← Ana sayfaya dön

Nükleer konuda her iki taraf da kendini kazanan olarak göstermeye çalışıyor

New York Times
15.06.2026
Anlaşmanın nükleer boyutu

🔹 ABD Başkanı Donald Trump, İran'ın uranyum zenginleştirmeyi durdurmayı kabul ettiğini söyledi ancak sürenin ne kadar olacağı ve ayrıntılar henüz kesinleşmedi.

🔹 İran'ın nükleer programına ilişkin ayrıntılar, tarafların cuma günü imzalaması planlanan mutabakatın ardından başlayacak 60 günlük müzakerelerde ele alınacak.

🔹 Anlaşma metni yayımlanmadığı için taraflar farklı yorumlar yapıyor ve İran'ın hangi taahhütleri üstlendiği netlik kazanmış değil.

🔹 Trump, İran'ın 20 yıl boyunca uranyum zenginleştirmesini durdurmasını isterken İran'ın yaklaşık 10 yıllık bir süre talep ettiği bildiriliyor.

🔹 Trump, 15 yıllık bir durdurma süresine de sıcak bakabileceğini söyledi ancak izin verilecek zenginleştirme oranının ne olacağını açıklamadı.

Uranyum stokları ve denetim

🔹 İran, yüzde 60 saflıkta zenginleştirilmiş 440 kilogram uranyum stokunun yarısından vazgeçmeyi, kalan kısmı ise yalnızca sivil kullanım için uygun seviyelere seyreltebilmeyi prensipte kabul etti.

🔹 Seyreltme işleminin nasıl yapılacağı, kim tarafından yürütüleceği ve hangi denetim mekanizmalarının uygulanacağı ilerleyen müzakerelerde belirlenecek.

🔹 İran'ın diğer zenginleştirilmiş uranyum stokları ile gelişmiş santrifüjlerinin geleceği de henüz karara bağlanmadı.

Uzmanların değerlendirmeleri

🔹 İran'ın nükleer teknoloji konusundaki bilimsel birikiminin ortadan kaldırılamayacağı ve ülkenin geçmişte gizli zenginleştirme tesisleri kurduğu belirtiliyor.

🔹 Eski ABD'nin İsrail Büyükelçisi Daniel Shapiro, mevcut durumda yalnızca yüksek derecede zenginleştirilmiş uranyum ve zenginleştirme moratoryumu konusunda müzakere sürecine girildiğini söyledi.

🔹 Eski İran müzakerecisi Robert Malley, nükleer programın geleceği, zenginleştirilmiş uranyum stokları ve yaptırımların kaldırılması gibi temel konuların savaş öncesine kıyasla daha zor çözülebileceğini ifade etti.

Güven sorunu ve anlaşmazlıklar

🔹 İran Dışişleri Bakanlığı, 60 günlük müzakere sürecinin başlamasının savaşın sona ermesi, ablukanın kaldırılması ve İran varlıklarının serbest bırakılması şartlarına bağlı olduğunu açıkladı.

🔹 Uzmanlar, Washington ile Tahran arasında derin bir güvensizlik bulunduğunu ve bunun müzakereleri zorlaştırabileceğini belirtiyor.

🔹 İran, geçici askıya alma döneminden sonra uranyum zenginleştirme hakkını korumakta ısrar ediyor.

🔹 İran, balistik füze programını ve Hizbullah, Hamas ile Husiler gibi bölgesel müttefiklerine verdiği desteği sürdürme niyetini de koruyor.

🔹 İran'ın gelecekte dilediği zaman Hürmüz Boğazı'nı yeniden kapatma kapasitesini elinde bulundurmaya devam edeceği değerlendiriliyor.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Çin daha az petrol alsa bile dünya petrol fiyatlarını etkiliyor

New York Times
15.06.2026
Çin'in petrol talebindeki düşüş

🔹 Çin, İran savaşının başlamasından üç ay sonra petrol ithalatını önemli ölçüde azalttı ve küresel petrol fiyatlarındaki yükselişi sınırlayan başlıca etkenlerden biri oldu.

🔹 Savaş öncesinde günlük ortalama 11,6 milyon varil petrol ithal eden Çin'in dış alımları mayıs ayında günlük 8 milyon varilin altına inerek son sekiz yılın en düşük seviyesine geriledi.

🔹 ABD ile İran arasında çerçeve anlaşmasına varılmasının ardından petrol fiyatları yeniden gerilese de analistler Çin'in küresel petrol piyasası üzerindeki etkisinin devam edeceğini değerlendiriyor.

Küresel enerji piyasası

🔹 ABD ve İsrail'in İran'a yönelik askeri operasyonlarının ardından dünya petrol arzı günlük 14 milyon varilden fazla azaldı.

🔹 Kriz sırasında birçok ülkede yakıt tüketimi düştü, elektrik kesintileri uygulandı ve havayolları jet yakıtı tasarrufu için uçuşlarını azalttı.

🔹 ABD üretimini rekor seviyelere çıkardı, bazı petrol sevkiyatları kara boru hatları ve alternatif yöntemlerle devam etti.

Çin'in enerji stratejisi

🔹 Çin, büyük petrol rezervlerini kullanarak rafineri üretimini azalttı ve enerji ihtiyacında kömür kullanımını artırdı.

🔹 Çin'in geniş petrol stokları, ülkenin uluslararası piyasadan yüksek fiyatla alım yapmak yerine rezervlerini kullanmasına imkân sağladı.

🔹 Analistler, Çin'in mevcut ticari stoklarından önümüzdeki iki ay boyunca günlük yaklaşık 1 milyon varil çekebileceğini öngörüyor.

🔹 Çin'in resmi stratejik petrol rezervinin yaklaşık 1,23 milyar varil seviyesinde olduğu belirtiliyor.

Temiz enerji etkisi

🔹 Çin'in son yıllarda rüzgâr, güneş enerjisi ve elektrikli araç yatırımlarını hızla artırması petrol talebinin azalmasına katkı sağladı.

🔹 Çin, dünyanın geri kalanının toplamından yaklaşık iki kat fazla rüzgâr ve güneş enerjisi kapasitesi işletiyor.

🔹 Ülkede elektrikli araçların yaygınlaşması benzin tüketimini önemli ölçüde düşürdü.

🔹 Yüksek hızlı demiryolu ağının genişlemesi de ulaşım kaynaklı petrol tüketiminin azalmasına katkı sağladı.

Geleceğe yönelik beklentiler

🔹 Uzmanlar, Çin'in rezervlerinin sonsuza kadar yeterli olmayacağını ve Hürmüz Boğazı uzun süre kapalı kalırsa petrol ithalatını yeniden artırmak zorunda kalacağını belirtiyor.

🔹 Çin'in yeniden yüksek miktarda petrol alımına başlamasının küresel petrol fiyatlarında yeni bir yükseliş sinyali oluşturabileceği değerlendiriliyor.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Trump yönetiminin Anthropic’in en gelişmiş yapay zekâ modellerini dondurmasının ardından şirket çözüm arayışına girdi

Financial Times
15.06.2026
Karar ve ilk gelişmeler

🔹 Trump yönetimi, Anthropic’in kısa süre önce yayımladığı Fable ve Mythos adlı en gelişmiş yapay zekâ modellerine ihracat kısıtlaması getirerek yabancı uyrukluların bu modellere erişimini yasakladı.

🔹 Kararın ardından Anthropic iki modeli de tüm kullanıcılar için askıya aldı.

🔹 Şirkete karara uyması için yalnızca 90 dakika süre verildi ve karar öncesinde ayrıntılı gerekçe paylaşılmadı.

🔹 Anthropic, yaşanan gelişmelerin ardından üst düzey teknik ekibini Washington’a gönderdi.

Kararın gerekçesi

🔹 Amazon araştırmacıları, Fable modelinde güvenlik kısıtlamalarının aşılmasına imkân verebilecek olası bir "jailbreak" yöntemi tespit etti.

🔹 Amazon bulgularını önce Anthropic ile paylaştı, ardından CEO Andy Jassy konuyu ABD yetkilileriyle görüştü.

🔹 Amazon, hükümetlerin zaman zaman güvenlik riskleri konusunda görüş istediğini ancak bu görüşmelerin ayrıntılarını paylaşmadığını açıkladı.

🔹 Fable modelinin piyasaya sürülmeden önce aynı bakanlık bünyesindeki kurumlar tarafından test edilip onaylandığı belirtildi.

Anthropic’in savunması

🔹 Anthropic, tespit edilen güvenlik açığının yalnızca kendi modellerine özgü olmadığını, benzer özelliklerin OpenAI dahil rakip sistemlerde de bulunduğunu savunuyor.

🔹 Şirket, bu tür güvenlik açıklarının tamamen ortadan kaldırılmasının haftalar sürebileceğini ve yeni açıkların ortaya çıkmasının engellenemeyeceğini belirtiyor.

🔹 Anthropic yönetimi, hükümetle ortak bir çözüm bulmak için çalışmaların sürdüğünü ifade ediyor.

Yapay zekâ sektörüne etkileri

🔹 Sektör temsilcileri, model güvenliği sorunlarının ihracat kontrolleriyle çözülmeye çalışılmasının ileri yapay zekâ sistemlerinin kullanımında belirsizlik oluşturduğunu düşünüyor.

🔹 Georgetown Üniversitesi'nden Helen Toner, benzer yeteneklerin OpenAI ve Google modellerinde de bulunduğunu, bu nedenle yalnızca Anthropic’in hedef alınmasının tartışmalı olduğunu söyledi.

🔹 ABD yönetiminin kararı OpenAI modellerini kapsamıyor.

Siyasi ve uluslararası boyut

🔹 Anthropic ile Trump yönetimi arasında yapay zekâ düzenlemeleri, gözetim teknolojileri ve otonom silah sistemleri konusunda daha önce de görüş ayrılıkları yaşanmıştı.

🔹 ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, daha önce Anthropic’i Pentagon’dan çıkardıklarını belirterek bunun doğru karar olduğunu savundu.

🔹 Buna rağmen ABD hükümetindeki bazı kurumların Anthropic’in en gelişmiş modellerini kullanmaya devam ettiği bildirildi.

🔹 Avrupa Komisyonu, kararın Avrupa vatandaşları üzerindeki etkilerini değerlendirdiğini ve siber savunma açısından bu modellerin önemli faydalar sağladığını açıkladı.

🔹 Siber güvenlik uzmanı Katie Moussouris, Amazon’un tespit ettiği yeteneklerin olağan olduğunu ve OpenAI GPT 5.5 gibi rakip modellerde de bulunduğunu belirterek yönetimin yanlış değerlendirme yaptığını savundu.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Kırılgan İran barışı kazananı olmayan bir savaşın ardından geldi

Financial Times
15.06.2026
Barış anlaşması

🔹 ABD ile İran arasında Cenevre’de cuma günü imzalanması planlanan anlaşma kalıcı barış yerine mevcut ateşkesi 60 gün uzatmayı hedefliyor.

🔹 Anlaşma, Hürmüz Boğazı’nın kademeli olarak yeniden açılmasını, ABD’nin İran ablukasını kaldırmasını ve nükleer program konusunda müzakerelerin başlamasını öngörüyor.

🔹 İran’a yönelik yaptırımların aşamalı olarak kaldırılması da müzakerelerin parçası olarak planlanıyor.

Bölgesel riskler

🔹 İsrail hükümeti özellikle Lübnan’daki Hizbullah operasyonlarının sona erdirilmesi şartından memnun değil.

🔹 İsrail’de yaklaşan seçimler ve siyasi baskılar nedeniyle Hizbullah’a yönelik operasyonların yeniden başlaması ihtimali bulunuyor.

🔹 İran’ın buna karşılık İsrail’e yeni saldırılar düzenlemesi bölgedeki gerilimi yeniden artırabilir.

🔹 Hürmüz Boğazı’nın kademeli açılması ve nükleer görüşmelerin başlaması yeni anlaşmazlıklar ve yanlış hesaplamalar için alan bırakıyor.

Tarafların tepkileri

🔹 ABD’deki şahin siyasetçiler rejim değişikliği veya İran’ın nükleer programının tamamen ortadan kaldırılmasını isterken, mevcut anlaşma bu hedefleri karşılamıyor.

🔹 İran’a yaptırımların kaldırılması ve mal varlıklarının serbest bırakılması halinde ülkenin askeri kapasitesini yeniden güçlendirebileceği yönünde endişeler bulunuyor.

🔹 İsrail’de anlaşmanın İran’ın bölgesel konumunu güçlendirdiği ve Lübnan konusunda İsrail’in hareket alanını daralttığı görüşü dile getiriliyor.

🔹 İran’da da bazı muhafazakâr çevreler yaptırımların kaldırılacağına dair ABD sözlerine güvenmediklerini belirterek anlaşmayı eleştiriyor.

Körfez ülkeleri ve gelecek

🔹 Suudi Arabistan, Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri enerji ihracatının normale dönmesini sağlayacak bir uzlaşıya ihtiyaç duyuyor.

🔹 Bölgedeki altyapı hasarının, özellikle Katar’daki Ras Laffan sıvılaştırılmış doğal gaz tesisindeki zararların onarımının yıllar sürebileceği değerlendiriliyor.

🔹 Körfez ülkeleri önümüzdeki dönemde ABD ile güvenlik ortaklığını daha da güçlendirme veya İran ile daha dengeli ilişkiler geliştirme arasında stratejik tercihler yapmak zorunda kalabilir.

🔹 Donald Trump’ın anlaşmayı siyasi başarı olarak sunmaya çalışacağı ancak bunun için Orta Doğu’da uzun süreli bir istikrar dönemine ihtiyaç duyacağı ifade ediliyor.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Hukuk odaklı yapay zekâ girişimi Legora çalışan sayısını iki katından fazla artıracak

Financial Times
15.06.2026
Büyüme planı

🔹 Stockholm merkezli Legora, yıl sonuna kadar küresel çalışan sayısını 650’den yaklaşık 1.500’e çıkarmayı planlıyor.

🔹 Şirketin CEO’su Max Junestrand, son bir yılda müşteri sayısının yaklaşık 1.200’e ulaşarak dört kat arttığını ve talebin hiç olmadığı kadar güçlü olduğunu söyledi.

🔹 2023 yılında kurulan Legora’nın değeri 5,6 milyar dolar seviyesinde bulunuyor.

Faaliyet alanı

🔹 Legora, hukuk büroları ve şirketlerin hukuk departmanları için belge hazırlama, sözleşme inceleme, durum tespiti (due diligence) süreçlerini hızlandırma ve düzenleyici değişiklikleri takip etme amacıyla yapay zekâ araçları sunuyor.

🔹 Şirketin müşterileri arasında Heineken, Deloitte ve Linklaters bulunuyor.

🔹 Nisan ayında başlatılan ve oyuncu Jude Law’un yer aldığı reklam kampanyasının ardından şirketin internet sitesine doğrudan ziyaretler 30 gün içinde %900 arttı.

Hukuk sektöründe yapay zekâ yarışı

🔹 Hukuk sektörü yapay zekâyı hızla benimserken, gizlilik endişeleri ve yapay zekâ kaynaklı hatalar nedeniyle uygulamada çeşitli zorluklar yaşanıyor.

🔹 Dünyanın en büyük hukuk bürolarından Kirkland & Ellis, rakip çözümleri kullanmak yerine kendi yapay zekâ platformunu geliştirmek için 500 milyon dolarlık yatırım açıkladı.

🔹 Max Junestrand, şirketlerin hem kendi çözümlerini geliştirebileceğini hem de en iyi dış teknolojileri kullanabileceğini belirterek "satın al ya da geliştir" ikilemine inanmadığını söyledi.

Değerleme ve gelecek beklentileri

🔹 Şirketin yıllık ortalama müşteri ücreti yaklaşık 100 bin dolar seviyesinde bulunuyor.

🔹 Yaklaşık 100 milyon dolar gelir üzerinden 5,6 milyar dolar değerlemeye ulaşması bazı sektör temsilcileri tarafından yüksek bulunuyor.

🔹 Junestrand, yapay zekânın hukuk sektörünü büyüteceğini, daha fazla patent başvurusu ve daha fazla hukuki işlem yapılacağını belirterek sektörün önemli ölçüde genişleyeceğini savundu.

Halka arz ve rekabet

🔹 Legora’nın kısa vadede halka arz planı bulunmuyor ancak CEO Max Junestrand gelecekte şirketi borsaya açmayı istediğini söyledi.

🔹 Junestrand, temel yapay zekâ modeli geliştiricileri olan Anthropic ve OpenAI’nin doğrudan hukuk teknolojisi alanında büyük tehdit oluşturacağını düşünmediğini ifade etti.

🔹 Junestrand, birkaç yıl önce binlerce hukuk yapay zekâ girişimi bulunduğunu ancak sektörün giderek daha az sayıda büyük oyuncu etrafında şekillendiğini söyledi.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

SpaceX ve OpenAI, Wall Street’te hisse kıtlığı dönemini sona erdiriyor

Bloomberg
15.06.2026
Yapay zekâ yatırımları piyasayı değiştiriyor

🔹 ABD hisse piyasası, yıllarca süren daralmanın ardından yeniden büyüme dönemine giriyor ve bunun dot-com döneminden bu yana görülen en büyük genişleme olabileceği değerlendiriliyor.

🔹 JPMorgan’a göre halka arzlar, ikincil hisse satışları ve diğer sermaye artırımları önümüzdeki iki yılda geri alımlar düşüldükten sonra yaklaşık 1,5 trilyon dolarlık yeni hisse arzı oluşturabilir.

🔹 Bu gerçekleşirse ABD piyasasında 1990’ların sonundan bu yana en güçlü net hisse arzı dönemi yaşanabilir.

Dev halka arzlar

🔹 SpaceX tarihin en büyük halka arzını gerçekleştirerek 75 milyar dolarlık hisse satışı yaptı ve ilk işlem gününü yaklaşık %19 yükselişle tamamladı.

🔹 OpenAI ve Anthropic’in de önümüzdeki aylarda dev halka arzlar gerçekleştirmesi bekleniyor.

🔹 Alphabet, Meta ve Oracle ise yapay zekâ yatırımlarını finanse etmek amacıyla yüz milyarlarca dolarlık hisse satışı planlıyor.

Yapay zekâ yatırımlarının finansmanı

🔹 Veri merkezleri, GPU altyapısı ve yapay zekâ yatırımlarının artan maliyeti şirketleri borçlanmanın yanında özkaynak finansmanına da yöneltiyor.

🔹 Alphabet uzun yıllar hisse geri alımı yaptıktan sonra yaklaşık 85 milyar dolarlık yeni hisse satışı hazırlığında bulunuyor.

🔹 SpaceX, OpenAI ve Anthropic ise yüksek sermaye ihtiyacını karşılamak için halka açılmayı tercih ediyor.

Piyasa üzerindeki olası etkiler

🔹 Bloomberg verilerine göre bu yıl yaklaşık 160 şirket 120 milyar doların üzerinde halka arz planı açıkladı.

🔹 Halihazırda işlem gören şirketlerin sermaye artırımları da dahil edildiğinde yeni hisse arzı 360 milyar doları aşarak son beş yılın en güçlü ilk yarı performansına ulaştı.

🔹 Uzmanlar, piyasaya gelecek büyük miktardaki yeni hisselerin geçmiş yıllardaki hisse geri alımlarının sağladığı fiyat desteğini azaltabileceğini değerlendiriyor.

Uzman görüşleri

🔹 Bazı analistler yapay zekâ yatırımlarının güçlü kâr büyümesini desteklemeye devam edeceğini ve yeni hisse arzının piyasa için yönetilebilir olduğunu düşünüyor.

🔹 Diğer uzmanlar ise SpaceX, OpenAI ve Anthropic gibi dev halka arzların piyasa likiditesini zorlayabileceğini ve önümüzdeki dönemde volatiliteyi artırabileceğini belirtiyor.

🔹 Şirketlerin yüksek piyasa değerlerinden faydalanarak sermaye toplamayı tercih etmesi, yapay zekâ çağında Wall Street’in yeni finansman modeline geçiş yaptığını gösteriyor.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

İran anlaşması sonrası petrol düşerken hisse senetleri ve tahviller yükseldi

Bloomberg
15.06.2026
Piyasalardaki ilk tepki

🔹 ABD ile İran’ın savaşı sona erdirme ve Hürmüz Boğazı’nı yeniden açma anlaşmasına varmasının ardından küresel piyasalarda risk iştahı arttı.

🔹 Nasdaq 100 vadeli endeksi %1,9, S&P 500 vadeli endeksi %1,2 yükseldi.

🔹 Avrupa borsaları yaklaşık %0,7 değer kazanarak savaş öncesindeki rekor seviyelerini aştı.

🔹 Brent petrol yaklaşık %4,9 düşüşle varil başına 83 dolar seviyesine gerileyerek son üç ayın en düşük seviyesine indi.

🔹 Altın ve Bitcoin yükselirken ABD doları başlıca para birimlerinin tamamı karşısında değer kaybetti.

Anlaşmanın etkileri

🔹 Anlaşma, üç aydır devam eden ve binlerce kişinin hayatını kaybettiği çatışmanın sona ermesi yönünde önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.

🔹 Enerji sevkiyatlarının yeniden başlamasının petrol fiyatlarındaki jeopolitik risk primini azaltabileceği öngörülüyor.

🔹 Piyasalar Hürmüz Boğazı'nın tamamen açılmasının küresel enflasyon baskılarını hafifletebileceğini fiyatlıyor.

Hürmüz Boğazı

🔹 Donald Trump, anlaşmanın imzalanmasının ardından Hürmüz Boğazı'nın cuma günü yeniden açılacağını açıkladı.

🔹 Anlaşmanın yürürlüğe girmesiyle İran’ın nükleer programı konusunda 60 günlük yeni müzakere sürecinin başlaması planlanıyor.

🔹 Trump, nükleer konuda anlaşmaya varılamaması halinde askeri operasyonların yeniden başlayabileceğini söyledi.

🔹 İran tarafı ise Hürmüz Boğazı'ndan serbest ticari geçişe ilk etapta 60 gün süreyle izin verileceğini bildirdi.

Faiz ve tahvil piyasası

🔹 Petrol fiyatlarındaki düşüş beklentisi yatırımcıların enflasyon endişelerini azaltırken faiz indirim beklentilerini güçlendirdi.

🔹 ABD 10 yıllık tahvil faizi 4 baz puan gerileyerek %4,44 seviyesine indi.

🔹 Almanya ve İngiltere 10 yıllık tahvil faizleri de yaklaşık 4-5 baz puan düştü.

Uzman değerlendirmeleri

🔹 Pictet Asset Management'tan Christopher Dembik, risk iştahının geri döndüğünü ancak Hürmüz Boğazı'nın kalıcı şekilde açılıp açılmayacağının belirsiz olduğunu belirtti.

🔹 RBC stratejisti George Moran, petrolün 80-85 dolar bandında kalmasının merkez bankalarının üzerindeki enflasyon baskısını önemli ölçüde azaltacağını söyledi.

🔹 Analistler, jeopolitik risklerin azalmasının hisse senetleri için olumlu görünüm oluşturduğunu ancak tahvil ve döviz piyasalarında etkilerin daha kalıcı olabileceğini değerlendiriyor.

Diğer piyasa gelişmeleri

🔹 SpaceX hisselerinin güçlü halka arz performansını sürdürmesi beklenirken Nvidia öncülüğünde çip üreticilerinin hisseleri de yükseldi.

🔹 Petrol şirketleri değer kaybederken altın madenciliği şirketleri piyasanın üzerinde performans gösterdi.

🔹 Yatırımcıların odağı, bu hafta yapılacak ABD Merkez Bankası faiz kararı ve diğer büyük merkez bankalarının toplantılarına çevrildi.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

SpaceX hissesi için asıl sınav halka arzın ardından başlayacak

Business Insider
15.06.2026
Halka arz performansı

🔹 SpaceX hissesi tarihin en büyük halka arzının ardından ilk işlem gününü halka arz fiyatının yaklaşık %19 üzerinde kapattı.

🔹 İlk günkü güçlü yükselişe rağmen analistler asıl sınavın kilitlenme (lock-up) süresi sona erdiğinde başlayacağını belirtiyor.

Kilitlenme takvimi

🔹 Halka arz sonrası dolaşımdaki hisse oranı yalnızca yaklaşık %4,3 seviyesinde bulunuyor.

🔹 Hisselerin %95'ten fazlası erken yatırımcılar, çalışanlar ve içeriden kişiler tarafından kilitlenmiş durumda.

🔹 Elon Musk şirketin yaklaşık %42 hissesine sahip ve bu pay Haziran 2027'ye kadar kilitli kalacak.

🔹 Erken yatırımcıların satış yapabilmesiyle birlikte piyasadaki hisse arzının önümüzdeki aylarda hızla artması bekleniyor.

Beklenen hisse arzı

🔹 Analist Chan Ahn'a göre piyasada işlem görebilen hisse miktarı ağustos sonunda yaklaşık iki katına çıkacak.

🔹 Eylül sonunda dolaşımdaki hisse miktarının yaklaşık altı katına ulaşması bekleniyor.

🔹 Ekim sonuna kadar şirket hisselerinin yaklaşık üçte birinin serbest dolaşıma girmesi öngörülüyor.

🔹 Aralık ayında 180 günlük sürenin dolmasıyla birlikte Musk'ın payı hariç içeriden yatırımcıların kalan hisseleri de satışa açılacak.

Olası etkiler

🔹 180 gün sonunda işlem görebilen hisse oranının yaklaşık %58'e ulaşacağı ve serbest dolaşımın altı ay içinde yaklaşık 13 kat büyüyeceği hesaplanıyor.

🔹 Özellikle eylül-kasım dönemindeki yoğun kilit açılışlarının hisse fiyatında yüksek oynaklık yaratabileceği değerlendiriliyor.

🔹 İçeriden yatırımcı satışları genellikle olumsuz algılansa da SpaceX yatırımcılarının uzun yıllar boyunca özel şirkette tuttukları yatırımlarını nakde çevirmek istemeleri doğal bir süreç olarak görülüyor.

Yatırımcılar için değerlendirme

🔹 SpaceX, Anthropic ve OpenAI gibi şirketlerin uzun süre özel kalmaları nedeniyle erken yatırımcılar halka arz öncesinde büyük değer artışları elde etti.

🔹 Halka arz, bu yatırımcılar için kâr realizasyonu fırsatı oluşturuyor.

🔹 Circle örneğinde olduğu gibi halka arz sonrası yaşanan güçlü yükselişlerin ardından kilit süresi sona erdiğinde sert satış baskıları görülebileceği ve SpaceX yatırımcılarının bu takvimi yakından izlemesi gerektiği belirtiliyor.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Boris Epshteyn: Trump’ın “psikiyatristi” ve başdanışmanı

Axios
15.06.2026

🔹 Boris Epshteyn, Donald Trump’ın Beyaz Saray’daki en etkili danışmanlarından biri olarak Oval Ofis toplantılarına düzenli şekilde katılıyor.

🔹 Trump, Epshteyn ile çok sık görüştüğünü belirterek onu esprili şekilde “benim psikiyatristim” olarak tanımlıyor.

🔹 Epshteyn, başkana verdiği güçlü destek nedeniyle Trump’ın en çok dinlediği isimlerden biri olarak görülüyor.

Hukuk ve siyaset

🔹 Trump’ın kişisel baş avukatı olarak Epshteyn, medya kuruluşları ve sosyal medya şirketlerine karşı açılan çok sayıda hukuk davasını yönetti.

🔹 2024 seçim sürecinde Trump’ın karşı karşıya kaldığı dört ceza ve iki hukuk davası için oluşturulan hukuk ekibinin kurulmasında ve savunma stratejisinin belirlenmesinde önemli rol oynadı.

🔹 Nisan ayında Trump Media şirketinin yönetim kurulu başkanı olarak görevlendirildi. Donald Trump Jr. da şirket yönetiminde yer alıyor.

Trump çevresindeki konumu

🔹 Epshteyn, kamuoyu önünde fazla görünmese de NBA Finalleri üçüncü maçında Trump’ın yanında ulusal televizyon yayınında görüntülendi.

🔹 Özel dikim takım elbiseleri, Bentley otomobili ve Washington’daki lüks restoranlarda yaptığı görüşmeler nedeniyle serveti uzun süredir Trump çevrelerinde tartışma konusu oluyor.

🔹 Geçiş sürecinde Trump’ın hukuk ekibi, Epshteyn’in Trump ile ilişkilerini kişisel çıkar için kullanıp kullanmadığını araştırdı. Epshteyn bu iddiaları reddetti.

Geçmişi

🔹 Boris Epshteyn, 2008 yılında John McCain’in başkanlık kampanyasında danışman olarak görev yaptı.

🔹 Yaklaşık on yıl önce televizyon yayınlarında Trump’a verdiği destek sonrasında Trump’ın siyasi ekibine katıldı.

🔹 6 Ocak Kongre baskınının ardından birçok Cumhuriyetçinin Trump’tan uzaklaştığı dönemde Epshteyn ve Susie Wiles Trump’ın yanında kalmaya devam etti.

🔹 Susie Wiles siyasi stratejiyi yürütürken Boris Epshteyn Trump’ın hukuki işlerinden sorumlu isim olarak öne çıktı.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Şirketler hızla artan yapay zekâ maliyetlerini düşürmeye çalışıyor

Economist
15.06.2026
Yapay zekâ maliyetleri

🔹 Yapay zekâ ajanlarının yaygınlaşmasıyla şirketlerin işlem gücü ihtiyacı ve yapay zekâ harcamaları hızla yükseliyor.

🔹 Büyük teknoloji şirketleri, yüzlerce yazılımın yapay zekâ ajanlarıyla çalışmaya başlaması halinde maliyetlerin kontrolden çıkabileceği uyarısında bulunuyor.

🔹 Geçmişte çalışanların yoğun yapay zekâ kullanımı teşvik edilirken, bugün bütçe yönetimi şirketler için yeni bir öncelik haline geldi.

Harcamalardaki artış

🔹 Şirketlerin kullandığı akıl yürütme modelleri ve yapay zekâ ajanları çok daha fazla işlem birimi (token) tüketiyor.

🔹 Bazı yapay zekâ ajanlarının kendi alt ajanlarını oluşturması işlem maliyetlerini daha da artırıyor.

🔹 Kurumsal kredi kartı şirketi Ramp, müşterilerinin yapay zekâ harcamalarının son bir yılda 13 kat arttığını hesapladı.

🔹 Uber, yıllık yapay zekâ bütçesini yılın ilk dört ayında tükettiğini açıkladı.

🔹 Bazı şirketlerin yalnızca bir ay içinde yapay zekâ tokenları için 500 milyon dolar harcadığı bildirildi.

Şirketlerin aldığı önlemler

🔹 Meta ve Amazon gibi şirketler çalışanların yapay zekâ kullanımını sıralayan iç liderlik tablolarını kaldırdı.

🔹 Kuruluşlar artık her görev için en pahalı modeller yerine daha düşük maliyetli alternatif modelleri tercih etmeye başladı.

🔹 Bazı görevlerde Anthropic'in Sonnet modeli, Opus modelinin yaklaşık yirmide biri maliyetle kullanılabiliyor.

🔹 Çinli Moonshot AI'ın açık kaynaklı Kimi modeli ise Sonnet'in de yaklaşık yirmide biri maliyetle hizmet verebiliyor.

Yeni maliyet yönetimi yöntemleri

🔹 Uber, çalışan başına aylık yapay zekâ kodlama aracı kullanımını 1.500 dolar değerindeki token ile sınırlandırdı.

🔹 Şirketler, yapay zekâ kaynaklarını en fazla katma değer sağlayan birimlere tahsis etmeye yöneliyor.

🔹 Yazılım şirketleri, müşterilerin maliyet endişelerini azaltmak için sonuç odaklı fiyatlandırma modellerini test ediyor.

🔹 Bulut hizmet sağlayıcıları bütçe kontrolü ve sorguları en uygun modele yönlendiren maliyet yönetim araçları geliştirmeye başladı.

Yapay zekâ şirketleri üzerindeki baskı

🔹 OpenAI ve diğer büyük yapay zekâ laboratuvarları bugün hizmet maliyetlerinin önemli bölümünü sübvanse ediyor.

🔹 OpenAI'ın müşteri kazanmak amacıyla Anthropic karşısında agresif fiyat indirimleri uyguladığı belirtiliyor.

🔹 Sektörde uzun vadede kârlılığın sağlanabilmesi için yapay zekâ hizmet fiyatlarının yükselmesi bekleniyor.

🔹 OpenAI ve Anthropic'in halka arzlarının gerçekleşmesi halinde yatırımcı baskısıyla fiyat artışlarının hızlanabileceği ve şirketlerin daha yüksek yapay zekâ faturalarıyla karşılaşabileceği değerlendiriliyor.

← Ana sayfaya dön