Christopher Nolan’ın Truva Atı
New York Times
🔹 Christopher Nolan’ın yönettiği “The Odyssey”, Odysseus karakterini geleneksel anlamda bir hilebaz yerine, hilebazların yol açtığı yıkımın içinde yaşayan ve kurtuluş arayan bir kişi olarak sunuyor.
🔹 Filmdeki Zeus yasası, dilenciye ve yabancıya kişinin kendisine yapılmasını istediği gibi davranmasını gerektiriyor; bu yaklaşım, Yahudi-Hristiyan etik geleneğindeki Altın Kural’la ilişkilendiriliyor.
🔹 “The Odyssey”, Levililer 19:34, Haham Hillel’in öğretileri ve Matta 7:12’deki karşılıklı davranış ilkeleriyle paralellik taşıyor.
🔹 Modern sağ, göçmenlere, yabancılara, yoksullara ve zayıflara yönelik sertliği yücelten; güç, kuvvet ve tahakküm üzerine kurulu bir siyasal anlayışla tanımlanıyor.
🔹 Elon Musk, Donald Trump, Tucker Carlson, Andrew Tate ve Nick Fuentes gibi isimler, gelenekleri ve tabuları aşarak güç kazanan çağdaş sağın önde gelen kişilikleri arasında sıralanıyor.
🔹 Stephen Miller, dünyanın güç, kuvvet ve iktidar tarafından yönetildiğini, bunların tarihin başlangıcından beri geçerli “demir yasalar” olduğunu söyledi.
🔹 Elon Musk, klasik liberalizmi terk etmesi ve genel oy hakkının “genel acıya” yol açtığı düşüncesini benimsemesi yönündeki bir mesaja X’te “Aklımı başıma topladım” yanıtını verdi.
🔹 Filmde Truvalı Helen, savaşı başlatan temel neden olmaktan çok ticaret yollarına hâkim olma hedefinin bahanesi olarak gösteriliyor.
🔹 Kanada Başbakanı Mark Carney, güçlülerin istediklerini yaptığı, zayıfların ise katlanmak zorunda kaldığı anlayışın uluslararası ilişkilerde yeniden doğal ve kaçınılmaz bir mantık gibi sunulduğunu söyledi.
🔹 Filmde Odysseus, Troya’nın yağmalanmasının ve savaşın yol açtığı yıkımın ardından kendi tarafının da barbarlığa dönüştüğünü görüyor; Troy, Ithaka ve savaşın diğer aktörleri yıkımla karşılaşıyor.
🔹 İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, İsrail’in geleceğini “Atina ve süper Sparta” olarak tanımlıyor; Yuval Noah Harari ise bu yaklaşımın Yahudi düşüncesindeki özgürlük, öğrenme ve güçsüz azınlık deneyimini gölgede bırakabileceğini söyledi.
🔹 Film, şefkat ve karşılıklılığın kalıcı ve adil bir toplum kurduğu; etik ve ölçülülükten kopan düzenin ise otoriterliğe dönüşebileceği fikrini öne çıkarıyor.
🔹 Christopher Nolan’ın “The Odyssey” filmi ile filme yönelik tepkiler, hilebazlar çağının sona erdiğine ve dünyayı yeniden kuracak kişilere ihtiyaç duyulduğuna işaret ediyor.