← Ana sayfaya dön

İran'ın İsrail'e saldırısı yeni ve daha saldırgan bölgesel hedeflerini ortaya koyuyor

Wall Street Journal
09.06.2026
İran'ın yeni stratejisi

🔹 İran'ın İsrail'e yönelik balistik füze saldırıları, Tahran'ın bölgesel güç projeksiyonunu artırma ve Washington'u savunma pozisyonuna itme isteğini ortaya koyuyor.

🔹 İran yönetimi, füze saldırıları ve ABD Başkanı Donald Trump'ın diplomatik süreci sürdürme isteğinin İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu üzerinde baskı oluşturacağını hesaplıyor.

🔹 Tahran, İsrail'in Lübnan'da Hizbullah'a yönelik operasyonlarını sınırlandırmasını sağlamayı amaçlıyor.

Ateşkes ve karşılıklı saldırılar

🔹 İran pazartesi günü İsrail'e yönelik saldırılarını durdurduğunu açıkladı ancak İsrail'in özellikle Güney Lübnan'daki operasyonlarını sürdürmesi halinde saldırıların yeniden başlayabileceği uyarısında bulundu.

🔹 İsrail de İran'a yönelik saldırılarını sonlandırırken Hizbullah'a karşı operasyonlarına devam edeceğini bildirdi.

🔹 İran ve İsrail arasındaki son karşılıklı saldırılar, Trump'ın nisan ayında ilan ettiği ateşkes sonrasındaki ilk doğrudan çatışma dalgasını oluşturdu.

Bölgesel güç dengesi

🔹 İran, ABD ve İsrail'in hava saldırılarına rağmen önemli füze kapasitesini koruduğunu göstermeye çalışıyor.

🔹 ABD istihbarat değerlendirmelerine göre İran, ilk saldırı dalgasının ardından binlerce balistik füzeyi envanterinde tutmayı başardı.

🔹 İran yönetimi, Hürmüz Boğazı'nı kapatma ve Körfez ülkelerine saldırma kapasitesiyle küresel ekonomi üzerinde maliyet oluşturabileceğini göstermeye çalışıyor.

Hizbullah ve bölgesel cephe

🔹 İran, Lübnan cephesi ile İran cephesinin birbirinden ayrı değerlendirilemeyeceğini göstermeye çalışıyor.

🔹 İran destekli milisler Irak'tan Suudi Arabistan'a insansız hava araçları gönderirken Hizbullah da İsrail hedeflerine saldırılar düzenlemeyi sürdürdü.

🔹 İran, geçmişte vekil güçleri üzerinden yürüttüğü caydırıcılık stratejisinin yanında doğrudan kendi füze ve İHA kapasitesini daha aktif kullanmaya başladı.

İsrail ve ABD

🔹 Donald Trump, İsrail ve İran'ın derhal ateşi kesmesi çağrısında bulundu.

🔹 İsrail, İran'daki savaş sona erse bile Hizbullah'a karşı operasyon özgürlüğünü korumak ve İran üzerindeki askeri baskıyı sürdürmek istiyor.

🔹 Uzmanlar, İran'ın daha fazla risk alarak bölgesel nüfuzunu yeniden tesis etmeye çalıştığını ancak İsrail'in İran'a zarar verme kapasitesinin hâlâ çok daha yüksek olduğunu değerlendiriyor.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Lübnan yeni bir iç savaşın eşiğinde

Wall Street Journal
09.06.2026
Artan gerilim

🔹 Lübnan hükümeti, Hizbullah'ın silahsızlandırılması konusunda ABD, İsrail ve ülke içindeki birçok kesimin baskısıyla karşı karşıya bulunuyor.

🔹 Mart ayında Hizbullah'ın İran'a destek vererek İsrail'e roket saldırıları başlatmasının ardından başlayan savaş sonrası ateşkes anlaşması, Lübnan devletinin ülke üzerindeki kontrolünü yeniden kurmasını ve Hizbullah'ı kademeli olarak silahsızlandırmasını öngörüyor.

🔹 Lübnan'ın zayıf devlet yapısı, Hizbullah'ın ülkenin en güçlü silahlı aktörlerinden biri olmaya devam etmesi ve İsrail'in güneydeki operasyonlarını sürdürmesi gerilimi artırıyor.

Toplumsal bölünme

🔹 İsrail operasyonları nedeniyle bir milyondan fazla kişi ülke içinde yer değiştirdi ve çok sayıda Şii aile Beyrut sokaklarında çadırlarda yaşamaya başladı.

🔹 Bazı Hristiyan, Dürzi ve Sünni bölgelerde Şii nüfusa yönelik ayrımcılık ve güvenlik endişeleri artarken mezhepsel gerilimler yeniden yükseliyor.

🔹 Sünni ve Hristiyan çevrelerde Hizbullah'ın ülkeyi yeni bir savaşa sürüklediği yönündeki öfke büyürken, Hizbullah destekçilerini hükümete karşı sokağa çıkmaya çağırıyor.

Hizbullah ve devlet

🔹 Hizbullah Genel Sekreteri Naim Kasım, silahsızlanmayı "yok edilme" olarak nitelendirerek bunu hiçbir zaman kabul etmeyeceklerini açıkladı.

🔹 Lübnan ordusu güneyde bazı Hizbullah mevzilerini temizlese de süreç sonbaharda yavaşladı ve örgüt yeniden silahlanmaya başladı.

🔹 ABD, Hizbullah'a karşı görev yapabilecek özel eğitimli Lübnan birliklerinin oluşturulmasını desteklerken İsrail de Lübnan ordusunun sınır bölgesinde tek silahlı güç olmasını istiyor.

Bölgesel denklem

🔹 İran, İsrail ile yürütülen ateşkes sürecine Lübnan'ın da dahil edilmesini isterken İsrail ile İran arasındaki son karşılıklı saldırılar Lübnan üzerindeki baskıyı artırdı.

🔹 ABD, İsrail ile Lübnan arasında büyükelçi düzeyinde doğrudan görüşmelere ev sahipliği yaparken iki ülke orduları arasında güvenlik koordinasyonunu artırmaya çalışıyor.

🔹 Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Aoun'un İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile görüşmesi gündeme gelse de bunun siyasi risk taşıdığı değerlendirilerek gerçekleşmedi.

Güvenlik endişeleri

🔹 İsrail, ateşkesten bu yana Hizbullah hedeflerine binlerce saldırı düzenledi ancak örgütün yeniden roket, tanksavar füzesi ve insansız hava aracı kapasitesi oluşturduğu belirtiliyor.

🔹 Uzmanlar, Hizbullah'ın zorla silahsızlandırılmasının nasıl başlayacağının bilindiğini ancak bunun nasıl sonuçlanacağının öngörülemediğini ifade ediyor.

🔹 Eski Lübnanlı general Halil Helou, ülkede toplumsal huzursuzluk için gerekli koşulların oluştuğunu ve duygusal gerilimin giderek yükseldiğini söyledi.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Çin'in nadir toprak elementlerindeki hâkimiyetini kırma mücadelesi Brezilya'da yeni bir cepheye taşınıyor

Wall Street Journal
09.06.2026
Brezilya'nın yükselen rolü

🔹 Batılı şirketler, elektrikli araçlar, rüzgâr türbinleri ve gelişmiş silah sistemlerinde kullanılan nadir toprak elementleri için Brezilya'ya büyük yatırımlar yapıyor.

🔹 Dünyanın Çin'den sonra en büyük ikinci nadir toprak rezervine sahip Brezilya, küresel tedarik zincirlerinde stratejik bir merkez olmayı hedefliyor.

🔹 Şirketler yalnızca maden çıkarmayı değil, ayrıştırma tesisleri, metal üretimi ve mıknatıs üretimini de Brezilya'da gerçekleştirmeyi planlıyor.

Çin'e bağımlılığı azaltma çabası

🔹 Çin küresel nadir toprak rezervlerinin yaklaşık yarısına sahip olmasına rağmen işleme ve mıknatıs üretiminin yüzde 90'dan fazlasını kontrol ediyor.

🔹 Çin'in 2025 yılında bazı nadir toprak elementleri ve mıknatıslara ihracat kısıtlaması getirmesi Batı'nın Çin'e bağımlılığını yeniden gündeme taşıdı.

🔹 ABD, Çin'in piyasa hâkimiyetini kırmak amacıyla finansman, alım garantileri ve taban fiyat uygulamalarıyla alternatif projeleri destekliyor.

Brezilya'nın stratejisi

🔹 Brezilya Maden ve Enerji Bakanı Alexandre Silveira, ülkenin egemenliğine saygı gösteren tüm ülkelerin yatırımlarına açık olduklarını açıkladı.

🔹 Brezilya yönetimi ABD, Avrupa Birliği, Çin ve diğer ülkelerle sektör yatırımları konusunda görüşmeler yürütüyor.

🔹 Devlet Başkanı Luiz Inácio Lula da Silva, Brezilya'nın yalnızca ham madde ihracatçısı olmak yerine yüksek katma değerli bir nadir toprak sanayisi kurmasını istiyor.

Yeni yatırımlar

🔹 Poços de Caldas bölgesi nadir toprak yatırımlarının merkezlerinden biri hâline gelirken Avustralyalı Viridis 2028 yılında üretime başlamayı planlıyor.

🔹 Viridis'in yaklaşık 360 milyon dolarlık Colossus projesi ağır nadir toprak elementleri de üretecek ve ilk aşamada ürünler Solvay'ın ayrıştırma tesislerine gönderilecek.

🔹 ABD destekli USA Rare Earth şirketi nisan ayında Brezilyalı Serra Verde'yi 2,8 milyar dolara satın almak için anlaşma yaptı.

Jeopolitik rekabet

🔹 Brezilya, ABD öncülüğündeki kritik mineraller bloğuna katılma baskılarına rağmen taraf seçmemeyi tercih ediyor.

🔹 Çin, Brezilya madencilik sektörüne yatırım yapmayı sürdürürken BYD gibi Çinli şirketler ülkede sanayi yatırımlarını artırıyor.

🔹 Brezilya'nın tarafsız kalması, ülkenin güçlü bir nadir toprak üreticisine dönüşürken Batı tedarik zincirinin parçası olmayabileceği yönündeki endişeleri artırıyor.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Bir köpek gezdiricisi ile diş hekimi arasında plajın kime ait olduğu kavgası

Wall Street Journal
09.06.2026
Hukuki süreç

🔹 Wisconsin eyaletindeki Shorewood kasabasında bir köpek gezdiricisine sahilde izinsiz giriş yaptığı gerekçesiyle 313 dolar para cezası verildi.

🔹 Emekli akademisyen Paul Florsheim cezayı ödemek yerine karara itiraz ederek davayı üst mahkemeye taşıdı.

🔹 Florsheim, davanın Wisconsin Yüksek Mahkemesi'ne kadar giderek eyalette kıyı kullanım haklarını yeniden şekillendirmesini hedefliyor.

Anlaşmazlığın nedeni

🔹 Florsheim, Michigan Gölü kıyısındaki diş hekimi Daniel Domagala'nın evinin önünden iki köpeğiyle yürüyüş yapıyordu.

🔹 Domagala, "Bu noktadan sonrası özel mülktür" ve "Sadece su yoluyla erişim" tabelaları yerleştirerek yürüyüşçüleri, yüzücüleri ve kanocuları uzaklaştırmaya çalıştı.

🔹 Florsheim tabelalara rağmen kuru kum üzerinde yürümeye devam edince polis çağrıldı ve hakkında izinsiz giriş tutanağı düzenlendi.

Tarafların görüşleri

🔹 Florsheim, insanların kıyıda suda yürüyebilmesine izin verilirken birkaç adım yukarıdaki kuru kumda yürüyememesinin mantıksız olduğunu savunuyor.

🔹 Domagala ise Florsheim'a hiçbir zaman izin vermediğini ve izinsiz geçişleri evine girilmesine benzettiğini söyledi.

🔹 Domagala, geçen yaz yalnızca bir sezonda yaklaşık 50 kez şikâyette bulunduğunu ve insanları uzaklaştırmak için sık sık alarm sistemini çalıştırdığını ifade etti.

Hukuki tartışma

🔹 Mahkeme, 1923 yılında Wisconsin Yüksek Mahkemesi'nin verdiği bir kararı emsal göstererek arazi sahibinin öncelikli hakka sahip olduğuna hükmetti.

🔹 Yargıç Margo S. Kirchner, mevcut içtihadın uygulanması gerektiğini ancak kararın günümüz şartları açısından yeniden değerlendirilmesi gerektiğine işaret etti.

🔹 ABD'nin farklı eyaletlerinde de kıyıların halka açık kullanımı konusunda benzer hukuki anlaşmazlıklar yaşanıyor.

Yerel tepkiler

🔹 Bölge sakinlerinin önemli bölümü göl kıyısının herkesin kullanımına açık olması gerektiğini savunuyor.

🔹 Florsheim, çocukluğundan beri aynı bölgede yaşadığını ve 50 yıldan uzun süredir aynı sahilde yürüyüş yaptığını söyledi.

🔹 Midwest Environmental Advocates adlı sivil toplum kuruluşunun avukatları Florsheim'ın temyiz sürecinde hukuki desteğini üstlendi.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Nintendo’dan Sanrio’ya Japon eğlence hisseleri yapay zekâ rüzgârıyla baskı altında

Nikkei Asia
09.06.2026
Hisse performansı

🔹 Japon eğlence şirketlerinin hisseleri, pandemi sonrası güçlü yükselişin ardından 2026 yılında yapay zekâ odaklı piyasa hareketleri nedeniyle gerileme yaşadı.

🔹 Nintendo hisseleri yıl başından bu yana yaklaşık yüzde 30 düşerken, Sony yüzde 13, Bandai Namco yüzde 11 ve Sanrio yüzde 9 değer kaybetti.

🔹 Toei Animation ve Square Enix hisseleri de yaklaşık yüzde 13 geriledi.

Yapay zekâ etkisi

🔹 Yatırımcılar, yapay zekâ rallisi nedeniyle sermayelerini eğlence şirketlerinden teknoloji hisselerine kaydırdı.

🔹 SoftBank Group ve Kioxia gibi yapay zekâ ve yarı iletken odaklı şirketler güçlü yatırım girişleriyle piyasa değerlerini artırdı.

🔹 Yapay zekânın içerik üretimini artırarak rekabeti yoğunlaştırabileceği ve sektörün geleceğini belirsiz hâle getirebileceği değerlendiriliyor.

Donanım maliyetleri

🔹 Yapay zekâ kaynaklı çip ve bellek talebindeki artış, Sony ve Nintendo gibi oyun konsolu üreticilerinin üretim maliyetlerini yükseltiyor.

🔹 Sony yönetimi yükselen bellek fiyatlarının konsol maliyetlerini artırdığını ve bu maliyetlerin tüketiciye yansıtılmasının satışları olumsuz etkileyebileceğini belirtti.

🔹 Nintendo da artan maliyetler nedeniyle Switch 2'nin fiyatını piyasaya çıktıktan kısa süre sonra yükseltti.

Değerlemeler

🔹 Sektörde ileriye dönük fiyat/kazanç oranları son dönemde yaklaşık 40 seviyelerinden 20 seviyelerine geriledi.

🔹 Sanrio’nun ileriye dönük F/K oranı 40’ın üzerinden yaklaşık 17’ye, Sony’nin 24’ten 16’ya, Nintendo’nun 41’den 21’e ve Capcom’un 36’dan 19’a düştü.

🔹 Fon yöneticileri bazı şirketlerde 20’nin altındaki F/K seviyelerinin ucuz kalmaya başladığını değerlendiriyor.

Uzun vadeli görünüm

🔹 Japon hükümeti içerik sektörünü stratejik alanlardan biri olarak belirleyerek 2033 yılına kadar yurt dışı satışlarını 20 trilyon yene çıkarmayı hedefliyor.

🔹 Anime, oyun ve lisanslı ürün pazarının küresel ölçekte büyümeye devam etmesi bekleniyor.

🔹 Uzmanlar, sektörün uzun vadeli cazibesini koruduğunu ancak yapay zekânın fikrî mülkiyet ve içerik üretimi üzerindeki etkilerine ilişkin belirsizliklerin kısa vadede devam edeceğini belirtiyor.

🔹 Sektörde başarının, şirketlerin güçlü markalarını ve fikrî mülkiyetlerini yeni nesil kullanıcılarla buluşturabilme yeteneğine bağlı olacağı değerlendiriliyor.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Sony, yapay zekâ destekli kamera özellikleriyle Xperia akıllı telefon serisini yeniden büyütmeyi hedefliyor

Nikkei Asia
09.06.2026
Yeni model

🔹 Sony, amiral gemisi Xperia akıllı telefonunun yeni sürümünü perşembe günü piyasaya sürerek yapay zekâ destekli kamera özelliklerini kullanıcılarla buluşturacak.

🔹 Yeni model, geçen yılki Xperia 1 VII’de görülen ani kapanma ve yeniden başlama sorunlarının ardından serinin yeniden ivme kazanmasını amaçlıyor.

🔹 Sony, geçen yıl yaşanan üretim hatası nedeniyle satışları iki ay durdurmuş ve cihazları geri çağırmıştı.

Yapay zekâ özellikleri

🔹 Yeni kamera sistemi, çekim yapılacak konu ve ortama göre en uygun renk ve odak ayarlarını yapay zekâ yardımıyla öneriyor.

🔹 Kullanıcılar "canlı ve renkli görüntü" veya "daha sade ve şık görüntü" gibi seçenekler arasından tercih yapabiliyor.

🔹 Sony, sınırlı fotoğrafçılık bilgisine sahip kullanıcıların da profesyonel kalitede fotoğraf çekebilmesini hedefliyor.

Strateji değişikliği

🔹 Sony, Xperia serisinin hedef kitlesini yeniden tanımlayarak yalnızca profesyonel fotoğrafçılar yerine sosyal medyada içerik paylaşan genel tüketicileri de kapsayacak şekilde genişletti.

🔹 Şirket, akıllı telefonları iletişim teknolojilerinin merkezi ve kamera teknolojileri ile yeni nesil cihazlar için önemli bir geliştirme platformu olarak görmeye devam ediyor.

Pazar durumu

🔹 Apple, 2025 yılında sevkiyat bazında Japonya akıllı telefon pazarının yaklaşık yarısını oluştururken Sony yedinci sırada yer aldı.

🔹 Sony, Apple ve Samsung gibi küresel rakiplerle rekabet etmekte uzun süredir zorlanırken akıllı telefon iş kolunun geleceğine ilişkin kapanma söylentileri de gündeme gelmişti.

İlk sonuçlar

🔹 Yeni Xperia modeli Japonya'dan önce satışa çıktığı Tayvan ve Hong Kong'da önceki modele göre yaklaşık yüzde 30 daha yüksek satış performansı gösterdi.

🔹 Avrupa'daki ön siparişler de önceki modele kıyasla yaklaşık yüzde 30 artış kaydetti.

🔹 Sony, özellikle genç erkek kullanıcılar arasında iPhone ağırlığını kırmaya başladığını belirtiyor.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Japonya 24 saat araştırma yapacak yapay zekâ destekli biyobilim laboratuvarı kuracak

Nikkei Asia
09.06.2026
Proje

🔹 Japonya hükümeti, yeni ilaç geliştirme çalışmalarını hızlandırmak amacıyla yapay zekâ ve robotlar tarafından işletilecek tam otomatik bir biyobilim laboratuvarı kurmayı planlıyor.

🔹 Proje için 2026 mali yılından itibaren iki yıl boyunca yaklaşık 8 milyar yen (yaklaşık 50 milyon dolar) kaynak ayrılması ve laboratuvarın 2027 mali yılında faaliyete geçmesi hedefleniyor.

🔹 Laboratuvarın ana kurumu Moleküler Bilimler Enstitüsü olacak, projeye Japonya genelinden seçilen 10 araştırma kuruluşu katılacak.

Araştırma alanları

🔹 Laboratuvar genetik, proteinler ve beyin faaliyetleri başta olmak üzere biyoteknoloji alanlarına odaklanacak.

🔹 Toplanan veriler yapay zekâ analizine uygun biçimde düzenlenecek ve ilaç geliştirme ile yeni fonksiyonel malzemelerin keşfinde kullanılacak.

Yapay zekâ ve robotlar

🔹 Robotlar kimyasal reaktif sentezi ve analiz gibi laboratuvar işlemlerini gerçekleştirecek.

🔹 Yapay zekâ deney verilerini analiz edecek, robotları yönlendirecek ve deney süreçlerini sürekli gözden geçirerek gerekli düzenlemeleri otomatik olarak yapacak.

🔹 Japonya genelindeki araştırmacılar bulut sistemi üzerinden laboratuvar verilerine erişebilecek ve veri toplama ile araştırma planlarına ilişkin talimat verebilecek.

Küresel rekabet

🔹 ABD ve Avrupa’daki araştırma kurumları da 24 saat çalışabilen yapay zekâ ve robot sistemlerini araştırma verimliliğini artırmak için kullanıyor.

🔹 ABD’de Carnegie Mellon Üniversitesi’nde yürütülen benzer bir sistemin araştırma verimliliğini yedi katın üzerine çıkarması ve yıllık bilimsel yayın sayısını yaklaşık iki kat artırması bekleniyor.

🔹 Bilimsel araştırma otomasyon sistemleri pazarının 2030 yılına kadar yaklaşık 12,2 milyar dolara ulaşacağı ve bu yılki seviyeye göre yüzde 40 büyüyeceği öngörülüyor.

Hedefler

🔹 Japonya Bilim Bakanlığı, otomatik laboratuvarın etkinliğini değerlendirdikten sonra benzer sistemleri diğer bilimsel alanlarda da kullanmayı planlıyor.

🔹 Japonya’da doktora mezunu sayısının 2006’dan bu yana düşüş göstermesi ve yüksek kaliteli bilimsel yayınlarda ABD ile Çin’in gerisinde kalınması nedeniyle araştırma verimliliğinin artırılması hedefleniyor.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Nvidia’nın Jensen Huang’ı Güney Kore’de SK ile yapay zekâ fabrikası anlaşması yaptı

Nikkei Asia
09.06.2026
İş birliği

🔹 Nvidia ve SK Group, 2027 yılına kadar yapay zekâ fabrikaları kurmak ve yeni nesil bellek çipleri geliştirmek için stratejik iş birliği anlaşması yaptı.

🔹 Anlaşma, Nvidia’nın yapay zekâ altyapı teknolojisinin SK Hynix’in ötesine geçerek SK Group’un tüm şirketlerine yayılmasını öngörüyor.

🔹 Yapay zekâ fabrikası projesi SK Telecom tarafından yürütülecek ve ilerleyen dönemde gigawatt ölçeğine çıkarılarak Asya genelinde pazarlanması hedeflenecek.

Çip geliştirme

🔹 SK Hynix, Nvidia ile gelişmiş bellek çiplerinin tedariki ve ortak geliştirilmesi konusunda uzun vadeli iş birliği planlarını açıkladı.

🔹 Güney Koreli çip üreticisi, Nvidia’nın yapay zekâ yazılımlarını kullanarak çip tasarımı ve üretimi gerçekleştirecek.

🔹 Şirket, gelecekte çip fabrikalarının otonom şekilde çalışmasını sağlayacak üretim sistemleri geliştirmeyi amaçlıyor.

Yeni ortaklıklar

🔹 Naver, Nvidia ile birlikte Güney Kore’nin en büyük veri merkezlerinden birini 2027 yılına kadar kurmayı planlıyor.

🔹 LG, Hyundai Motor ve Doosan da robotik ve fiziksel yapay zekâ alanlarında Nvidia ile ortak geliştirme projeleri yürütüyor.

Jensen Huang’ın ziyareti

🔹 Nvidia Üst Yöneticisi Jensen Huang, Tayvan ziyaretinin ardından Güney Kore’ye gelerek ülkenin önde gelen teknoloji şirketleriyle temaslarda bulundu.

🔹 Huang, Güney Kore’de açılması planlanan Nvidia araştırma ve geliştirme merkezi için yetenek kazanımını desteklemek amacıyla üniversite öğrencileriyle bir araya geldi ve çok sayıda imza dağıttı.

🔹 Ziyareti sırasında SK, LG ve Naver yöneticileriyle yemek yiyen Huang, halkla buluştu, e-spor oyuncularını ziyaret etti, televizyon programına katıldı ve profesyonel beyzbol maçında ilk atışı gerçekleştirdi.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Sam Bankman-Fried, Trump’tan af talebinde bulundu

Financial Times
09.06.2026

🔹 İflas eden kripto para borsası FTX’in kurucusu Sam Bankman-Fried, yaklaşık üç yıl hapis yattıktan sonra ABD Başkanı Donald Trump’tan resmî af talebinde bulundu.

🔹 Bankman-Fried, Adalet Bakanlığı Af Ofisi’ne resmî başvurusunu yaptı.

Dava süreci

🔹 Bankman-Fried, 2023 yılında dolandırıcılık ve kara para aklama dahil yedi ayrı suçtan mahkûm edildi ve 25 yıl hapis cezası aldı.

🔹 ABD Adalet Bakanlığı, Bankman-Fried’in FTX müşterilerine ait milyarlarca doları riskli yatırımlar, kişisel harcamalar ve siyasi bağışlar için kullandığını açıkladı.

🔹 Avukatları, müşteri fonlarıyla yapılan bazı yatırımların değerli varlıklara dönüştüğünü savunarak mahkûmiyet kararının bozulmasını talep ediyor.

Af girişimi

🔹 Bankman-Fried, Fox Business’a cezaevinden verdiği röportajda Donald Trump’tan af istediğini açıkça söyledi.

🔹 Temsilcileri, Trump yönetimine yakın isimlerle bağlantıları bulunan Cumhuriyetçi stratejist Bryan Lanza ile temas kurdu.

🔹 ABD Adalet Bakanlığı, herkesin af başvurusu yapabileceğini ve nihai kararın başkana ait olduğunu belirtti.

Trump’ın af politikası

🔹 Donald Trump ikinci başkanlık döneminde yaklaşık 100 kişiye af verdi ve 6 Ocak 2021 Kongre baskınıyla bağlantılı binlerce kişi için af kararnamesi imzaladı.

🔹 Trump daha önce Binance kurucusu Changpeng Zhao ile BitMEX kurucu ortağı Arthur Hayes gibi kripto sektörünün önde gelen isimlerini de affetmişti.

FTX iflası

🔹 FTX’in çöküşü sonrasında şirketin yapay zekâ girişimleri Anthropic ve Cursor’daki erken dönem yatırımları yüksek değerlemelerle satıldı.

🔹 Bu satışlardan elde edilen gelirler, FTX’in iflas sürecinde alacaklıların zararlarının karşılanmasında kullanıldı.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Apollo ve Blackstone, Anthropic için 35 milyar dolarlık çip finansmanı anlaşması yaptı

Financial Times
09.06.2026
Finansman anlaşması

🔹 Apollo ve Blackstone, yapay zekâ şirketi Anthropic’in büyüme planlarını finanse etmek amacıyla 35 milyar dolarlık özel kredi anlaşmasını tamamladı.

🔹 Anlaşma, Anthropic’in Alphabet tarafından geliştirilen yapay zekâ çiplerini satın almasını finanse edecek en büyük özel kredi işlemlerinden biri oldu.

🔹 Wall Street’te bankalar ve yatırım şirketleri yapay zekâ altyapısı ve veri merkezi yatırımlarına yönelik finansmanı hızla artırıyor.

Yapı ve finansman modeli

🔹 "Big Sky" adı verilen işlem, Apollo’nun Atlas SP Partners birimi tarafından kurulan özel amaçlı şirket üzerinden borç ve özkaynak finansmanı kullanılarak yapılandırıldı.

🔹 Çiplerin kira sözleşmeleri işlem değerinin temel teminatını oluştururken finansman üç ayrı borç dilimi halinde düzenlendi.

🔹 Kıdemli iki borç diliminin faiz ödemeleri Broadcom tarafından desteklenerek finansman maliyetinin düşürülmesi sağlandı.

Borç yapısı

🔹 Yaklaşık 6 milyar dolarlık A1 tahvilleri ABD Hazine tahvillerinin 1 puan üzerinde faizle bankalara satıldı.

🔹 Yaklaşık 24 milyar dolarlık ikinci kıdemli borç varlığa dayalı kredi piyasalarındaki yatırımcılara yüzde 5,75 getiriyle ihraç edildi.

🔹 Broadcom desteği bulunmayan 4,5 milyar dolarlık alt kademe borç yüzde 8,5 faiz oranıyla yatırımcılara sunuldu.

Yapay zekâ yatırımları

🔹 Anlaşma, Alphabet’in yapay zekâ yatırımlarını finanse etmek amacıyla gerçekleştirdiği 85 milyar dolarlık hisse satışının hemen ardından tamamlandı.

🔹 Anthropic halka arz hazırlıklarını sürdürürken daha önce 65 milyar dolarlık özel finansman turunu tamamlamıştı.

🔹 Broadcom Üst Yöneticisi Hock Tan, bu modelin yapay zekâ hesaplama altyapısını finanse edecek benzer işlemlerin ilki olduğunu ve yeni anlaşmaların geleceğini söyledi.

Piyasa görünümü

🔹 Yapay zekâ yatırımlarındaki hızlı kredi genişlemesi, grafik işlemci ve yapay zekâ çiplerinin teknolojik gelişmeler karşısında ne kadar hızlı değer kaybedeceğine ilişkin tartışmaları da artırıyor.

🔹 Bazı yatırımcılar, Anthropic’in halka arz öncesi finansal verilerine erişim sağlanmaması ve kademeli kullanım yapısı nedeniyle anlaşmaya katılmamayı tercih etti.

← Ana sayfaya dön