🔹 Jason Arday, Cambridge Üniversitesi’nin en genç Siyah profesörü olduktan üç yıl sonra, 2026’da Londra’da ölü bulundu. Arday, yaşam öyküsü ve akademik çalışmalarıyla ilgili tartışmaların ardından 5 Ağustos’ta Cambridge’deki görevinden istifa etmişti.
🔹 Arday, istifa mektubunda hayatının sürekli kamu denetimi ve yargılaması altında olmasını istemediğini yazdı. Ailesi, Cambridge’e başladıktan sonra onu zayıflatmayı amaçlayan bir inceleme kampanyasıyla karşı karşıya kaldığını ve bunun kendisi için dayanılmaz hale geldiğini söyledi.
🔹 Cambridge, 2023’te Arday’ı 37 yaşındayken eğitim alanında yerleşik kürsüye atadı ve onu üniversitenin en genç Siyah profesörü yaptı. Üniversitenin ilanında uluslararası ölçekte üstün bir araştırma geçmişi ve doktora öğrencilerini başarıyla yönetme deneyimi aranıyordu; Arday’ın yayın geçmişi ise sınırlıydı.
🔹 Arday’ın akademik çalışmaları ve tezinde çok sayıda dil bilgisi hatası ile farklı kişilere atfedilen aynı alıntılar yer aldı. Liverpool John Moores Üniversitesi, Arday’a verdiği doktora derecesini korudu.
🔹 Cambridge’deki atamadan üç ay sonra akademisyenler Martyn Hammersley ve David Harris, Arday’ın bir makalesinde olası intihal bulunduğu konusunda üniversite yöneticilerini uyardı. Cambridge daha sonra iki makaleye düzeltme eklendiğinde de kapsamlı bir inceleme başlatmadı.
🔹 Times Higher Education, Eylül 2025’te Cambridge’e Arday’ın çalışmalarındaki olası intihali belgeleyen 60’tan fazla sayfalık bir dosya gönderdi. Purdue Üniversitesi’nden David Sanders, Arday’ın tezini incelemesinin ardından tezin kapsamlı biçimde intihal içerdiği sonucuna vardı.
🔹 Cambridge, tezle ilgili soruların Arday’ın doktora derecesini veren Liverpool John Moores Üniversitesi tarafından, araştırmalarıyla ilgili kaygıların ise başka kurumlar tarafından ele alınması gerektiğini söyledi. Üniversite daha sonra Arday’ı itibarını zedelemeyi amaçlayan bir kampanyanın mağduru olarak savundu.
🔹 Arday, çocukluğunda 11 yaşına kadar konuşamadığını ve 18 yaşına kadar okuyamadığını, ayrıca yalnızca özel eğitim okulunda öğrenim gördüğünü anlattı. Çocukluk döneminden tanıyan kişiler, onun çocuklarla ve yetişkinlerle konuştuğunu ve normal bir okula devam ettiğini söyledi.
🔹 Üç otizm ve konuşma uzmanı, Arday’ın konuşamayan bir çocuktan kısa sürede doktora sahibi bir akademisyene dönüşmesini anlatan öykünün klinik literatürde emsali bulunmadığını söyledi. Arday ayrıca 35 günde yardım amacıyla 30 maraton koştuğunu ve İngiliz televizyon programı “Seven Up”ta yer aldığını söylemişti; “Seven Up” açıklamasının kelimesi kelimesine anlaşılmaması gerektiğini sözcüsü söyledi.
🔹 Cambridge’de Arday’ın atanmasına karar veren dokuz kişilik kurulda öğrenme güçlükleri, eğitimde kapsayıcılık ve otizm üzerine çalışmış akademisyenler bulunuyordu. Eğitim bölümü başkanı Hilary Cremin, atama döneminde Arday’ı araştırmaları bakımından “dünyanın en iyisi” olarak nitelendirdi.
🔹 Muhafazakâr yorumcular, Arday’ın atanmasını çeşitlilik ve kapsayıcılık politikalarının kontrolden çıkmasına örnek gösterdi. Eski Muhafazakâr milletvekili Jacob Rees-Mogg, Cambridge yöneticilerinin çeşitlilik hedefleri nedeniyle muhakemelerinin gölgelendiğini söyledi; bazı akademisyenler ise sürecin ırkçılığı körüklediğini ve Siyah akademisyenlere yönelik haksız şüpheler yarattığını belirtti.
🔹 Cambridge, Arday’ın ölümünden büyük üzüntü duyduğunu açıkladı ve bağımsız bir soruşturma planladı. Üniversitenin bir yöneticisi, görevi kötüye kullanma suçlamalarını “istisnai” ve “endişe verici” olarak nitelendirdi.