Misofonisi olan kişiler için günlük sesler dayanılmaz bir acıya dönüşebiliyor
New Yorker
🔹 Misofoni, belirli seslere karşı aşırı olumsuz tepkiyle karakterize edilen nörofizyolojik bir bozukluk olarak tanımlanıyor.
🔹 Çiğneme, yutkunma, şapırdatma, burun çekme veya tekrarlayan tıklama gibi sesler bazı kişilerde yoğun öfke, panik, kalp çarpıntısı ve kaçma isteği oluşturabiliyor.
🔹 2024 yılında yapılan bir araştırma, ABD yetişkinlerinin yaklaşık yüzde 4,6'sının misofoni kriterlerini karşıladığını ortaya koydu.
🔹 Araştırmalar, misofoninin işitme duyusundan çok beynin belirli sesleri işleme biçimiyle ilişkili olduğunu gösteriyor.
🔹 Uzmanlara göre sorun sesin yüksekliği değil, beynin bu seslere verdiği aşırı "savaş ya da kaç" tepkisi.
🔹 Bilişsel davranışçı terapi bazı hastalarda fayda sağlayabiliyor ancak misofoni için onaylanmış özel bir ilaç veya standart tedavi bulunmuyor.
🔹 Duke Üniversitesi Misofoni ve Duygu Düzenleme Merkezi, misofoninin uluslararası hastalık sınıflandırmasına resmi tanı olarak eklenmesi için çalışmalar yürütüyor.
🔹 Resmî tanının kabul edilmesi halinde hastaların sağlık sistemi içinde tedaviye ve sigorta kapsamına erişiminin kolaylaşması bekleniyor.
🔹 Şiddetli misofonisi olan kişiler restoranlardan, kütüphanelerden, sınıflardan ve ortak yaşam alanlarından kaçınabiliyor, bazıları aile üyeleriyle birlikte yemek yiyemeyecek düzeyde etkilenebiliyor.
🔹 Bazı hastalar derslerde gürültü engelleyici kulaklıklar ve özel ses aktarım sistemleri kullanırken, aileler de günlük yaşamlarını tetikleyici sesleri azaltacak şekilde düzenleyebiliyor.
🔹 Uzmanlar, misofoninin yalnızca "seslerden rahatsız olma" durumu olmadığını, yaşam kalitesini ciddi biçimde etkileyebilen klinik bir durum olduğunu vurguluyor.