sızıntısından biri oldu. Sınav sızıntılarıyla bağlantılı davalarda şimdiye kadar yalnızca iki kişi hüküm giydi.

🔹 CJP liderliği, hükümetin sızıntı nedeniyle intihar eden öğrencilerin ailelerine ödeme yapılması ve tüm protestocuların kovuşturmadan korunması gibi talepleri kabul ettiğini söyledi. Protesto hareketi, bu anlaşmanın ardından eylemcilerin evlerine döneceğini duyurdu.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Şüpheli kaçıyor – polis arama başlattı

Frankfurter Allgemeine Zeitung
26.07.2026
Polisin Christopher Street Day çevresindeki saldırıyla bağlantılı kamuya açık arama kapsamında yayımladığı tarihsiz fotoğrafta Abdul B. görülüyor. Polizei Berlin/dpa
Polisin Christopher Street Day çevresindeki saldırıyla bağlantılı kamuya açık arama kapsamında yayımladığı tarihsiz fotoğrafta Abdul B. görülüyor. Polizei Berlin/dpa

🔹 Berlin Polisi, Christopher Street Day çevresindeki saldırının şüphelisi 21 yaşındaki Abdul B. için fotoğraflı kamuya açık arama başlattı.

🔹 Berlin Başsavcılığı ve Berlin Eyalet Kriminal Dairesi, saldırı şüphesiyle soruşturma yürütüyor.

🔹 Polis, Abdul B.’nin silahlı ve tehlikeli olabileceği uyarısında bulundu; şüpheliyle karşılaşanların derhal 110’u araması ve kendisine yaklaşmaması istendi.

🔹 Saldırıda beyaz bir araç, Ahornsteig üzerinden ilerleyerek çok sayıda kişiye çarptıktan sonra bir ağaca çarptı. Sürücü olay yerinden kaçtı.

🔹 Bir kadın olay yerinde hayatını kaybetti; 16 kişi yaralandı. Yaralılardan üçü hayati tehlike altında, sekizi ağır, beşi hafif yaralı olarak hastaneye kaldırıldı.

🔹 Polis, saldırıda bazı kişilerin kesici aletlerle de yaralandığını açıkladı.

🔹 Abdul B.’nin Berlin’deki İslamcı çevrelerle bağlantılı olduğu ve polisin daha önce kendisini tanıdığı açıklandı. Şüphelinin Mayıs 2026’da çocuk tutukevinden serbest bırakıldığı bilgisi paylaşıldı.

🔹 Şüphelinin aracı kullanıp kullanmadığı henüz netleşmedi; boş ve ağır hasarlı araç olay yerinde bulundu.

🔹 Polis, Schöneberg’de bir daireyi özel timlerin katılımıyla aradı ancak binada kimse bulunmadığı için gözaltı yapılmadı.

🔹 Berlin Polisi, olayla ilgili fotoğraf ve videoları paylaşmaları için tanıklara bir ihbar portalı açtı.

🔹 Almanya Federal Başsavcılığı, Berlin’deki soruşturma makamlarıyla temas halinde ancak soruşturmayı henüz devralmadı.

🔹 Cumhurbaşkanı Frank-Walter Steinmeier saldırıyı açık topluma ve birlikte yaşama biçimine yönelik bir saldırı olarak nitelendirdi. Başbakan Friedrich Merz olayı “iğrenç bir eylem” diye kınadı.

🔹 Berlin İçişleri Senatörü Iris Spranger tatilini yarıda keserek Berlin’e dönüyor; güvenlik makamlarıyla akşam saatlerinde basın toplantısı yapılması planlanıyor.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Alman polisi, Berlin Onur Yürüyüşü’ndeki bir kişinin öldüğü ve 16 kişinin yaralandığı minibüsle çarpma saldırısının şüphelisini arıyor

Washington Post
26.07.2026
26 Temmuz 2026 Pazar günü erken saatlerde Berlin’de, Christopher Street Day etkinliklerinin iptal edilmesinin ardından iki kişi birbirine sarılırken çevrelerinde termal battaniyelere sarılmış kişiler ve acil durum ekipleri görülüyor. (AP Fotoğrafı/Markus Schreiber)
26 Temmuz 2026 Pazar günü erken saatlerde Berlin’de, Christopher Street Day etkinliklerinin iptal edilmesinin ardından iki kişi birbirine sarılırken çevrelerinde termal battaniyelere sarılmış kişiler ve acil durum ekipleri görülüyor. (AP Fotoğrafı/Markus Schreiber)

🔹 Alman makamları, Berlin’deki Onur Yürüyüşü yakınında bir kişinin öldüğü ve en az 16 kişinin yaralandığı minibüsle çarpma saldırısının firari şüphelisi için arama duyurusu yayımladı.

🔹 Polis, 21 yaşındaki şüpheliyi Abdul B. olarak tanımladı. Şüphelinin hareket halindeki araçla çok sayıda kişiyi yaraladığı, ardından bir veya daha fazla kişinin araçtan ayrıldığı ve bazı kişilerin bıçaklandığı belirtildi.

🔹 Yetkililer, şüphelinin silahlı ve tehlikeli olabileceği uyarısıyla halktan onunla doğrudan temas kurmamasını istedi.

🔹 Berlin polisi, şüphelinin kentteki İslami çevrelerle bağlantılı olduğunu açıkladı. Polis sözcüsü Florian Nath, şüphelinin polis tarafından tanındığını ve arama çalışmalarının sürdüğünü söyledi; soruşturmacıların saldırının özel nedenleri hakkında bilgi sahibi olmadığını ekledi.

🔹 Polis, Berlin’in Schöneberg bölgesindeki bir dairede arama yaptı ancak şüpheliyi bulamadı.

🔹 Beyaz bir minibüs, cumartesi günü saat 22.00 civarında Tiergarten Parkı’na girerek birkaç kişiye çarptı ve bir ağaca çarparak durdu. O sırada Brandenburg Kapısı yakınında, yaklaşık 80 aracın katıldığı geçidin ardından Christopher Street Day etkinliğinin kapanış partisi sürüyordu.

🔹 Polis bir kadının öldüğünü açıkladı. Berlin itfaiyesi üç kişinin hayati tehlike taşıyan, sekiz kişinin ağır ve beş kişinin hafif yaralandığını bildirdi.

🔹 Brandenburg Kapısı yakınındaki etkinlik saat 22.15 civarında iptal edildi, sahnedeki müzik performansı yarıda kesildi ve katılımcılardan evlerine dönmeleri ile park güzergâhını kullanmamaları istendi.

🔹 Almanya Başbakanı Friedrich Merz, saldırıyı “toplumumuza yönelik bir saldırı” olarak niteledi ve Almanya’nın özgürlüğünü koruyup savunacağını söyledi.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Mamdani’nin New York’unda İntifadanın küreselleştirilmesi

Wall Street Journal
26.07.2026
New York Belediye Başkanı Zohran Mamdani — Michael Nagle/Bloomberg News
New York Belediye Başkanı Zohran Mamdani — Michael Nagle/Bloomberg News

🔹 New York Belediye Başkanı Zohran Mamdani, İsrail’i ve destekçilerini “soykırım” işlemekle suçlayan açıklamalar yaptı.

🔹 New York’ta bir sinagogdan çıkan kipa takan Yahudi Moshe Grunhaus ile Asyalı Chok Sung bıçaklı saldırıya uğradı.

🔹 Polis, saldırılarla bağlantılı olarak Raul Morales’i gözaltına aldı. Mağdur ve tanık ifadelerine göre Morales, saldırı sırasında “Allahu ekber” diye bağırdı; New York Polis Departmanı olayı nefret suçu kapsamında değerlendiriyor.

🔹 Grunhaus’un bir arkadaşı, Grunhaus’un suç, antisemitizm ve Mamdani’ye ilişkin endişeler nedeniyle Florida’ya taşınma sürecinde olduğunu söyledi. Grunhaus, Tişa BeAv orucunda sinagoga gitmek için New York’a dönmüştü.

🔹 Mamdani, İsrail’i soykırım ve çocukları kasten öldürmekle suçladığı bir video yayımladı. Ertesi gün New York’taki Yahudilere “huzurlu” bir oruç diledi ve Yahudi halkının tarihine ve direncine atıfta bulundu.

🔹 Mamdani, İsrail’i “yerleşimci-sömürgeci” bir proje olarak nitelendirdi. Daha önce “Siyonist” kelimesini hakaret amacıyla kullandı ve New York Polis Departmanı ile İsrail Savunma Kuvvetleri arasında bağlantı kuran açıklamalar yaptı.

🔹 Mamdani, 7 Ekim 2023’te Hamas’ın Yahudilere yönelik saldırısının ardından Hamas’ı değil İsrail’i eleştirdi ve her iki taraftaki kurbanlar için yas tuttu. Eşi, Hamas saldırısını öven Instagram paylaşımlarını beğendi.

🔹 New York’taki Demokratik Sosyalistler, 8 Ekim 2023’te Hamas yanlısı grupların Filistin halkıyla dayanışma ve “direnme hakkı” temalı mitingini destekledi.

🔹 ABD’deki Yahudi okulları, sinagoglar ve diğer kurumlar güvenlik harcamalarını artırdı ve ek güvenlik önlemleri uygulamaya başladı.

🔹 Haham Yosie Levine, saldırının ardından sinagog ve Yahudi okulunun çevresinde polisin artık belediye başkanını değil Yahudi cemaati üyelerini koruması gerektiğini söyledi.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Tayvan’ın yeniden birleşmesini savunan film Çin ana karasında neden tepki çekiyor?

South China Morning Post
26.07.2026
“The Belief”, Tayvan’ı Qing Hanedanı yönetimine sokan Penghu Muharebesi’ni anlatıyor. Fotoğraf: Baidu
“The Belief”, Tayvan’ı Qing Hanedanı yönetimine sokan Penghu Muharebesi’ni anlatıyor. Fotoğraf: Baidu

🔹 Filmin konusu ve resmî desteği

🔹 “The Belief”, 1683’te Qing İmparatoru Kangxi’nin Fujian donanması amirali Shi Lang’ı Tayvan’daki Tungning Krallığı’na karşı yürütülen sefere göndermesini ve Penghu Muharebesi’ndeki Qing zaferini anlatıyor.

🔹 Penghu Muharebesi, Tayvan’ın Qing Hanedanı yönetimine girmesiyle sonuçlandı. Filmin tanıtım afişlerinde “Tayvan’ın yeniden birleşmesi durdurulamaz” sloganı kullanıldı.

🔹 Filmin kendi kendini yöneten Tayvan’ı Pekin’in doğrudan yönetimi altına alma teması, Pekin’in mevcut politikasıyla örtüşüyor. Yapımın ortakları arasında Fujian Komünist Parti İl Komitesi’nin propaganda departmanı bulunuyor.

🔹 Devlet televizyonu CCTV, filmin ilk fragmanını Tayvan’ın Japon işgalinin ardından Çin yönetimine dönüşünün 80. yıl dönümünün kutlandığı 25 Ekim’de yayımladı.

🔹 Gösterim planı ve tepkiler

🔹 Yapımcıların mayıs ayında yayımladığı son fragmanda filmin, Birinci Çin-Japon Savaşı’nın başlangıcının yıl dönümü olan cumartesi günü vizyona girmesi planlandı. Film planlanan tarihte gösterime girmedi ve yapım ekibiyle yetkililer bunun nedenini açıklamadı.

🔹 “The Belief”, Çin Film İdaresi’nin ana kara sinemaları için yayımladığı gösterim izinleri listesinde yer almadı. Bu izin, filmlerin Çin ana karasında gösterilebilmesi için zorunlu.

🔹 Çin sosyal medyasında Han milliyetçileri son aylarda filme yönelik sert eleştiriler yaptı ve boykot çağrısında bulundu. Bu grup genellikle Pekin’in Tayvan’la yeniden birleşme politikasını destekliyor.

🔹 Han milliyetçileri, 1368-1644 yılları arasında hüküm süren Ming Hanedanı’nı sahipleniyor ve Ming’i deviren Mançu liderliğindeki Qing Hanedanı’nı işgalci ve sömürgeci bir rejim olarak görüyor.

🔹 Han milliyetçileri, Qing’in Tayvan’a karşı savaşını adaletsiz bir savaş olarak nitelendirerek filmin bu savaşı yücelttiğini savunuyor. Douyin’deki bir eleştiri 1.000’den fazla beğeni aldı.

🔹 Bir başka eleştirmen, Çin’in Tayvan’la yeniden birleşmesini desteklediğini ancak Han yönetimine ihanet eden Shi Lang’ın yüceltilmesini kabul etmediğini yazdı. Shi Lang, Tayvan merkezli Ming yanlısı yönetimde görev yaptıktan sonra Qing’e geçti ve Penghu Muharebesi’nde Qing kuvvetlerini zafere taşıdı.

🔹 Qing tarafındaki başlıca karakterleri canlandıran iki oyuncunun sosyal medya hesapları da Han milliyetçilerinin eleştirileriyle doldu.

🔹 Milliyetçilik tartışması ve Tayvan politikası

🔹 Han milliyetçileri, Çin ana karasında kullanılan “Çin ulusunun büyük yeniden canlanması” sloganının tüm etnik grupları kapsadığı yönündeki resmî söyleme rağmen Han Çinlilerinin yeniden canlanmasına çağrı yaptığını savunuyor.

🔹 Bu grup, Ming Hanedanı’nın 1644’te yıkılmasını Çin’in gerilemesinin başlangıcı olarak görüyor. Zhejiang eyaletindeki yetkililer, aralık ayında bu görüşleri kamuoyu önünde eleştirdi.

🔹 Zhejiang Komünist Parti İl Komitesi’nin propaganda departmanı, Mançu fethini ve Ming Hanedanı’nın yıkılışını “Çin medeniyetinde kesinti” olarak tanımlamanın yanıltıcı olduğunu ve dar, Han merkezli milliyetçiliğe yol açabileceğini açıkladı.

🔹 Çin Komünist Partisi, Sincan ve Tibet’teki yönetim de dahil olmak üzere kendisini hem Ming hem de Qing hanedanlarının halefi olarak görüyor.

🔹 Pekin, Tayvan’ı gerektiğinde güç kullanarak yeniden birleşilecek Çin’in bir parçası olarak görüyor. Halk Kurtuluş Ordusu, yılın ilk yarısında ada üzerindeki askerî baskıyı azalttı.

🔹 ABD ve Japonya dahil çoğu ülke Tayvan’ı bağımsız bir devlet olarak tanımıyor; ancak iki ülke de adanın güç kullanılarak ele geçirilmesine karşı çıkıyor. Washington, Tayvan’a silah sağlamayı sürdürüyor.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Suudi Arabistan, İran destekli isyancılar enerji tesislerini hedef aldıktan sonra Husilere saldırdı

Financial Times
26.07.2026
Aden limanı açıklarında bir gemi. Suudi öncülüğündeki koalisyon, savaşan tarafların dört yıl önce ateşkes üzerinde anlaşmasından bu yana ilk kez hava saldırıları düzenlediğini kabul etti. © Reuters
Aden limanı açıklarında bir gemi. Suudi öncülüğündeki koalisyon, savaşan tarafların dört yıl önce ateşkes üzerinde anlaşmasından bu yana ilk kez hava saldırıları düzenlediğini kabul etti. © Reuters

🔹 Suudi Arabistan, İran destekli Husilerin ülkenin enerji altyapısını hedef almasının ardından Yemen’de Husilere yönelik yeni hava saldırıları düzenledi. Saldırılar, çatışmanın Orta Doğu’ya yayılma riskini artırdı.

🔹 Husiler, Suudi Arabistan’ın devlete ait petrol şirketi Aramco’nun Kızıldeniz kıyısındaki Cizan ve Yanbu tesislerine balistik füzeler ve insansız hava araçlarıyla saldırdıklarını açıkladı.

🔹 Husi sözcüsü Yahya Saree, gelişmelere bağlı olarak operasyonları genişletmekten ve adımları tırmandırmaktan kaçınmayacaklarını söyledi.

🔹 Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyon, Yemen’in Hudeyde bölgesindeki Husi hedeflerini vurdu. Koalisyon, dört yıl önce varılan ateşkesten bu yana ilk kez hava saldırısı düzenlediğini kabul etti.

🔹 Suudi sivil savunma güçleri, büyük bir rafineriye ev sahipliği yapan Cizan ile önemli bir ihracat terminalinin bulunduğu Yanbu’nun tehdit altında olduğunu belirterek halka sığınaklara gitme çağrısı yaptı.

🔹 Yunan güvenlik yetkilileri, Suudi Arabistan hava savunma sistemlerinin Yemen’den Yanbu’ya gönderilen iki balistik füzeyi önlediğini söyledi. Yunanistan tarafından işletilen ABD yapımı Patriot bataryası da Yemen’den gelen bir insansız hava aracını düşürdü.

🔹 Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyon, saldırıların Kızıldeniz’de ticari gemileri tehdit etmek için kullanılan askeri hedeflere yöneldiğini açıkladı. Koalisyon, Hudeyde Limanı’nın hedef alınmadığını ve Yemen limanlarının deniz ulaşımına açık kaldığını bildirdi.

🔹 Husi bağlantılı El Mesire televizyonu, Suudi saldırılarının Hudeyde’deki devlet telekomünikasyon şirketine ait tesisleri ve Yemen’in batı kıyısı açıklarındaki Kamaran Adası’nı hedef aldığını duyurdu.

🔹 Kızıldeniz’de saldırıya uğrayan Suudi gemisi NCC MASA’nın gövdesinde hafif hasar oluştu. Kontrollerin ardından gemi ve mürettebatının güvende olduğu belirlendi ve gemi varış noktasına doğru yoluna devam etti.

🔹 Husiler bu hafta Suudi Arabistan’a deniz ablukası uygulayacaklarını açıkladı ve Kızıldeniz’de iki Suudi tankerine saldırdı. İran’ın Hürmüz Boğazı’nı kapatmasının ardından Kızıldeniz, Suudi petrol ihracatı ve ticareti için daha önemli hale geldi.

🔹 Suudi Arabistan, Husilerin Sana Havalimanı’nı İran uçuşlarına açmasının ardından İran’ın silah, teknoloji ve askeri danışman gönderebileceğinden endişe duyuyor. Bu uçuşlar, 2015’ten bu yana Yemen’in başkentine yapılan ilk İran uçuşları oldu.

🔹 ABD Başkanı Donald Trump, Husilerin Kızıldeniz’deki saldırıları tekrarlaması halinde ABD’nin harekete geçeceğini söyledi ve İran ile Husilere yönelik büyük bir askeri ceza uygulanacağı uyarısında bulundu.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

ABD İran’a yönelik gece saldırılarını durdururken Husiler Suudilerle çatışıyor

South China Morning Post
26.07.2026
İnsanlar cumartesi günü Yemen’in güneyindeki Taiz vilayeti açıklarında Babülmendep Boğazı’nda ilerleyen bir balıkçı teknesinde oturuyor. Fotoğraf: AFP
İnsanlar cumartesi günü Yemen’in güneyindeki Taiz vilayeti açıklarında Babülmendep Boğazı’nda ilerleyen bir balıkçı teknesinde oturuyor. Fotoğraf: AFP

🔹 Yemen merkezli ve İran destekli Husiler, Kızıldeniz’deki Cizan ve Yanbu liman kentlerinde Saudi Aramco ile bağlantılı tesislere füze ve insansız hava araçlarıyla saldırdıklarını açıkladı.

🔹 Suudi hükümeti veya Aramco saldırıları hemen doğrulamadı. Suudi makamları kısa süreli acil durum uyarıları yayımladıktan sonra uyarıları geri çekti ve tehlikenin geçtiğini duyurdu.

🔹 Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyon, cumartesi günü Husi askeri mevzilerini vurdu. Koalisyon bir gün önce, Husilerin deniz saldırılarını başlattığı limana saldırmıştı.

🔹 Husiler Suudi limanlarını abluka altına alacaklarını duyurdu ve Kızıldeniz’de Suudi Arabistan’la bağlantılı iki petrol tankerine saldırdı.

🔹 ABD, İran’a yönelik 13 günlük gece saldırılarının ardından cuma gecesi ile cumartesi arasındaki saldırıları herhangi bir açıklama yapmadan durdurdu. İran medyası ve hükümeti de yeni bir saldırı duyurmadı.

🔹 Hürmüz Boğazı’ndaki gemi trafiği, çatışmalar nedeniyle büyük ölçüde durdu. Boğaz, normal koşullarda küresel ham petrol arzının yaklaşık beşte birinin geçiş güzergâhını oluşturuyor.

🔹 Suudi Arabistan’ın çoğunlukla Yanbu üzerinden gerçekleştirdiği günlük milyonlarca varillik petrol ihracatının Kızıldeniz rotalarında uzun süreli kesinti yaşanması, ham petrol fiyatlarını daha da yükseltebilir.

🔹 Donald Trump, İran’ın Hürmüz Boğazı’nı yeniden açmayı reddetmesinden duyduğu rahatsızlığı dile getirdi ve ABD’nin İran’a yönelik büyük saldırılar için “hazır ve teçhizatlı” olduğunu söyledi. Trump, saldırıların başlatılıp başlatılmayacağına henüz karar vermediğini açıkladı.

🔹 Trump, İran’ın anlaşma yapmak isteyeceğini ancak bunun zamanının henüz gelmediğini söyledi. Ayrıca savaşan tarafların görüştüğünü belirtti; yönetimi görüşmelerle ilgili ayrıntı paylaşmadı.

🔹 Umman’dan bir heyet, boğazdaki faaliyetleri görüşmek üzere Tahran’a ulaştı. ABD’nin görüşmelerden çıkacak herhangi bir sonuca uyup uymayacağı belirsizliğini koruyor.

🔹 Brent petrolü, ABD-İran çatışmalarının kötüleşmesi ve Husilerin savaşta ikinci bir cephe açmasıyla son iki haftada yaklaşık yüzde 27 yükseldi; küresel gösterge cuma günü varil başına 96,78 dolardan kapandı.

🔹 Husilerin Kızıldeniz’deki saldırıları, Suudi Arabistan ile Yemen arasındaki kırılgan ateşkese rağmen gerçekleşti. Husiler, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri’nin yaklaşık yedi yıl süren hava saldırılarından sağ çıktı ve Yemen nüfusunun çoğunun yaşadığı bölgelerin kontrolünü sürdürüyor.

🔹 İran, Husilerin başlıca finansörü ve destekçisi konumunda bulunuyor; ancak Husiler, Lübnan’daki Hizbullah gibi diğer vekil güçlere kıyasla daha özerk hareket ediyor.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Louis Vuitton'un marka zaferi Çin'de tepki çekti

Caixin
26.07.2026
Bir Çin mahkemesi, Molly Tea'nin Louis Vuitton'un dört taç yapraklı marka tasarımını ihlal etme konusunda açık niyet gösterdiğine hükmetti. (Reuters ve Molly Tea'nin internet sitesinden fotoğraflar)
Bir Çin mahkemesi, Molly Tea'nin Louis Vuitton'un dört taç yapraklı marka tasarımını ihlal etme konusunda açık niyet gösterdiğine hükmetti. (Reuters ve Molly Tea'nin internet sitesinden fotoğraflar)
Hukuki süreç

🔹 Louis Vuitton, Çin'in Suzhou kentinde çay zinciri Molly Tea'ye karşı açtığı marka ihlali davasını kazandı.

🔹 Suzhou Orta Halk Mahkemesi, Molly Tea'nin çiçek biçimli logosunu tasarım tarzı, öğelerin yerleşimi ve çizgi yapısı bakımından Louis Vuitton'un Monogram markasına büyük ölçüde benzer buldu.

🔹 Mahkeme, Molly Tea'nin ihlali durdurmasına, kamuya açık özür yayımlamasına ve 10,3 milyon yuan (1,5 milyon dolar) tazminat ödemesine hükmetti.

🔹 Karar Çin'in çevrim içi mahkeme kararları veri tabanında henüz resmen yayımlanmadı; iki şirket de dava hakkında kamuya açık açıklama yapmadı. Molly Tea'nin kurucusu şirketin temyize gideceğini söyledi.

🔹 Mahkeme, Louis Vuitton'un ürünleri ile Molly Tea'nin ürünlerinin farklı segmentlerde bulunmasına rağmen tüketicilerin iki şirket arasında iş birliği veya ticari ilişki olduğunu düşünebileceğine karar verdi.

Marka ve kültürel semboller

🔹 Louis Vuitton, Monogram desenindeki dört yapraklı çiçek unsurunu Çin'de bağımsız bir marka olarak da tescil ettirdi; Molly Tea ise aynı sayıda yapraktan oluşan çiçeği mağaza tabelalarında, bardaklarda, çantalarda ve diğer ambalajlarda kullanıyor.

🔹 Çin'de dört yapraklı ve dört taç yapraklı çiçek desenleri geleneksel kültürde ve modern tasarımda yaygın biçimde kullanılıyor. Mahkeme, Louis Vuitton'un markasındaki kıvrım, çizgi kesişimleri ve genel yapının basit geometrik desenlerden ayrıldığını belirledi.

🔹 People's Daily, şirketlerin kamusal kültürel kaynakları yaratıcı biçimde uyarlayıp tescilli markalara dönüştürebileceğini, ancak bunun kültürel unsurlar üzerinde tam tekel kurmalarına izin vermemesi gerektiğini söyledi.

🔹 Legal Weekend, marka hukukunun çiçeklerin kendisini değil, ayırt edici tasarım, uzun süreli münhasır kullanım ve marka yatırımıyla oluşan ikincil anlamı koruduğunu savundu.

Pazar ve marka uygulamaları

🔹 Çin'deki çay zincirleri eğlence markaları, müzeler ve lüks şirketlerle sınırlı sayıda içecek ve ürün çıkarmak için sık sık iş birliği yapıyor; bu uygulama tüketicilerin tanıdık logoları yetkili ortaklık işareti olarak yorumlamasına yol açabiliyor.

🔹 Louis Vuitton, 2022'de Çinli kahve zinciri Manner ile, Heytea ise 2023'te Fendi ile sınırlı ürün iş birlikleri yaptı.

🔹 Louis Vuitton, Çin fikrî mülkiyet düzenleyicisine çeşitli dört yapraklı veya dört taç yapraklı tasarımlara karşı 151 itiraz başvurusunda bulundu; şirket bu başvuruların yüzde 83'ünde başarılı oldu.

🔹 Molly Tea'nin 2023 ve 2024'te dört taç yapraklı çiçek tasarımları içeren çeşitli marka başvuruları yaptı; başvuruların bir bölümü daha sonra reddedildi.

🔹 Davanın kamuoyuna yansımasının ardından Molly Tea'nin Weibo'daki resmî hesabının takipçi sayısı 30 gün içinde 250 bin arttı. İkinci derece yargılamanın başlayıp başlamadığı ve nihai kararın yayımlanıp yayımlanmayacağı henüz netleşmedi.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

AIDS'le mücadeleye yönelik dış yardımlardaki kesintiler Afrika'da etkisini gösteriyor

Washington Post
26.07.2026
Florence Makumene, Zimbabve'nin Harare kentinde PEPFAR finansmanıyla aldığı HIV ilaçlarını tutuyor. (Aaron Ufumeli/AP Photo/Aaron Ufumeli)
Florence Makumene, Zimbabve'nin Harare kentinde PEPFAR finansmanıyla aldığı HIV ilaçlarını tutuyor. (Aaron Ufumeli/AP Photo/Aaron Ufumeli)

🔹 ABD Başkanı George W. Bush döneminde 2003'te kurulan PEPFAR, 50'den fazla ülkede tahminen 26 milyon kişinin hayatını kurtardı. Programın 23 yıldaki toplam maliyeti 130 milyar dolar oldu ve bu miktar federal harcamaların yaklaşık yüzde 0,08'ine karşılık geldi.

🔹 ABD Dışişleri Bakanlığı, geçen yıl PEPFAR harcamalarını yüzde 30 azalttı. Yeni kısıtlamalarla kürtaj hizmeti sunan veya teşvik eden, cinsiyet geçişi bakımı sağlayan ya da çeşitlilik, eşitlik ve kapsayıcılık girişimlerini savunan kuruluşlara ABD hibesi verilmesi engellendi.

🔹 Hamile ve emziren kadınlara maruziyet öncesi profilaksi ilaçlarına erişim sağlanırken seks işçileri, eşcinsel erkekler ve damar içi uyuşturucu kullananlar gibi diğer yüksek risk grupları kapsam dışında bırakıldı.

🔹 Amfar'ın yayımladığı araştırmaya göre 1.700'den fazla HIV/AIDS hizmet merkezi kapandı. 21 ülkede HIV taşıyan ve ihtiyaç duyduğu tedaviyi alamayan çocukların sayısı 77 binden fazla arttı.

🔹 Nature Health dergisindeki bir analize göre 55 ülkede merkez düzeyinde antiretroviral tedavi alan kişi sayısı 1,9 milyondan fazla azaldı; bu, yüzde 10,2'lik düşüşe karşılık geldi.

🔹 ABD Dışişleri Bakanlığı, toplam harcamaların yüzde 30 azaltıldığını, kritik HIV bakım hizmetlerinin korunduğunu ve verimsiz programların kaldırıldığını açıkladı. Bakanlık sözcüsü, HIV tedavisi alan çocuk sayısındaki azalmanın anneden çocuğa bulaşma vakalarının düşmesinden kaynaklanabileceğini söyledi.

🔹 Afrika'daki yerel sağlık makamları ve vakıflar ABD'nin yaptığı kesintilerin bir bölümünü telafi etti, ancak açığın tamamını kapatamadı.

🔹 Dünyanın en büyük HIV/AIDS salgınının yaşandığı Güney Afrika'da PEPFAR finansmanının eylülde sona ermesi bekleniyor. Bazı kritik destek personeli gelecek yılın başına kadar görev yapacak.

🔹 Harvard immünoloji ve enfeksiyon hastalıkları profesörü Roger Shapiro, ABD finansmanı olmadan Güney Afrika'da gelecek 20 yılda 1 milyondan fazla ek HIV enfeksiyonu yaşanabileceğini söyledi. Güney Afrika hükümeti, ABD desteği olmadan 2025-2028 döneminde AIDS bağlantılı ölümlerin 56 bin ila 65 bin artabileceğini öngörüyor.

🔹 Teksas Senatörü John Cornyn, Kongre'nin PEPFAR için ayırdığı ve henüz harcanmayan yaklaşık 1,3 milyar doların yönetim tarafından serbest bırakılacağına dair güvence aldığını söyledi. Bu güvence, Cornyn'in Başkan Donald Trump'ın iki büyükelçi adayının onayını engellemekle tehdit etmesinin ardından geldi.

🔹 PEPFAR programını uzun süredir destekleyen Cornyn ve diğer muhafazakâr Kongre üyeleri ocak ayında görevlerinden ayrılacak; programın sürdürülmesi yeni bir siyasetçi kuşağına kalacak.

← Ana sayfaya dön