🔹 Suudi Arabistan, Türkiye ve Pakistan, cuma günü Mekke’de savunma anlaşması imzaladı. Anlaşmaya göre üç ülkeden birine yönelik silahlı saldırı, tümüne yapılmış saldırı sayılacak.
🔹 Üç ülke, anlaşmanın askeri koalisyon oluşturmadığını ve caydırıcılık amacı taşıdığını açıkladı. Suudi Arabistan Kamu Diplomasisinden Sorumlu Bakan Yardımcısı Rayed Krimly, paktın bölgedeki hiçbir ülkenin güvenliğini tehdit etmediğini söyledi; Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da anlaşmanın herhangi bir ülkeyi hedef almadığını ve bölgesel barış, refah ve istikrarı destekleyen tüm kardeş ülkelere açık olduğunu belirtti.
🔹 Katar, Türkiye ile mevcut savunma anlaşması nedeniyle pakta katılabilecek ülkeler arasında öne çıkıyor. Kuveyt de temmuz ayında Pakistan’la genişletilmiş savunma iş birliği anlaşmasını onaylamasının ardından potansiyel imzacı olarak görülüyor.
🔹 Birleşik Arap Emirlikleri ve Bahreyn’in, 2020’de İsrail’le ilişkilerini normalleştirmeleri nedeniyle Mekke paktına katılması beklenmiyor. Mısır ve Ürdün’ün de İsrail’le ABD arabuluculuğunda imzaladıkları barış anlaşmaları nedeniyle pakta katılmaları olası görünmüyor.
🔹 Mekke paktı zaman içinde Orta Doğu’da üçüncü bir jeopolitik güç merkezi oluşturabilir. Anlaşmanın, onlarca ülkenin aynı savunma yükümlülüklerini üstlendiği bir “İslami NATO”ya dönüşmesi yerine ortak askeri tatbikatlar, deniz güvenliği, istihbarat ve savunma tedariki alanlarında farklı düzeylerde iş birliği geliştirmesi bekleniyor.
🔹 Mısır, Ürdün ve diğer Müslüman çoğunluklu ülkeler, resmi üye olmadan grupla koordinasyonu artırabilir. Paktın İran ve İran’la bağlantılı Yemen’deki Husiler ile Iraklı milisler tarafından erken bir sınamaya tabi tutulması bekleniyor.
🔹 Üst düzey bir Suudi yetkili, Husilerin ve İran Devrim Muhafızları’yla birlikte hareket eden Iraklı milislerin krallığa ortak füze ve insansız hava aracı saldırıları düzenlemeyi planladığını söyledi. Iraklı milisler, İran yanlısı başka bir grubun lideri Hadi el-Amiri’nin çağrısının ardından Riyad’a yönelik yeni saldırıları “erteleme” kararı aldı.
🔹 Pakistan ve Türkiye’nin Suudi Arabistan’ın savunmasına vereceği yanıt, ortak caydırıcılığın pratikte uygulanabilir olup olmadığını gösterebilir. Pakistan, geçen yıl imzalanan karşılıklı savunma anlaşması kapsamında yaklaşık 8 bin asker, hava savunma sistemi ve savaş uçağını Suudi Arabistan’a konuşlandırmıştı; bu birliğin Husiler ve Iraklı milisler tarafından fırlatılan son füze ve dronların engellenmesine katılıp katılmadığı bilinmiyor.
🔹 Anlaşma; hava ve füze savunması iş birliğini, istihbarat paylaşımını, kritik altyapının korunmasını, personel desteğini ve deniz güvenliğinin genişletilmesini kapsayabilir. Pakistan’ın Riyad’a personel, Türkiye’nin ise savunma sistemleri, teknik uzmanlık ve savunma sanayisi desteği sağlaması planlanıyor.
🔹 Pakistan ve Türkiye, Husilerin Riyad’a yönelik deniz ablukasının ardından geçen ay oluşturulan Suudi Arabistan öncülüğündeki uluslararası deniz koalisyonunu destekliyor. Koalisyonun Kızıldeniz, Bab el-Mendeb Boğazı ve Aden Körfezi’ndeki deniz taşımacılığını koruması hedefleniyor.
🔹 Suudi Arabistan, Türkiye ve Pakistan’ın savunma ilişkilerini çeşitlendirmesi; bölgesel güvenlik düzenindeki sorunlar, İran savaşı ve diğer bölgesel çatışmalarla bağlantılı. Suudi Arabistan daha geniş bir askeri kapasite, Türkiye savunma sanayisinin büyümesi, Pakistan ise yatırım ve ekonomik destek arıyor.
🔹 Mekke anlaşması ABD karşıtı olarak tanımlanmıyor; ancak üç ülke, güvenliklerinin düzenlenmesinde Washington’ın tek başına belirleyici olmasına dayanmayan bir düzen kuruyor.