← Ana sayfaya dön

Yapay zekâ talebiyle Çin, dünyanın en büyük nükleer enerji üreticisi olma yolunda ilerliyor

South China Morning Post
10.06.2026
Nükleer kapasite yarışı

🔹 Çin'in önümüzdeki beş yıl içinde nükleer enerji kapasitesi bakımından ABD'yi yakalayarak dünyanın en büyük nükleer enerji üreticisi olması bekleniyor.

🔹 Çin, dünya genelinde yapımı süren nükleer reaktörlerin yaklaşık yarısına sahip bulunuyor.

🔹 Gavekal Technologies analizine göre Çin'in nükleer sektörü 2035 yılına kadar dünyanın en dinamik ve en önemli nükleer endüstrisi konumuna ulaşabilir.

Yapay zekâ ve enerji talebi

🔹 Yapay zekâ veri merkezlerinin hızla artan elektrik ihtiyacı ve Orta Doğu savaşı nedeniyle küresel enerji piyasalarında yaşanan sorunlar nükleer enerjiye olan ilgiyi yeniden artırdı.

🔹 Güvenilir ve karbon emisyonu düşük enerji kaynağı olarak görülen nükleer enerji, birçok ülkenin enerji güvenliği stratejisinde yeniden ön plana çıkıyor.

Çin'in yatırım planı

🔹 Pekin yönetimi son beş yıllık kalkınma planında nükleer enerjiyi stratejik enerji kaynaklarından biri olarak belirledi.

🔹 Çin, 2030 yılına kadar 110 gigavat kurulu nükleer kapasiteye ulaşmayı hedefliyor.

🔹 Nisan ayı itibarıyla ülkede 36 yeni nükleer reaktörün inşası devam ediyordu.

ABD ile karşılaştırma

🔹 ABD hâlen dünyanın en büyük faal nükleer reaktör filosuna sahip olmasına rağmen 1996'dan bu yana yalnızca üç yeni reaktörü devreye alabildi.

🔹 Donald Trump yönetimi, 2050 yılına kadar ABD'nin nükleer kapasitesini 400 gigavata çıkarma hedefini açıkladı ve izin süreçlerini hızlandırmaya yönelik kararlar aldı.

🔹 Rapora göre yüksek yatırım maliyetleri ve düzenleyici engeller ABD'de yeni nükleer santral yatırımlarını yavaşlatmaya devam ediyor.

Maliyet avantajı

🔹 Çin, standartlaştırılmış reaktör tasarımları ve yerli tedarik zinciri sayesinde yeni nesil reaktörleri watt başına yaklaşık 2-3 dolar maliyetle inşa edebiliyor.

🔹 ABD'deki son nükleer santral projelerinde maliyet watt başına yaklaşık 15 dolar seviyesine ulaştı.

🔹 Çin yeni bir nükleer santrali yaklaşık altı yılda, ABD ise son projelerde on yılı aşan sürede tamamlayabiliyor.

Füzyon teknolojisi

🔹 Rapora göre Çin fisyon tabanlı nükleer enerjide öne çıkarken, nükleer füzyon teknolojisi yarışında ABD önemli avantajını koruyor.

🔹 Dünyadaki füzyon girişimlerinin yarısından fazlası ABD'de faaliyet gösteriyor ve sektör özellikle yapay zekâ şirketlerinin yoğun ilgisini çekiyor.

🔹 Çin'deki füzyon çalışmaları ise büyük ölçüde devlet tarafından yürütülüyor ve özel sektör ekosistemi henüz erken gelişim aşamasında bulunuyor.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

SpaceX halka arzına katılamayan Çinli yatırımcılar dolaylı yatırım yollarına yöneliyor

South China Morning Post
10.06.2026
Halka arz engeli

🔹 Çin ana karası ve Hong Kong'daki yatırımcılar, düzenleyici ve uyumluluk gerekçeleriyle SpaceX'in halka arzına doğrudan katılamıyor.

🔹 SpaceX hisseleri 135 dolar fiyatla pazarlanıyor ve şirketin yaklaşık 1,8 trilyon dolar değerlemeyle Nasdaq'ta işlem görmesi bekleniyor.

🔹 ABD hisselerinde işlem yapan birçok Çinli yatırımcı, halka arz tahsisatı alamadığı için hisseleri ancak borsada işlem görmeye başladıktan sonra satın alabilecek.

Alternatif yatırım arayışları

🔹 Çinli yatırımcılar SpaceX temasına dolaylı erişim sağlamak için yurt dışı hesaplara, A hissesi piyasasındaki vekil şirketlere ve ticari uzay sektörüne odaklanan yatırımlara yöneliyor.

🔹 Pekin yönetiminin lisanssız sınır ötesi menkul kıymet hizmetlerine yönelik iki yıllık denetim süreci, ana karadaki yatırımcıların yurt dışı piyasalara erişimini daha da zorlaştırdı.

🔹 Buna rağmen bazı aracı kurumlar yeni müşteri kazanmak amacıyla SpaceX hissesi veya parçalı hisse ödülleri içeren kampanyalar düzenliyor.

Çin'deki uzay sektörü hisseleri

🔹 Çin ticari uzay sektörü endeksi yıl başından bu yana yaklaşık %6,7 yükseldi.

🔹 Bazı yatırımcılar SpaceX halka arzının Çin uzay sektöründeki şirketlerin değerlemelerini de yükseltebileceğini düşünerek yerli uzay fonlarına yatırım yapıyor.

🔹 Bu fonların önemli yatırımları arasında China Aerospace Times Electronics, China Spacesat ve China Satellite Communications bulunuyor.

Tedarik zinciri spekülasyonları

🔹 SpaceX veya Starlink tedarik zinciriyle bağlantılı olduğu düşünülen Çinli şirket hisselerinde güçlü spekülatif yükselişler görüldü.

🔹 Radyo frekans bileşenleri üreten Sunway Communication hisseleri bu yıl yaklaşık %57 yükselerek rekor seviyeye ulaştı.

🔹 Lens Technology ve Western Materials gibi şirketler de SpaceX bağlantısı iddiaları nedeniyle yatırımcı ilgisi gördü.

Beklentiler

🔹 Analistler, SpaceX halka arzının Çin ticari uzay sektöründeki şirketler için yeni bir değerleme ölçütü oluşturabileceğini düşünüyor.

🔹 Uydu fırlatmaları, yeniden kullanılabilir roket testleri, devlet desteği ve sermaye girişlerinin artmasıyla Çin ticari uzay sektörünün büyüme hızının yükseldiği değerlendiriliyor.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Patriot füzesinin fabrikadan cepheye ulaşması neden yıllar sürüyor?

Wall Street Journal
10.06.2026
Üretim kapasitesi

🔹 En yeni PAC-3 MSE Patriot önleme füzeleri saniyeler içinde ateşlenebilse de üretimleri iki yıldan uzun sürüyor ve her birinin maliyeti yaklaşık 4 milyon dolar seviyesinde bulunuyor.

🔹 Pentagon, Lockheed Martin ile yıllık üretimi üç kattan fazla artırarak yaklaşık 2.000 füze seviyesine çıkarma konusunda anlaşma yaptı.

🔹 Lockheed Martin'in bu üretim kapasitesine 2030 sonundan önce ulaşması beklenmiyor.

Talep ve stok sorunu

🔹 İran savaşı, Ukrayna savaşı ve ABD müttefiklerinden gelen yüksek siparişler Patriot stokları üzerindeki baskıyı artırdı.

🔹 Center for Strategic and International Studies analizine göre Patriot stoklarının İran savaşı öncesi seviyelere dönmesi en az üç yıl sürebilir.

🔹 Mevcut mühimmat bütçelerinin stokların yeniden oluşturulması için yeterli olmayabileceği değerlendiriliyor.

Üretim süreci

🔹 Patriot üretiminde 400'den fazla şirket görev alıyor ve tedarik zincirindeki her aşama üretim süresini uzatabiliyor.

🔹 Boeing füzenin hedef arayıcı sistemleri, devre kartları ve kablolama bölümlerini üretirken, L3Harris roket motoru ve itki sistemlerini hazırlıyor.

🔹 Tüm parçalar Lockheed Martin'in Arkansas'taki tesisine ulaştıktan sonra nihai montaj yaklaşık altı haftada tamamlanabiliyor.

🔹 Son kontrollerin ardından füzelerin dünyanın farklı bölgelerindeki hava savunma birliklerine sevkiyatı gerçekleştiriliyor ve üretimin yaklaşık yarısı yabancı müşterilere teslim ediliyor.

Tedarik zinciri sorunları

🔹 Patriot programının ikinci kademe tedarikçilerinin yüzde 80'den fazlası aynı zamanda başka füze programlarına da parça sağlıyor.

🔹 Bu durum Patriot üretiminin artırılmasının diğer füze programlarının tedarik zincirlerini de etkileyebilmesine yol açıyor.

🔹 Füzenin hedef arayıcı sisteminde kullanılan bazı elektronik bileşenler ticari olarak artık üretilmediği için ABD pahalı yabancı tedarikçilere bağımlı kalıyor.

🔹 Lockheed Martin, Boeing ve L3Harris üretim darboğazlarını azaltmak için robotik sistemler, yeni tedarikçiler ve fabrika yatırımlarıyla kapasiteyi artırmaya çalışıyor.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Elon Musk, ilk trilyoner olma yolunda SpaceX halka arzı için bireysel yatırımcılara güveniyor

Wall Street Journal
10.06.2026

🔹 SpaceX'in 13 Haziran'da gerçekleşmesi beklenen halka arzında yaklaşık 75 milyar dolar kaynak toplanması ve şirket değerlemesinin 1,77 trilyon dolara ulaşması hedefleniyor.

🔹 Halka arzın başarılı olması halinde Elon Musk'ın dünyanın ilk trilyonerine dönüşebileceği değerlendiriliyor.

Bireysel yatırımcı ilgisi

🔹 SpaceX'in halka arzında hisselerin yaklaşık yüzde 20'sinin bireysel yatırımcılara ayrılması bekleniyor. Geleneksel halka arzlarda bu oran genellikle yüzde 5-7 seviyesinde bulunuyor.

🔹 Robinhood ve Fidelity gibi aracı kurumlar SpaceX hisseleri için yoğun talep bekliyor. Fidelity, bu halka arz için asgari hesap bakiyesi şartını 100 bin-500 bin dolardan 2 bin dolara indirdi.

🔹 Charles Schwab'a göre SpaceX izahnamesinin yayımlanmasının ardından yaklaşan halka arz sayfasına ziyaretçi sayısı üç kat arttı.

Musk etkisi

🔹 Tesla'da bireysel yatırımcılar hissedar tabanının yaklaşık üçte birini oluşturuyor ve Musk'ın sadık yatırımcı kitlesinin SpaceX'e de güçlü destek vermesi bekleniyor.

🔹 Musk daha önce küçük yatırımcılara öncelik vereceğini açıklamış ve SpaceX halka arzında bunu uygulamaya hazırlanıyor.

Riskler

🔹 SpaceX'in değerlemesi son birkaç yılda yüzde 2.000'den fazla yükseldi ve birçok bireysel yatırımcı bu artışın büyük bölümünü kaçırdı.

🔹 Şirket 2025 yılında 18,7 milyar dolar gelir elde etmesine rağmen zarar açıkladı ve 2026'nın ilk çeyreğinde zararını artırdı.

🔹 Şirketin fiyat/satış oranı yaklaşık 93,6 seviyesinde bulunurken S&P 500 şirketlerinin ortalaması yaklaşık 3,3 seviyesinde yer alıyor.

Endekslere hızlı giriş planı

🔹 Nasdaq, SpaceX hisselerinin yalnızca 15 işlem günü sonra Nasdaq-100 endeksine dahil olabilmesine onay verdi.

🔹 S&P 500 ise şirketin kârlılık şartını karşılamaması nedeniyle erken endeks üyeliğine izin vermedi.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Yatırımcılar çip hisselerindeki dalgalanma sırasında piyasanın farklı köşelerine yöneliyor

Wall Street Journal
10.06.2026
Teknoloji hisselerinde dalgalanma

🔹 Nasdaq endeksi salı günü yaklaşık yüzde 1 gerileyerek yıl başından bu yana en sert yükseliş dönüşlerinden birini yaşadı.

🔹 Faiz artışı beklentileri, yapay zekâ yatırımlarına ilişkin endişeler ve yaklaşan büyük teknoloji halka arzları teknoloji hisselerinde oynaklığı artırdı.

🔹 SpaceX halka arzının başlamasıyla teknoloji sektörüne yeni hisse arzlarının hızlanması bekleniyor.

Farklı sektörlere yöneliş

🔹 S&P 500 endeksi yüzde 0,3 gerilerken endeksteki 11 sektörün 9'u günü yükselişle tamamladı.

🔹 Gayrimenkul, temel tüketim ve sağlık sektörleri yükseliş gösterirken Home Depot ve J.M. Smucker günün öne çıkan hisseleri arasında yer aldı.

🔹 Joshua Schachter, birçok çip hissesinin değerlemeler yerine duygu ve momentumla işlem gördüğünü, piyasanın diğer alanlarında fırsatlar bulunduğunu söyledi.

Ulaştırma hisseleri öne çıkıyor

🔹 Güçlü istihdam verileri ekonomik büyüme beklentilerini desteklerken ulaştırma şirketlerinin hisseleri yükselişini sürdürdü.

🔹 Dow Jones Transportation Average beş işlem günüdür yükselirken 2026 yılı kazancı yüzde 29'a ulaştı.

🔹 Old Dominion Freight Line yıl başından bu yana yüzde 59, Ryder System yüzde 45 ve Matson yüzde 57 değer kazandı.

Kâr büyümesi devam ediyor

🔹 Malzeme sektöründeki şirketlerin kârları yaklaşık yüzde 42, tüketici harcamaları sektöründe yüzde 41 ve finans sektöründe yüzde 22 arttı.

🔹 Analistler ikinci çeyrekte şirket kârlarının yüzde 22, yıl genelinde ise yüzde 23 artmasını bekliyor.

Alternatif yatırım tercihleri

🔹 Eşit ağırlıklı S&P 500 endeksi yıl başından bu yana yüzde 8 yükselerek piyasa değeri ağırlıklı S&P 500 endeksini geride bıraktı.

🔹 Teknoloji satışları sırasında put opsiyon işlemleri rekor seviyelere yaklaşırken S&P 500 opsiyon hacmi 7,8 milyon kontrata ulaştı.

🔹 İşlemlerin yaklaşık yüzde 64'ünü aynı gün vadeli sıfır gün opsiyonları (0DTE) oluşturdu.

Yurt dışı piyasalara ilgi

🔹 Bazı yatırımcılar ABD dışındaki daha düşük değerlemeli piyasalara yönelmeye başladı.

🔹 Güney Kore Kospi endeksi yüzde 92 yükselse de performans büyük ölçüde Samsung ve SK Hynix hisselerinden kaynaklandı.

🔹 Japonya Nikkei endeksi yıl başından bu yana yüzde 30 yükselirken İngiltere FTSE 100 endeksi yüzde 3 değer kazandı.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Çin'in nadir toprak elementlerindeki hâkimiyetini kırma mücadelesi Brezilya'ya taşınıyor

Wall Street Journal
10.06.2026
Brezilya'nın yükselen rolü

🔹 Batılı şirketler, Çin'in nadir toprak elementlerindeki küresel hâkimiyetini azaltmak amacıyla Brezilya'daki projelere büyük yatırımlar yapıyor.

🔹 Çin'in ardından dünyanın en büyük ikinci nadir toprak rezervlerine sahip olan Brezilya, küresel tedarik zincirinde daha stratejik bir konuma yükselmeyi hedefliyor.

🔹 Brezilya yalnızca cevher çıkarmayı değil, ayrıştırma tesisleri, metal üretimi ve mıknatıs üretimi gibi yüksek katma değerli süreçleri de ülke içinde geliştirmeyi amaçlıyor.

Çin'e bağımlılığı azaltma çabası

🔹 Çin küresel nadir toprak rezervlerinin yaklaşık yarısını elinde bulundurmasına rağmen işleme ve mıknatıs üretim kapasitesinin yüzde 90'dan fazlasını kontrol ediyor.

🔹 ABD ve Batılı ülkeler, Çin'e olan bağımlılığı azaltmak amacıyla Afrika, Avustralya ve Brezilya gibi ülkelerde yeni projeleri destekliyor.

🔹 ABD yönetimi sektör için finansman, alım garantileri ve fiyat destekleri sağlayarak Çin'in fiyat baskısıyla rakiplerini piyasadan çıkarmasını önlemeye çalışıyor.

Brezilya'nın tarafsız politikası

🔹 Brezilya Maden ve Enerji Bakanı Alexandre Silveira, ülkenin egemenliğine saygı gösteren tüm ülkelerin yatırımına açık olduklarını söyledi.

🔹 Brezilya, ABD öncülüğündeki kritik mineraller bloğuna katılmak yerine ABD, Avrupa Birliği, Çin ve diğer ülkelerle eş zamanlı iş birliği yürütmeyi tercih ediyor.

🔹 Devlet Başkanı Luiz Inácio Lula da Silva, Brezilya'nın yalnızca ham madde ihracatçısı olmak istemediğini, yüksek teknoloji üreten yerli bir nadir toprak sanayisi oluşturmayı hedeflediğini belirtti.

Yatırımlar hızlanıyor

🔹 Avustralyalı Viridis ve Meteoric ile Kanadalı Aclara Brezilya'daki büyük nadir toprak projelerini geliştirirken, USA Rare Earth de Serra Verde şirketini 2,8 milyar dolara satın alma anlaşması yaptı.

🔹 Viridis, 2028 yılında üretime başlamayı ve özellikle elektrikli araçlar ile savaş uçaklarında kullanılan ağır nadir toprak elementlerini üretmeyi planlıyor.

🔹 Brezilya'daki kil bazlı rezervlerin Avustralya'daki sert kaya yataklarına göre daha düşük maliyetle işlenebildiği değerlendiriliyor.

Gelecek planları

🔹 Viridis ilk aşamada üretimini Avrupa'daki Solvay tesislerine göndermeyi planlarken, 2030'lu yıllarda ayrıştırma işlemlerinin bir bölümünü Brezilya'da gerçekleştirmeyi hedefliyor.

🔹 Brezilya Kongresi stratejik minerallere ilişkin yeni düzenlemeler üzerinde çalışırken, sektör temsilcileri aşırı katı yerli üretim şartlarının yatırımları yavaşlatabileceği uyarısında bulunuyor.

🔹 Çin, Brezilya madencilik sektörüne yatırım yapmayı sürdürürken BYD gibi Çinli şirketlerin sanayi yatırımları da ülkeye yönelmeye devam ediyor.

🔹 Analistler, Brezilya'nın önemli bir nadir toprak gücü hâline gelebileceğini ancak bunun Batı tedarik zincirinin parçası olacağı anlamına gelmeyebileceğini değerlendiriyor.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Büyük güçler güçlerinin de sınırları olduğunu öğreniyor

Wall Street Journal
10.06.2026
Değişen savaş dengeleri

🔹 Yazar, ABD, Rusya ve Çin gibi büyük güçlerin askerî üstünlüklerine rağmen istedikleri stratejik sonuçları elde etmekte zorlandığını savundu.

🔹 ABD'nin İran'a yönelik operasyonlarına rağmen Tahran yönetiminin ayakta kaldığını, Hürmüz Boğazı'nı abluka altında tutmaya ve İsrail ile Körfez ülkelerine füze saldırıları düzenlemeye devam ettiğini belirtti.

🔹 Ukrayna'nın ABD desteğinin azalmasına rağmen cephe hattını koruduğu ve Rusya topraklarına giderek daha etkili saldırılar gerçekleştirdiği ifade edildi.

Teknolojinin etkisi

🔹 İHA'lar ve düşük maliyetli hassas mühimmatların küçük ve orta ölçekli ülkelerin askerî kapasitesini önemli ölçüde artırdığı savunuldu.

🔹 Letonya Dışişleri Bakanı Baiba Braže, Ukrayna'nın teknolojik üstünlüğü sayesinde daha sağlam bir konuma geldiğini söyledi.

🔹 Çin'in Tayvan konusunda karar alırken Ukrayna ve İran savaşlarından çıkan askerî dersleri yakından izlediği aktarıldı.

Uzman değerlendirmeleri

🔹 İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, işgal ederek ülke ele geçirmenin artık uygulanabilir bir savaş yöntemi olmaktan çıktığını söyledi.

🔹 Hollanda Genelkurmay Başkanı Onno Eichelsheim, ilk haftalarda sonuç alınamayan savaşların uzun süreli çıkmaza dönüştüğünü ve askerî güçle rejim değiştirmenin giderek zorlaştığını ifade etti.

🔹 Çinli emekli Albay Zhou Bo, Ukrayna savaşının insansız hava araçlarının kullanımına ilişkin önemli askerî dersler sunduğunu ve Çin'in bu alandaki tecrübeleri incelemesi gerektiğini söyledi.

Orta güçlerin rolü

🔹 Singapurlu akademisyen Bilahari Kausikan, küçük ve orta ölçekli ülkelerin doğru strateji geliştirmeleri halinde büyük güçlere karşı da hareket alanına sahip olabileceğini savundu.

🔹 Kausikan, Ukrayna örneğinin en önemli dersinin dış yardım değil, ülkenin kendi direniş iradesi olduğunu söyledi ve Tayvan'ın bu konuda yanlış sonuç çıkardığını öne sürdü.

🔹 Filipinler Savunma Bakanı Gilberto Teodoro Jr., barışın korunabilmesi için güçlü savunma kapasitesine ihtiyaç bulunduğunu ifade etti.

Uluslararası dengeler

🔹 Kanada, Avrupa ülkeleri ve Asya demokrasilerinin ABD ve Çin'e bağımlılığı azaltmak amacıyla askerî, ekonomik ve güvenlik alanlarında iş birliklerini güçlendirdiği belirtildi.

🔹 Fransız siyaset bilimci Nicolas Tenzer, orta büyüklükteki ülkelerin birlikte hareket etmeleri halinde büyük güçlerin kararlarını dengeleme kapasitesine sahip olabileceklerini söyledi.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Japonya, yapay zekâ talebinin büyüttüğü denizaltı kablo pazarında daha büyük rol hedefliyor

Nikkei Asia
10.06.2026

🔹 Japonya, yapay zekâ ve veri merkezi yatırımlarının hızla artmasıyla büyüyen denizaltı internet kablosu sektöründe küresel konumunu güçlendirmeye çalışıyor.

🔹 Geleneksel olarak çok sayıda telekom şirketinin ortak finanse ettiği kablo projeleri, karar alma süreçlerinin yavaşlaması nedeniyle daha küçük yatırım gruplarına yönelmeye başladı.

Yeni yatırımlar

🔹 NTT Data, Sumitomo ve JA Mitsui Leasing ortaklığıyla Japonya, Güney Kore, Malezya, Singapur, Tayvan ve Filipinler'i bağlayacak 150 milyar yenlik Intra-Asia Marine (I-AM) kablo projesini başlattı.

🔹 Küresel denizaltı kablo yatırımlarının 2026 yılında 6 milyar doların üzerine çıkması, Asya'daki projelerin ise 2026-2029 döneminde 4 milyar doları aşması bekleniyor.

Yapay zekâ etkisi

🔹 Google, Meta, Microsoft ve Amazon gibi teknoloji devleri, bulut ve yapay zekâ altyapısını desteklemek amacıyla denizaltı kablolarına doğrudan yatırım yapan en büyük oyuncular arasında yer alıyor.

🔹 Büyük telekom konsorsiyumlarının yerini daha küçük yatırım grupları almaya başlarken, teknoloji şirketlerinin yeni kablolardaki sahiplik payının 2030'da yüzde 30'a ulaşacağı öngörülüyor.

Japon şirketlerinin stratejisi

🔹 Arteria Networks, yalnızca yurt içi fiber altyapısının yeterli olmadığını değerlendirerek Japonya-Singapur arasındaki denizaltı kablo projelerine yatırım yapmaya başladı.

🔹 Sumitomo, denizaltı kablolarını veri merkezleri, sanayi parkları ve akıllı şehir projeleri için temel altyapı yatırımı olarak görüyor.

🔹 JA Mitsui Leasing, Asya'daki veri tüketiminin hızla arttığını ve yalnızca Japonya-ABD kablolarının gelecekte yeterli olmayacağını değerlendirdi.

Stratejik altyapı

🔹 Japon hükümeti denizaltı kablolarını yarı iletkenler ve veri merkezleriyle birlikte ekonomik güvenlik açısından stratejik altyapı olarak görüyor ve yeni iniş noktalarını destekliyor.

🔹 NEC, önümüzdeki beş yılda 100 milyar yenden fazla yatırım yaparak üretim kapasitesini artırmayı ve küresel denizaltı kablo pazarındaki payını yüzde 20'nin üzerinden yüzde 40'a çıkarmayı hedefliyor.

🔹 NTT, mevcut kablo yapısını değiştirmeden veri iletim kapasitesini dört kat artırabilecek dört çekirdekli optik fiber teknolojisini 2029 civarında ticarileştirmeyi planlıyor.

🔹 SoftBank, yapay zekâ uygulamalarının gelecekte oluşturacağı veri trafiğinin bugünden tam olarak öngörülemediğini ancak gerekli altyapının önceden kurulması gerektiğini belirtiyor.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Yapay zekânın gölgelediği küresel boğa piyasası

New York Times
10.06.2026

🔹 Liaquat Ahamed, son 18 ayda küresel hisse senedi yükselişinin en dikkat çekici unsurunun ABD dışındaki piyasaların çok daha güçlü performans göstermesi olduğunu savundu.

🔹 2025 başından itibaren gelişmekte olan ülke borsaları yüzde 68, Avrupa yüzde 45 ve Japonya yüzde 44 getiri sağlarken ABD hisse piyasasının yüzde 26 getiriyle geride kaldığını yazdı.

Yapay zekâ yatırımlarının küresel etkisi

🔹 Yapay zekâ yatırımlarının yalnızca ABD teknoloji şirketlerine değil, dünyanın farklı bölgelerindeki tedarik zincirlerine de büyük kazanç sağladığını savundu.

🔹 Nvidia'nın çip tasarımları, ASML'nin litografi makineleri ve TSMC'nin üretim kapasitesinin gelişmiş yapay zekâ çiplerinin temelini oluşturduğunu belirtti.

🔹 Yüksek bant genişlikli bellek üretiminde Güney Koreli şirketlerin küresel pazarda önemli paya sahip olduğunu yazdı.

🔹 Avrupa şirketlerinin veri merkezleri için gerekli enerji altyapısı, transformatör ve elektrik yönetim sistemlerinde küresel lider konumda bulunduğunu ifade etti.

Küresel kâr artışı

🔹 2025 yılında şirket kârlarının yalnızca ABD'de değil, dünyanın hemen her büyük bölgesinde güçlü büyüme gösterdiğini savundu.

🔹 Japonya'da şirket yönetim anlayışının değiştiğini, hissedar getirilerine daha fazla önem verildiğini ve kurumsal reformların hızlandığını yazdı.

🔹 Avrupa'da Rusya-Ukrayna savaşı sonrasında savunma harcamalarının artmasının havacılık ve savunma sanayii şirketlerine önemli katkı sağladığını belirtti.

🔹 Almanya'nın mali disiplin politikasından uzaklaşmasının Avrupa ekonomisine ilave destek oluşturduğunu ifade etti.

ABD piyasalarının ağırlığı

🔹 ABD'nin küresel hisse senedi piyasa değerinin yaklaşık yüzde 65'ini oluşturmasının yatırımcıların dünya piyasalarını ABD üzerinden değerlendirmesine yol açtığını savundu.

🔹 Amerikan finans medyasının ve yatırım endekslerinin ağırlığının küresel yükselişin diğer ülkelerdeki boyutunu gölgede bıraktığını yazdı.

Son değerlendirme

🔹 ABD ekonomisinin derin sermaye piyasaları, girişimcilik kültürü ve enerji bağımsızlığı sayesinde önemli avantajlarını koruduğunu belirtti.

🔹 Yapay zekâ devriminin yalnızca Amerikan teknoloji şirketlerinin başarısından ibaret olmadığını, Tayvan, Güney Kore, Avrupa ve gelişmekte olan ülkelerin de bu büyümenin önemli parçaları olduğunu savundu.

🔹 Küresel boğa piyasasının yalnızca ABD'den ibaret görülmesinin yatırımcıların dünyadaki daha geniş fırsatları gözden kaçırmasına neden olabileceğini ileri sürdü.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Ortadoğu savaşında herkes kaybetti

New York Times
10.06.2026

🔹 Thomas L. Friedman, İsrail, İran, Hizbullah, Hamas ve ABD yönetimlerinin son Ortadoğu savaşındaki performanslarını inceleyecek bir soruşturma komisyonu istemediğini savundu.

🔹 Friedman, savaşın henüz sona ermemesine rağmen tüm tarafların siyasi, ahlaki ve ekonomik açıdan kaybettiğini öne sürdü.

Hamas ve Gazze

🔹 Friedman, Hamas'ın 7 Ekim 2023 saldırısıyla İsrail'e karşı bölgesel bir ayaklanma başlatmayı ve Yahudi devletini ortadan kaldırmayı hedeflediğini savundu.

🔹 Hamas'ın iki devletli çözümü hedefleyen bir siyasi plan sunmadığını, yalnızca İsrail'e saldırı planlarıyla hareket ettiğini ileri sürdü.

🔹 İsrail'in sert askeri karşılığı sonucunda Gazze'de on binlerce sivilin hayatını kaybettiğini ve yüz binlerce kişinin yaralandığını yazdı.

🔹 Hamas lideri Yahya Sinvar'ın sivil kayıpları Filistin davası için gerekli fedakârlık olarak gördüğünü öne sürdü.

İsrail

🔹 Friedman, Başbakan Binyamin Netanyahu'nun Hamas'ı askeri açıdan zayıflatmasına rağmen Gazze için ılımlı bir Filistin alternatifini desteklemediğini savundu.

🔹 İsrail'in milyarlarca dolar harcadığını, uluslararası itibar kaybettiğini ve buna rağmen Hamas'ın Gazze'nin önemli bölümünde varlığını sürdürdüğünü yazdı.

🔹 Netanyahu'nun iktidarını korumak ve hakkındaki yolsuzluk davalarının etkisini azaltmak için siyasi hesaplarla hareket ettiğini ileri sürdü.

Hizbullah

🔹 Friedman, Hizbullah'ın Lübnan'ı istemediği bir savaşa sürüklediğini ve İran'ın çıkarları doğrultusunda hareket ettiğini savundu.

🔹 İsrail'in saldırıları sonucu Güney Lübnan ve Beyrut'taki Şii bölgelerinin ağır hasar gördüğünü, yaklaşık bir milyon Lübnanlının yerinden edildiğini yazdı.

İran

🔹 Friedman, ABD ve İsrail'in İran rejimini hava saldırılarıyla devirmeyi hedeflediğini ancak bu planın başarısız olduğunu savundu.

🔹 İran'ın buna karşılık Hürmüz Boğazı'nı kapatarak küresel petrol arzını baskı altına aldığını ve Körfez ülkelerindeki ABD müttefiklerini hedef aldığını yazdı.

🔹 İran yönetiminin milyarlarca dolarlık nükleer ve bölgesel nüfuz politikalarının ülke halkına refah sağlamadığını ileri sürdü.

ABD

🔹 Friedman, Donald Trump'ın İran'ı nükleer programından vazgeçirmesi halinde savaşın sonunda diplomatik bir kazanım elde edebileceğini belirtti.

🔹 İran'ın nükleer faaliyetlerini durdurması karşılığında yaptırımların kaldırılması, dondurulmuş varlıkların serbest bırakılması ve Hürmüz Boğazı üzerindeki fiili kontrolünün kabul edilmesini talep edebileceğini savundu.

Sonuç

🔹 Friedman, savaşın tarafı olan liderlerin kendi siyasi çıkarlarını halklarının refahının önüne koyduğunu öne sürdü.

🔹 Ateşkesin kalıcı hale gelmesi durumunda toplumların kendi liderlerinden hesap sormasının bölge için tek umut olabileceğini savundu.

← Ana sayfaya dön