← Ana sayfaya dön

Rusya, Ukrayna İHA’sının kalabalık Rus plajını vurması sonucu yedi kişinin öldüğünü açıkladı

CNN
04.08.2026

🔹 Güney Rusya’nın Krasnodar bölgesindeki Gelencik kentinde, Ukrayna’ya ait bir İHA’dan düşen enkazın kalabalık bir plaja isabet etmesi sonucu en az yedi kişi öldü.

🔹 Ölenlerden üçünün çocuk olduğu açıklandı.

🔹 Olayda 40 kişi yaralandı; 21 kişi hastaneye kaldırıldı, 19 kişi ise tıbbi müdahale aldı.

🔹 İHA’nın Rus hava savunması tarafından vurulup vurulmadığı veya düşerek mi plaja ulaştığı netleşmedi.

🔹 Görüntülerde patlamadan birkaç saniye önce en az üç silahtan otomatik silah sesleri duyuldu. İHA, ateş sırasında keskin biçimde yön değiştirerek plaja düştü ve plajın hemen batısındaki Rus radar tesisini geçti.

🔹 Ukrayna hükümetine bağlı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi Başkanı Andriy Kovalenko, İHA’nın Rus hava savunma güçleri tarafından tatilcilerle dolu plajın üzerinde vurulduğunu söyledi.

🔹 Kovalenko, Gelencik’teki ölümlerden Rus hava savunma güçlerini sorumlu tuttu ve Ukrayna’nın silahlarını yalnızca Rusya’nın askeri-sanayi kompleksine ve savaşın finansman kapasitesini etkileyen ekonomik altyapıya karşı kullandığını söyledi.

🔹 Krasnodar bölgesi, Ukrayna güçlerinin daha önce deniz unsurlarını ve petrol altyapısını hedef aldığı bölgeler arasında yer alıyor.

🔹 Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Maria Zaharova, 24-31 Temmuz arasında Ukrayna’nın Rusya’daki İHA saldırıları ve bombardımanları nedeniyle en az 61 kişinin öldüğünü, 327 kişinin yaralandığını söyledi. 18 Temmuz’daki saldırılarda en az sekiz kişi hayatını kaybetti.

🔹 Aynı ay Rusya’nın Ukrayna’daki saldırılarında en az 377 sivil öldü, 2 bin 129 kişi yaralandı; bu dönem Nisan 2022’den bu yana işgalin en ölümcül ayı oldu.

🔹 Moskova bölgesindeki bir sanayi bölgesinde İHA saldırısının ardından çıkan yangınlarda elektrik trafo merkezi ve idari bina hasar gördü; saldırıda beş kişi öldü, altı kişi yaralandı.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Toyota, Çin satışlarındaki zayıflığa rağmen yıllık tahminini yükseltti

Reuters
04.08.2026
Toyota logosu, 20 Kasım 2025’te ABD’nin California eyaletindeki Los Angeles kentinde düzenlenen “AutoMobility LA” Los Angeles Otomobil Fuarı’nda bir Land Cruiser aracında görülüyor. REUTERS/Mike Blake
Toyota logosu, 20 Kasım 2025’te ABD’nin California eyaletindeki Los Angeles kentinde düzenlenen “AutoMobility LA” Los Angeles Otomobil Fuarı’nda bir Land Cruiser aracında görülüyor. REUTERS/Mike Blake

🔹 Toyota, zayıflayan yenin etkisini yansıtmak üzere cari mali yıldaki faaliyet kârı tahminini yüzde 13 artırarak 3 trilyon yenden 3,4 trilyon yene yükseltti.

🔹 Şirket, mart sonunda bitecek mali yıl için 3,4 trilyon yenlik faaliyet kârı bekliyor.

🔹 Toyota’nın nisan-haziran dönemindeki faaliyet kârı, Çin’deki satış düşüşünün etkisiyle yüzde 9 azalarak 1,06 trilyon yene geriledi. Bu, şirketin üst üste beşinci çeyreklik kâr düşüşü oldu.

🔹 İlk çeyrek faaliyet kârı, sekiz analistin 1,11 trilyon yenlik medyan tahmininin altında kaldı.

🔹 Toyota, döviz kuru varsayımlarındaki değişikliklerin yanı sıra pazarlama çalışmalarındaki iyileşmelerin ve Orta Doğu’ya alternatif lojistik rotalarının satışları desteklediğini açıkladı.

🔹 Kâr tahminindeki artış ve hisse geri alım programına rağmen Toyota hisseleri öğleden sonraki işlemlerde yüzde 2,3 geriledi.

🔹 Toyota, 1 trilyon yen değerinde hisse geri alımı yapmayı ve 200 milyon hisseyi iptal etmeyi planlıyor. Geri alım, tedavüldeki hisselerin en fazla yüzde 4,22’sine denk geliyor.

🔹 Şirket, Kuzey Amerika ve Avrupa’daki güçlü talebi gerekçe göstererek yıllık araç sevkiyatı hedefini 100 bin adet artırıp 9,7 milyon adede çıkardı.

🔹 Japonya’nın Kyushu Adası’nda geçen ay meydana gelen ve tedarikçilerde üretimi aksatan deprem, Toyota’nın dört iç fabrikada üretimi durdurmasına yol açtı; şirketin revize yıllık kâr tahmini depremin etkisini kapsamıyor.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Trump, son uyarısında İran için anlaşmaya varma “son şansı” olduğunu söyledi

South China Morning Post
04.08.2026

🔹 ABD Başkanı Donald Trump, İran’ın Hürmüz Boğazı’nı yeniden açmak ve beş aydır süren savaşı sona erdirmek için Washington’la anlaşmaya varma konusunda “son şansla” karşı karşıya olduğunu söyledi.

🔹 Trump, İran’a “kafası kesilmeden” önce anlaşma imzalamak için son fırsatı vermek istediğini açıkladı.

🔹 Trump, İran’ın doğrudan görüşme yapılmadığı yönündeki açıklamasına rağmen Tahran’la müzakerelerin “şu anda sürdüğünü” söyledi. Görüşmelerin İran’ın talebiyle Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri ve Katar’ın desteğiyle yürütüldüğünü ekledi.

🔹 İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Esmaeil Baghaei, ABD ile müzakere yapılmadığını söyledi. Baghaei, görüşmelerin Umman’la yürütüldüğünü ve Hürmüz Boğazı’ndaki deniz taşımacılığının güvenliğini sağlayacak bir yol üzerinde anlaşmaya odaklandığını açıkladı.

🔹 Trump, müzakerelerin Hürmüz Boğazı’nın “kelimenin tam anlamıyla yarın” yeniden açılmasını sağlayabileceğini söyledi ve İran’ın boğazdan geçen gemilerden geçiş ücreti almasına izin vermeyeceğini açıkladı.

🔹 Trump, planın ilk aşamasının boğazın açılması, ikinci aşamasının ise İran’ın nükleer faaliyetlerinin sona erdirilmesi olduğunu söyledi. Nükleer faaliyetlerle ilgili aşamanın daha uzun süreceğini ekledi.

🔹 Hürmüz Boğazı’nın fiilen kapanması, küresel petrol ve sıvılaştırılmış doğal gaz arzının yaklaşık beşte birinin geçtiği güzergâhta enerji fiyatlarını yükseltti ve küresel enflasyon baskısını artırdı.

🔹 Washington, İran’a yönelik deniz ablukasını ateşkes döneminde kısa süreliğine askıya aldıktan sonra çatışmaların yeniden başlamasıyla uygulamayı yeniden yürürlüğe koydu.

🔹 ABD Merkez Komutanlığı, 3 Ağustos itibarıyla 44 ticari gemiyi başka güzergâha yönlendirdiğini, iki gemiyi devre dışı bıraktığını ve iki gemiye çıktı düzenlediğini açıkladı.

🔹 Trump, geçen hafta sonu II. Dünya Savaşı’ndan bu yana düzenlenecek en büyük saldırı olarak tanımladığı İran’a yönelik saldırı planını, bölge ülkeleriyle İran’ın çatışmayı sona erdirecek bir anlaşmanın çerçevesine ulaştığını söyleyerek askıya aldı. Taraflar arasındaki ateşkes, yenilenen çatışmalar ve karşılıklı misilleme saldırıları nedeniyle sürdürülemedi.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Brown Üniversitesi Rektörü Gelecek Yıl Görevinden Ayrılacak

Wall Street Journal
04.08.2026
Christina Paxson, 2025. LILY SPEREDELOZZI/THE SUN CHRONICLE/AP
Christina Paxson, 2025. LILY SPEREDELOZZI/THE SUN CHRONICLE/AP

🔹 Brown Üniversitesi Rektörü Christina Paxson, gelecek yıl görevinden ayrılacağını açıkladı.

🔹 66 yaşındaki Paxson, 2012’de göreve başladı ve Ivy League’de en uzun süre görev yapan üniversite başkanı oldu.

🔹 Paxson’ın görev dönemi COVID-19 pandemisi, Başkan Donald Trump’ın seçkin üniversitelere yönelik federal baskısı ve Providence kampüsündeki silahlı saldırıyla aynı döneme denk geldi.

🔹 Paxson, geçen yıl emekli olması planlanmasına rağmen Trump yönetiminin 510 milyon dolarlık araştırma fonunu dondurmasının ardından görev süresini uzattı.

🔹 Brown Üniversitesi, Beyaz Saray’la araştırma fonlarının yeniden verilmesini içeren bir anlaşma yaptı; anlaşma kapsamında Rhode Island’daki iş gücü geliştirme programlarına 50 milyon dolar gönderilmesi kararlaştırıldı. Anlaşma, üniversitenin federal baskıya direnmesini isteyen öğrenciler ve öğretim üyelerinin tepkisini çekti.

🔹 Paxson, Brown topluluğuna gönderdiği mektupta federal hükümetle fonları geri getiren ve üniversitenin değerlerini koruyan bir anlaşmaya vardıkları için gurur duyduğunu söyledi. Paxson, ayrıca Trump yönetiminin yükseköğretim ilkeleri içeren “Compact” adlı önerisini imzalamayı reddetti.

🔹 Aralık ayında Providence kampüsündeki bir derslikte düzenlenen silahlı saldırıda iki öğrenci öldü, dokuz öğrenci yaralandı. Saldırı kampüsün karantinaya alınmasına yol açtı ve saldırgan New Hampshire’da ölü bulunana kadar kampüs topluluğu altı gün boyunca normale dönemedi.

🔹 Brown tarih profesörü ve Amerikan Üniversite Profesörleri Derneği’nin üniversitedeki şube başkanı Michael Steinberg, öğretim üyelerinin Paxson’ı başarılı bir bağış toplayıcı olarak gördüğünü, ancak üniversitenin siyasi gerilimlerin yoğun olduğu ortamı yönetme kapasitesi konusunda sorular bulunduğunu söyledi.

🔹 Steinberg, akademik bütünlük ve akademik özgürlüğün korunduğu yönündeki üniversite açıklamasına rağmen, özellikle hassas alanlarda çalışan öğretim üyelerinin bunun sınıf içindeki günlük yaşama etkisi konusunda endişeli olduğunu söyledi.

🔹 Brown Üniversitesi Rektör Yardımcısı Brian Moynihan, Paxson’ı yaklaşık 150 bağış fonlu profesörlük için kaynak oluşturması ve öğrenci yardımına erişimi genişletmesi nedeniyle övdü.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Pakistan, İmran Han’ın üç yıl hapis sonrasında siyasi etkisini azaltamadı

Nikkei Asia
04.08.2026
Eski Pakistan Başbakanı İmran Han, güven oylamasıyla görevden uzaklaştırılmasının ardından 26 Mayıs 2022’de İslamabad’da protestoya liderlik ediyor. © Reuters
Eski Pakistan Başbakanı İmran Han, güven oylamasıyla görevden uzaklaştırılmasının ardından 26 Mayıs 2022’de İslamabad’da protestoya liderlik ediyor. © Reuters

🔹 Pakistan’ın yönetici yapılanması, eski Başbakan İmran Han’ın üç yıl hapiste kalmasına rağmen siyasi etkisini azaltamadı. Han, cezaevinden ülke muhalefetine liderlik etmeyi sürdürüyor.

🔹 Pakistan’daki iktidar koalisyonundan bir parti lideri, Han’ın siyasi tutumunun zayıflayarak serbest bırakılması karşılığında yetkililerle anlaşma yapmasının beklendiğini, ancak bu hesaplamanın yanlış çıktığını söyledi.

🔹 Han, Nisan 2022’de güven oylamasının ardından başbakanlıktan uzaklaştırıldı ve 5 Ağustos’ta tutuklanmasının üçüncü yılını dolduracak. Hakkında yolsuzluk suçlamasıyla 14 yıl, devlet hediyelerinin değerini düşük gösterdiği suçlamasıyla 17 yıl hapis cezası bulunuyor; her iki karar da temyiz aşamasında ve Han suçlamaları reddediyor.

🔹 Han’ın Pakistan Tahrik-i İnsaf Partisi’nin yerel yönetimi yürüttüğü Hayber Pahtunhva eyaletindeki siyasi etkisi devam ediyor. Han’ın talimatıyla Sohail Afridi, geçen yıl eyalet başbakanlığı görevinde Ali Amin Gandapur’un yerine seçildi.

🔹 Han, ocak ayında sağ gözündeki retina damarında tıkanıklık teşhisi aldı. Avukatı geciken tedavinin gözdeki görme oranını yaklaşık yüzde 15’e düşürdüğünü söyledi; hükümetin sağlık kurulu ise daha sonra iyileşme bildirdi.

🔹 Han, ocak-haziran döneminde bir devlet hastanesinde beş enjeksiyon aldı. Ailesi, kişisel doktorlarının kendisini muayene etmesine izin verilmesini talep etti.

🔹 Han’ın ailesi ve parti yöneticileriyle görüşmeleri, İslamabad Yüksek Mahkemesi’nin akrabalar ve avukatlarla görüşmeye izin veren kararına rağmen geçen kasım ayında kısıtlandı. Han’ın üç kız kardeşi cezaevinde kendisiyle görüşemeyince oturma eylemleri düzenlendi; protestocular gözaltına alındı ve tazyikli su kullanıldı.

🔹 Yetkililer, bazı görüşmelerin parti faaliyetleri ve protesto organizasyonları için kullanıldığını söyledi. Pakistan Tahrik-i İnsaf Partisi ise kısıtlamaların mahkeme kararlarını ihlal ettiğini savundu.

🔹 Lahor Yönetim Bilimleri Üniversitesi’nden Salman Rafi Sheikh, hapis cezasının Han’ın siyasi çekiciliğini artırdığını söyledi. Sheikh, Han’ın özellikle gençler arasında askeri müdahaleye karşı direnişi simgelediğini ve serbest kalmak için anlaşmayı reddetmesinin bu siyasi anlatıyı koruduğunu belirtti.

🔹 Pakistan Tahrik-i İnsaf Partisi ve iktidar koalisyonu liderleri, Han’a 2024’ten bu yana siyasi sessizlik karşılığında serbest bırakılma, sürgün veya ev hapsi seçenekleri sunulduğunu söyledi. Han bu seçenekleri kabul etmiyor.

🔹 Parti, kamuoyu desteğine rağmen hükümete karşı sürdürülebilir protestolar düzenleyemedi. Uzmanlar, Pakistan Tahrik-i İnsaf Partisi’nin Han’a bağımlı olduğunu, etkili bir ikinci kademe liderliğinin bulunmadığını ve özellikle ülke nüfusunun yüzde 51’ini barındıran Pencap’ta kitlesel protestolar düzenleyemediğini söyledi.

🔹 Birleşmiş Milletler İşkence Özel Raportörü Alice Jill Edwards, Han’ın insanlık dışı ve onur kırıcı gözaltı koşullarına ilişkin raporlar üzerine İslamabad’dan etkili önlem almasını istedi. Uzmanlar, Batılı güçlerin Pakistan’ın güvenlik yapılanmasıyla ittifaka ihtiyaç duyması ve Pakistan’ın artan jeopolitik öneminin uluslararası baskıyı sınırladığını söyledi.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Trump, Exxon ve Chevron’u “çok fazla para kazanmakla” eleştirdi, benzin fiyatlarının düşürülmesini istedi

Reuters
04.08.2026
ABD’nin Kaliforniya eyaletindeki Encinitas’ta otoyol yakınındaki bir benzin istasyonunda benzin pompaları, 30 Nisan 2026. REUTERS/Mike Blake
ABD’nin Kaliforniya eyaletindeki Encinitas’ta otoyol yakınındaki bir benzin istasyonunda benzin pompaları, 30 Nisan 2026. REUTERS/Mike Blake

🔹 Donald Trump, ExxonMobil ve Chevron’u yüksek yakıt fiyatlarından “çok fazla para kazanmakla” suçladı ve şirketlerin kazançlarının bir bölümünü halka geri vermesi gerektiğini söyledi.

🔹 Trump, şirketlerin yüksek petrol fiyatlarının etkisiyle güçlü ikinci çeyrek sonuçları açıklamasından üç gün sonra ExxonMobil ve Chevron’un fazla para kazandığını söyledi.

🔹 ExxonMobil ve Chevron, Trump’ın açıklamalarına ilişkin yorum taleplerine hemen yanıt vermedi.

🔹 Trump, Chevron CEO’su Mike Wirth’ü yönetiminin petrol sektörüne yönelik çalışmalarına değinmemekle eleştirdi.

🔹 Trump, yönetiminin desteği olmadan petrol sektörünün ve ABD’nin “ölü” durumda olacağını söyledi; Chevron’un Venezuela’dan çıkarıldıktan sonra ülkeye daha büyük ve güçlü biçimde döndüğünü belirtti.

🔹 Amerikan Petrol Enstitüsü sözcüsü, yüksek fiyatların tek bir şirketten değil küresel arz ve talep koşulları ile Hürmüz Boğazı ve diğer kritik deniz taşımacılığı güzergâhlarındaki belirsizlikten kaynaklandığını söyledi.

🔹 Trump, ABD’de enerji üretimini artırmayı ve daha fazla sondaj yapılmasını gündeminin merkezine aldı; petrol ve gaz üretiminin yükseltilmesini istedi.

🔹 Trump, petrol üreticilerinden perakende ve tüketici fiyatlarını düşürmelerini istedi; İran’la çatışma sona erdiğinde petrol fiyatlarının hızla gerileyebileceğini söyledi.

🔹 ABD’de benzinin ortalama perakende fiyatı galon başına yaklaşık 4,10 dolara çıktı ve ABD ile İsrail’in İran’a yönelik saldırılarının başlamasından bu yana yüzde 30’dan fazla arttı.

🔹 Trump’ın hafta sonu İran’a yönelik planlanan “büyük saldırıyı” iptal etmesinin ardından küresel petrol fiyatları sert düştü; ancak akaryakıt istasyonu fiyatları genellikle gecikmeli hareket ediyor.

🔹 ExxonMobil, Chevron, Valero Energy ve Marathon Petroleum’un geçen haftaki sonuçları, savaşın şubatta başlamasının ardından yüksek ham petrol fiyatları ve rafineri marjlarının ABD petrol şirketlerine sağladığı katkıyı gösterdi.

🔹 Valero, Rusya’nın Ukrayna’yı işgalinin tetiklediği 2022 enerji krizinden bu yana en güçlü çeyrek kârını açıkladı; Chevron ise en az altı yılın en yüksek çeyrek kazancına ulaştı.

🔹 Chevron, Venezuela’da bir asırdan uzun süredir faaliyet gösteriyor ve eski Devlet Başkanı Hugo Chavez’in 2007’de petrol projelerini kamulaştırmasının ardından ülkede kalmayı sürdürdü; ExxonMobil ve ConocoPhillips ise Venezuela’dan ayrıldı.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Trump neden döviz piyasasına müdahale ediyor

Telegraph
04.08.2026
ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, üzerinde “Japon yeni al” yazan bir yapılacaklar listesiyle görüntülendi. Kredi: Daniel Heuer/Reuters
ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, üzerinde “Japon yeni al” yazan bir yapılacaklar listesiyle görüntülendi. Kredi: Daniel Heuer/Reuters

🔹 ABD, yükselen borçlanma maliyetlerini sınırlamak amacıyla Japon yenini güçlendirmek için Tokyo ile koordineli olarak döviz piyasasına müdahale etti.

🔹 ABD Hazine Bakanlığı, müdahale kapsamında euro rezervlerinin bir bölümünü satarak yen aldı. Operasyon, yaklaşık 30 yıl sonra yene yönelik ilk ortak müdahale oldu.

🔹 Japon yeni, dolar karşısında 40 yılın en düşük seviyesine geriledikten sonra müdahalenin ardından toparlandı; doların karşılığı 163 yenden 157 yene düştü.

🔹 Scott Bessent, ABD’nin “düzensiz yen hareketlerine karşı koyduğunu” söyledi ve yeni ortak müdahalelere katılmaktan çekinmeyeceklerini açıkladı.

🔹 Yenin değer kaybetmesi, ithalata bağımlı Japonya’da gıda ve yakıt başta olmak üzere ürünlerin maliyetini artırıyor. Fiyat artışları, enflasyonu sınırlamak için faiz artırımı beklentisini güçlendirerek Japonya’nın borçlanma maliyetlerini de yükseltiyor.

🔹 Japonya’nın kamu borcu gayrisafi yurt içi hasılasının yüzde 200’ünden fazla seviyede bulunuyor ve bu oran G7’deki en yüksek düzeyi oluşturuyor.

🔹 Japonya, 2022’den bu yana yenin değerini desteklemek için toplam 250 milyar dolar tutarında altı müdahale gerçekleştirdi. Bu müdahaleleri finanse etmek için dönemsel olarak ABD Hazine tahvillerinin bir bölümünü satıyor.

🔹 Japonya, 1,1 trilyon dolardan fazla ABD Hazine tahviliyle bu menkul kıymetlerin dünyadaki en büyük sahibi konumunda bulunuyor. Japonya’nın tahvil satması, ABD’nin borçlanma maliyetlerini artırabilir.

🔹 ABD’nin 30 yıllık Hazine tahvili getirisi geçen hafta yüzde 5,23’e çıkarak 19 yılın en yüksek seviyesine ulaştı; ABD’nin toplam borcu 39,8 trilyon dolara yükseldi.

🔹 Japonya’nın yaklaşık 1,8 trilyon dolarlık varlık yöneten Hükümet Emeklilik Yatırım Fonu’nun daha fazla yerli varlık alması, ABD Hazine tahvillerinin satılmasına yol açabilir.

🔹 Donald Trump, Japonya’ya destek vermek istediklerini söyledi. ABD daha önce Arjantin Devlet Başkanı Javier Milei yönetimine 20 milyar dolarlık para takası hattı açmış, Macaristan ile de benzer bir anlaşmayı görüşmüştü.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Çin aşırı kapasite için özür dilemeyecek

Economist
04.08.2026
İllüstrasyon: Cornelia Li
İllüstrasyon: Cornelia Li
Çin’in sanayi politikası

🔹 Çin Ticaret Bakanlığı, birçok yabancı hükümet ve ekonomistin Çin’e yönelttiği sanayide aşırı kapasite suçlamalarına karşı kapsamlı bir belge yayımladı.

🔹 Belgede küresel üretimin zaman içinde değiştiği ve aşırı kapasite tanımının kesin sınırlarının bulunmadığı savunuldu. Avrupa ve ABD’de fabrika kapasitesinin beşte birinden fazlası kullanılmazken bu durumun genellikle aşırı kapasite olarak nitelendirilmediği belirtildi.

🔹 Çin’deki inovasyon, üretim kümeleri ve yoğun iç rekabet, üreticilerin maliyetleri düşürmesini ve kaliteyi artırmasını sağladı. Güneş ve rüzgâr enerjisinden üretilen elektriğin küresel maliyeti son yıllarda Çin üretimi ve teknolojisinin katkısıyla yarıdan fazla geriledi.

🔹 Çin’in bilim ve teknolojide kendine yeterlilik hedefi, yabancı ithalatın yerini alacak üretim kapasitesinin kurulmasını teşvik etti. İleri gemilerde kullanılan parçaların yüzde 80’ini yurt içinden tedarik etme hedefi, Çin’in dünyanın en büyük gemi üreticisi olmasına katkı sağladı.

🔹 Çin devleti çip üreticilerine kamu yatırımı, yerel yönetimlerden ucuz arazi ve kamu şirketlerini yurt içinden alıma zorlayan kurallar yoluyla yerli şirketleri destekledi.

🔹 Yüksek tasarruf oranı ve yatırımları aşan tasarruflar, Çin ihracatının ithalatı geçmesine yol açtı. Küresel pazarlar, Çin’deki birçok sektörde iç ihtiyacın üzerinde gerçekleşen üretimin başlıca çıkış noktası haline geldi.

🔹 Çin Ticaret Bakanlığı, Almanya’da ayda 10 bin imalat işinin kaybedilmesiyle ilişkilendirilen Çin kaynaklı rekabeti “Çin fırsatı” olarak sundu. Çin’den bağımlılığı azaltmaya çalışan ülkelerin dünya ekonomisine zarar vereceğini, Avrupa ve ABD’nin Çin’e yönelik ticaret kısıtlamalarının ise karşılıklı güveni zedelediğini savundu.

Küresel sanayi rekabeti

🔹 Çin devleti, daha önce stratejik kabul edilen sınırlı sayıdaki sektöre müdahale ederken artık tüm sektörleri kapsayan geniş bir sanayi politikası izliyor.

🔹 ABD, Çin mallarına gümrük tarifeleri uyguladı ve üretimi ülkeye geri çekmeye çalıştı. Donald Trump yönetimi, kritik tedarik zincirlerinin güvence altına alınması için diğer ülkelerle işbirliği yapmayı planlıyor.

🔹 Avrupa, Avrupa’da üretim planları hazırlamaya başladı. ABD ve Avrupa, özellikle Çin’in nadir toprak elementleri üzerindeki hâkimiyeti nedeniyle Çin’in sanayi gücüyle rekabet etmekte zorlanıyor.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

ABD Hazinesi Yeni Kurtarabilir mi?

Wall Street Journal
04.08.2026
Pazartesi günü Tokyo’da elektronik panoda ABD doları karşısında yenin döviz kuru. KYO KIKUCHI/AFLO/ZUMA PRESS
Pazartesi günü Tokyo’da elektronik panoda ABD doları karşısında yenin döviz kuru. KYO KIKUCHI/AFLO/ZUMA PRESS

🔹 ABD Hazinesi, yeni istikrara kavuşturmak amacıyla Japon yetkililerle nadir görülen koordineli bir döviz müdahalesine katıldı.

🔹 ABD ve Japonya, toplamı on milyarlarca dolara ulaşması beklenen büyük ölçekli yen alımları gerçekleştirdi.

🔹 Washington, Japonya’nın elindeki ABD Hazine tahvillerini teminat göstererek kullanabileceği bir dolar kredi hattı sağlıyor. Bu düzenleme, Japonya’nın ABD tahvillerini satmadan döviz piyasasına müdahale etmesine imkân verebilir.

🔹 Müdahalenin ardından doların değeri geçen hafta 164 yene kadar çıkan seviyeden pazartesi günü yaklaşık 156 yene geriledi.

🔹 Koordineli müdahalenin spekülatörleri bir süre caydırması bekleniyor, ancak yen satışına yol açan ekonomik nedenler ortadan kalkmadı.

🔹 Japonya’nın kamu borcu gayrisafi yurt içi hasılanın yüzde 230’una ulaştı. Başbakan Sanae Takaichi, 2026 yılı için 122,3 trilyon yenlik rekor bütçeyi yürürlüğe koydu ve Orta Doğu’daki savaşın yol açtığı enerji maliyetleri nedeniyle bütçeye birkaç milyar dolarlık enerji sübvansiyonu ekledi.

🔹 Japonya Merkez Bankası’nın kısa vadeli politika faizi yüzde 1 seviyesinde bulunuyor ve banka her ay 2,5 trilyon yenlik varlık alımıyla niceliksel gevşemeyi sürdürüyor.

🔹 Japonya Merkez Bankası’nın faiz artışlarına eylül ayında yeniden başlaması bekleniyor, ancak artışların hızı ve ulaşacağı seviye netleşmedi.

🔹 ABD Merkez Bankası’nın eylül ayında faiz artırması, Japonya ile diğer ülkeler arasındaki faiz farkını açarak yen üzerinden yatırımcı çıkışını artırabilir.

🔹 Yenin daha kalıcı biçimde desteklenmesi için kamu harcamalarının azaltılması, ekonomik büyümeyi artıracak reformların yenilenmesi ve Japonya Merkez Bankası’nın para politikasını daha hızlı normalleştirmesi gerekiyor.

🔹 Scott Bessent yönetimindeki ABD Hazinesi, piyasaları istikrara kavuşturmak için Tokyo’yla çalışmaya kararlı olduğunu açıkladı; ancak Japonya’nın kendi ekonomik sorunlarını çözmeye yönelik adımları olmadan hiçbir swap hattı yeni kurtaramaz.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Türkiye, Londra ve Dubai'deki belirsizlikten yararlanarak varlıklı yatırımcıları çekmeyi hedefliyor

Bloomberg
04.08.2026

🔹 Türkiye, Londra ve Dubai gibi rakip finans merkezlerinde artan belirsizlikten yararlanarak daha fazla varlıklı kişi ve uluslararası yatırımcıyı ülkeye çekmeyi amaçlıyor.

🔹 Yeni düzenlemeler kapsamında yurt dışında yaşayan varlıklı kişiler için düşük veraset vergisi, yurt dışı gelirlerinin 20 yıl boyunca Türkiye'de vergilendirilmemesi ve yurt dışındaki beyan edilmemiş varlıkların ülkeye getirilmesine yönelik varlık barışı uygulaması sunuluyor.

🔹 Türkiye, son yıllarda siyasi dalgalanmalar ve alışılmışın dışındaki para politikalarının zayıflattığı bölgesel finans merkezi hedefini yeniden güçlendirmeye çalışıyor.

🔹 ABD-İran savaşı ve bölgedeki saldırılar, son dönemde uluslararası servetin yöneldiği Dubai ve Abu Dabi'nin güvenli liman algısını zayıflattı.

🔹 Birleşik Krallık'ta yurt dışı gelirlerine sağlanan vergi avantajının kaldırılması da çok sayıda varlıklı yatırımcının ülkeyi terk etmesine yol açtı.

🔹 Türkiye'nin yeni uygulamalarının ilk etapta özellikle Birleşik Krallık ve Almanya'da yaşayan Türk diasporasına hitap etmesi bekleniyor.

🔹 Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye'yi yalnızca yatırım yapılan bir ülke değil, yatırımların yönetildiği, ticaretin yönlendirildiği ve sermayenin buluştuğu küresel bir merkez haline getirmeyi hedeflediklerini söyledi.

🔹 İstanbul; tarihi mirası, sağlık hizmetleri, uluslararası okulları, marinaları ve Boğaz kıyısındaki konutlarıyla yaşam kalitesi açısından öne çıkan şehirler arasında gösteriliyor.

🔹 Buna karşın siyasi belirsizlik, yüksek enflasyon, Türk lirasındaki değer kaybı, yatırımcı güveni, mülkiyet hakları ve şirketlere yönelik kayyum uygulamaları Türkiye'nin karşı karşıya olduğu temel riskler arasında değerlendiriliyor.

🔹 2023'te açılan İstanbul Finans Merkezi, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası ve kamu bankalarına ev sahipliği yapmasına rağmen yabancı finans kuruluşlarını çekme konusunda henüz sınırlı başarı gösterdi.

🔹 En az 400 bin dolar değerinde gayrimenkul satın alıp bunu en az üç yıl elinde tutan yabancılar Türk vatandaşlığına başvurabiliyor. Bu program 2017'den bu yana özellikle Rusya ve Çin'den varlıklı yatırımcıların ilgisini çekti.

🔹 Henley & Partners, Türkiye'yi bu yıl küresel hareketlilik açısından stratejik ülkeler arasında gösterdiğini açıkladı. Şirket, Hindistan, ABD, Birleşik Krallık, Almanya ve Fransa'dan Türkiye'ye taşınma konusunda başvurular aldığını belirtti.

🔹 Uzmanlar, Türkiye'nin sunduğu vergi avantajları ve yaşam koşullarının cazip olduğunu, ancak uluslararası finans sektörünün ölçeğinin henüz Dubai, Doha veya Riyad gibi merkezlerle rekabet edecek seviyeye ulaşmadığını değerlendiriyor.

← Ana sayfaya dön