Tek tip kanser ilacı dönemi sona eriyor
Wall Street Journal
🔹 Yatırımcılar Merck’in yıllık yaklaşık 32 milyar dolar satış yapan kanser ilacı Keytruda’nın yerini alabilecek yeni tedaviler için milyarlarca dolar yatırım yaptı.
🔹 Son veriler, tek bir ilacın Keytruda’nın yerini alması yerine farklı kanser türlerine yönelik daha parçalı tedavi seçeneklerinin öne çıkabileceğini gösteriyor.
🔹 Summit Therapeutics’in geliştirdiği ivonescimab ilacı, bağışıklık sistemini aktive ederken tümörün kan damarlarını baskılayan çift etkili bir yaklaşım kullanıyor.
🔹 The Lancet’te yayımlanan çalışmada Çin’de ivonescimab ve kemoterapi alan akciğer kanseri hastalarının, karşılaştırma grubuna göre ortalama yaklaşık dört ay daha uzun yaşadığı görüldü.
🔹 İlacın ABD’de doğrudan Keytruda ile karşılaştırıldığı uluslararası çalışmanın sonuçlarının yılın ilerleyen dönemlerinde açıklanması bekleniyor.
🔹 Uzmanlar, sonuçların farklı ülkelerde de doğrulanması halinde bunun akciğer kanseri tedavisinde önemli bir gelişme olabileceğini değerlendiriyor.
🔹 Çin’deki çalışmada hastaların ortanca yaşı 64 olurken 75 yaş üzerindeki hastalar araştırmaya dahil edilmedi.
🔹 Daha ileri yaştaki hastalarda sağkalım avantajının azaldığı ve kadın hastaların çalışmada yeterince temsil edilmediği görüldü.
🔹 ABD’de akciğer kanseri tanısının çoğunlukla yaklaşık 70 yaş civarında konulması nedeniyle sonuçların genellenebilirliği konusunda temkinli olunması gerektiği belirtiliyor.
🔹 Pfizer, Bristol Myers Squibb, BioNTech ve Merck gibi şirketler de benzer çift etkili antikor tedavileri geliştiriyor.
🔹 Analistler, bu ilaçların Keytruda pazarının tamamını ele geçirmekten ziyade belirli hasta gruplarında pay almasının daha olası olduğunu değerlendiriyor.
🔹 2028 itibarıyla Keytruda’nın biyobenzerlerinin piyasaya çıkmasının beklendiği ve yeni ilaç geliştiricilerinin giderek akciğer kanseri dışındaki tümör türlerine yöneldiği ifade ediliyor.
🔹 Kanser tedavisinde tek bir baskın ilacın onlarca farklı kanserde kullanıldığı dönemin yerini daha fazla seçeneğin bulunduğu, ancak daha parçalı bir tedavi yaklaşımının alabileceği öngörülüyor.