Netanyahu Amerika’yı Nasıl Kaybetti
Atlantic
🔹 Benjamin Netanyahu, dört on yılı aşkın süre boyunca İsrail’in ABD’deki konumunu koruma görevini üstlendi; ancak İsrail’e yönelik Amerikan siyasi desteği bu dönemde ciddi biçimde geriledi.
🔹 İsrail’e yönelik iki partili destek, 7 Ekim saldırısı ve İsrail’in Gazze’ye yönelik operasyonunun ardından özellikle Demokrat Parti tabanında zayıfladı. Demokrat senatörlerin İsrail’e silah satışlarını engellemeye yönelik girişimlerdeki sayısı iki yıl içinde 19’dan 40’a yükseldi.
🔹 İsrail’e yönelik siyasi mesafe Cumhuriyetçi kanatta da arttı. Başkan Yardımcısı J. D. Vance, Jeffrey Epstein’in İsrail istihbaratının üst kademeleriyle bağlantıları bulunduğunu söyledi ve İsrail’i İran diplomasisine karşı faaliyet yürütmekle suçladı.
🔹 Netanyahu, 2015’te Barack Obama’nın İran nükleer anlaşmasına karşı Kongre’nin ortak oturumunda konuştu. Davet, Beyaz Saray’ın bilgisi dışında Cumhuriyetçi Temsilciler Meclisi liderliği ile İsrail’in Washington Büyükelçisi tarafından düzenlendi.
🔹 Netanyahu, Obama yönetimiyle yaşadığı gerilimin ardından Donald Trump’a açık destek verdi. Trump yönetimi ABD Büyükelçiliğini Tel Aviv’den Kudüs’e taşıdı, İran nükleer anlaşmasından çekildi ve Netanyahu’ya Filistinlilerle müzakere konusunda baskı uygulamadı.
🔹 Joe Biden, 7 Ekim saldırısından sonra İsrail’e giderek dayanışma gösterdi; İsrail’in karşı operasyonunu silah ve diplomatik destekle savundu. Netanyahu ise Haziran 2024’te ABD yönetimini silah sevkiyatını engellemekle suçladı; yönetim yalnızca tek tür bombadan oluşan bir sevkiyatı durdurdu.
🔹 Gazze savaşı, Demokrat Parti içinde İsrail’e verilen tarihsel desteğe karşı yeni bir siyasi hareket oluşturdu. AIPAC’tan maddi destek almayı reddeden Demokrat siyasetçilerin sayısı arttı ve başkan adayları İsrail’e yönelik sert tutumlarla dikkat çekmeye yöneldi.
🔹 Netanyahu, 2022’de Meir Kahane’nin siyasi çizgisinin takipçisi Itamar Ben-Gvir’i ulusal güvenlik bakanı yaptı. Ben-Gvir, Gazze’ye gıda ve yardım girişine karşı çıktı, yardım depolarının bombalanmasını destekledi ve Gazze sakinlerinin “gönüllü göçünü” savundu.
🔹 Netanyahu, Ben-Gvir’i görevden almadı veya kamuoyu önünde anlamlı biçimde kınamadı. Ben-Gvir’in partisinin koalisyondaki varlığı Netanyahu’nun iktidarını koruması açısından önem taşıyor.
🔹 İsrail, Birleşmiş Milletler’in ana yardım kuruluşunu devre dışı bırakarak Gazze’de yaklaşık 2 milyon kişinin beslenmesini Gazze İnsani Yardım Vakfı’na bıraktı. Kuruluşun yöneticisi faaliyetler başlamadan istifa etti; dağıtım noktalarında kaos ve ölümler yaşandı.
🔹 Netanyahu, Gazze’nin yönetimi, yeniden inşası veya Hamas’ın iktidardan uzaklaştırılması için kapsamlı bir plan sunmadı. Biden yönetiminin Gazze’nin yeniden yapılandırılmış Filistin Yönetimi’ne ve Arap barış gücüne bırakılması önerisini reddetti.
🔹 Suudi Arabistan’ın İsrail’i tanımasını sağlayacak normalleşme anlaşması, Filistin devletinin kurulmasına yönelik bir süreç şartı nedeniyle ilerlemedi. Bu şartın Netanyahu’nun sağ koalisyonundaki desteğini zayıflatabileceği değerlendirildi.
🔹 ABD’de bağımsız seçmenler Filistinlilere İsraillilerden daha fazla sempati göstermeye başladı; yetişkinlerin yüzde 60’ı Netanyahu’nun ülkesine olumsuz bakıyor. 45 yaş altındaki Cumhuriyetçilerin çoğunluğu Obama dönemindeki askeri yardım paketinin yenilenmesine karşı çıkıyor ve genç evanjelikler arasındaki İsrail desteği geriliyor.