← Ana sayfaya dön

G-7’de müttefikler ABD’ye daha az bağımlı bir dünya için plan yapıyor

Washington Post
16.06.2026
Avrupa’nın Yeni Yaklaşımı

🔹 G-7 zirvesine katılan ABD müttefikleri, Donald Trump’a karşı daha bağımsız bir tutum sergilemeye hazırlanıyor.

🔹 Avrupa’da birçok lider, Trump dönemini geçici bir istisna değil, uzun süre devam edecek bir düzen değişikliği olarak görüyor.

🔹 Avrupa ülkeleri, ABD’nin daha öngörülemez bir ortak olduğu ve Avrupa’nın Washington’u daha az takip ettiği bir geleceğe hazırlanıyor.

İran Savaşı ve G-7 Gündemi

🔹 İran savaşı küresel enerji piyasalarını etkileyerek enflasyon endişelerini artırdı ve zirvenin gündemini şekillendirdi.

🔹 Donald Trump, müttefiklerin ticaret, yapay zekâ, güvenlik ve Çin konularında ABD önceliklerine uyum sağladığını göstermeyi hedefliyor.

🔹 G-7 liderlerinin bir bölümü ABD ile ortak hedefleri paylaşırken Washington’ın baskısına karşı daha fazla direnç göstermeye hazırlanıyor.

Avrupa Savunması

🔹 Avrupa’da giderek daha fazla lider, ABD’nin uluslararası krizlerde öncü rol üstlenmediği bir güvenlik düzenini tartışıyor.

🔹 ABD yönetimi, Avrupa ülkelerinin kendi savunmalarında daha fazla sorumluluk üstlenmesini istemeyi sürdürüyor.

🔹 Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Avrupa’nın stratejik açıdan daha bağımsız olması gerektiği yönündeki çağrılarını sürdürdü.

🔹 Macron, Avrupa’nın daha birleşik hareket etmesi, kendi çıkarlarını savunması ve kendisini koruması gerektiğini söyledi.

Trump ile İlişkiler

🔹 Avrupa liderleri Trump ile açık bir kopuş yaşamaktan kaçınırken ilişkileri dikkatli şekilde yönetmeye çalışıyor.

🔹 Trump’ın Danimarka’ya bağlı Grönland üzerindeki girişimleri Avrupa’da ABD’ye yönelik güveni daha da zayıflattı.

🔹 İtalya Başbakanı Giorgia Meloni ve İngiltere Başbakanı Keir Starmer dahil birçok Avrupalı lider için Trump’a yakın görünmenin siyasi riski arttı.

🔹 G-7 zirvesinden üç hafta sonra Türkiye’nin Ankara kentinde yapılacak NATO zirvesinde aynı liderler savunma harcamaları, askerî yükümlülükler ve transatlantik ittifakın geleceğini yeniden ele alacak.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Hava Kuvvetleri’ne ait B-52 bombardıman uçağı Kaliforniya’da düştü, uçakta 8 kişi bulunuyordu

Washington Post
16.06.2026
Kaza

🔹 ABD Hava Kuvvetleri’ne ait bir B-52 Stratofortress bombardıman uçağı, Güney Kaliforniya’daki Edwards Hava Kuvvetleri Üssü’nden kalkış yaptıktan kısa süre sonra düştü.

🔹 Uçak, test uçuşu sırasında yerel saatle 11.20’de kaza yaptı.

🔹 Hava Kuvvetleri, ilk bulguların kazadan kurtulan olmadığını gösterdiğini açıkladı.

🔹 Yetkililer, uçakta bulunan sekiz personelin durumunu belirlemek için çalışmalarını sürdürdü.

Uçak ve Kaza Detayları

🔹 Radar verileri, uçağın son anlarında dakikada 5 binden fazla fit irtifa kaybederek hızla yere çakıldığını gösterdi.

🔹 Yerel televizyon görüntülerinde pist çevresinde siyaha dönmüş ve duman çıkan kaza alanı görüldü.

🔹 Kazaya karışan B-52, test amaçlı kullanılan uçaklardan biriydi.

B-52 Filosu

🔹 B-52 Stratofortress, 1950’lerden beri hizmette bulunan ve nükleer silah taşıma kapasitesine sahip stratejik bombardıman uçakları arasında yer alıyor.

🔹 ABD Hava Kuvvetleri envanterinde yaklaşık 70 adet B-52 bulunuyor ve bunların büyük bölümü Louisiana ile Kuzey Dakota’daki üslerde konuşlu durumda.

🔹 Hava Kuvvetleri, motor ve kanat modernizasyonları sayesinde B-52 filosunu yaklaşık 100 yıl hizmette tutmayı planlıyor.

Hava Kuvvetleri Üzerindeki Baskı

🔹 ABD Hava Kuvvetleri son aylarda İran’a yönelik askerî operasyonları desteklemek amacıyla Orta Doğu’ya savaş uçakları, bombardıman uçakları ve yakıt ikmal tankerleri sevk etti.

🔹 Mart ayında Irak üzerinde iki KC-135 yakıt ikmal uçağının havada çarpışması sonucu altı ABD askeri hayatını kaybetmişti.

🔹 Emekli Korgeneral Dave Deptula, ABD Hava Kuvvetleri’nin tarihindeki en yaşlı ve en küçük filosuna sahip olduğunu söyledi.

🔹 B-52 filosu, yeni nesil B-21 hayalet bombardıman uçakları hizmete girse de görev yapmaya devam edecek.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Anthropic Beyaz Saray’ın güvenini ve ardından amiral gemisi yapay zekâ modelini kaybetti

Washington Post
16.06.2026
Beyaz Saray ile Gerilim

🔹 Trump yönetimi, Anthropic’in en gelişmiş yapay zekâ modeli Mythos’u çevrimdışı bırakmasını istemeden haftalar önce şirkete ihracat kısıtlamaları uygulamayı değerlendirmeye başladı.

🔹 Anthropic, yönetime Mythos’a erken erişim sağlayacak 111 kuruluşun listesini sundu ve liste onaylandı.

🔹 Şirket daha sonra yaklaşık 50 ek kuruluşun da erişim aldığını açıkladı.

🔹 Yönetim, yeni alıcıların günlerce açıklanmaması üzerine teknolojiye erişimi geri almak için ihracat kontrollerini değerlendirmeye başladı.

Güvenlik Endişeleri

🔹 Yönetim, erişim alan kuruluşlardan birinin Çin bağlantıları bulunduğundan şüphelenilen Güney Koreli bir telekomünikasyon şirketi olduğunu tespit etti.

🔹 Anthropic, söz konusu şirketin Mythos erişimini iptal etti.

🔹 Yetkililer, yaşanan olayın şirketin hassas teknolojileri koruma kapasitesine duyulan güveni ciddi şekilde zedelediğini söyledi.

🔹 Amazon’un geçen hafta Mythos’ta bir güvenlik açığı bildirmesi, yönetimin ihracat kontrollerini uygulama kararını hızlandırdı.

Yönetimin Yaklaşımı

🔹 Trump yönetimi, Anthropic’i modeli piyasaya sürülmesinden üç gün sonra geri çekmeye zorlayan ihracat kontrollerini uyguladı.

🔹 Yönetim, Mythos’a erişen tüm tarafların tam olarak tespit edilmesi ve Fable projesindeki güvenlik önlemlerinin güçlendirilmesi halinde yaptırımları kaldırmayı planlıyor.

🔹 Yönetim, Anthropic’in diğer ürünleri veya diğer yapay zekâ şirketlerine karşı benzer adımlar atmayı planlamıyor.

Sektörde Tepkiler

🔹 Siber güvenlik uzmanları, teknoloji yöneticileri ve yatırımcılar yönetimin müdahalesine karşı çıkarak güvenlik araştırmalarının ürünleri yasaklamak yerine geliştirmek için kullanılması gerektiğini savundu.

🔹 Bazı uzmanlar, ani ihracat kontrollerinin ABD yapay zekâ teknolojilerine yönelik küresel güveni zayıflatabileceği uyarısında bulundu.

🔹 Anthropic ile Trump yönetiminin bazı yapay zekâ danışmanları arasında düzenleme politikaları konusunda uzun süredir görüş ayrılıkları bulunuyordu.

🔹 David Sacks, yönetimin ihracat kontrolü kararını isteksiz şekilde aldığını ve sorunun çözümünün Anthropic’in atacağı adımlara bağlı olduğunu söyledi.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

İsrailliler Trump’ın İran anlaşmasını eleştiriyor

Washington Post
16.06.2026
İsrail’de Tepkiler

🔹 Donald Trump’ın ABD ile İran arasında sağladığı anlaşma, İsrail’de hem iktidar hem de muhalefet çevrelerinde sert eleştirilerle karşılandı.

🔹 Anlaşma, İran yönetimine yeniden güç kazandıracağı ve İran tehdidini ortadan kaldırmayacağı gerekçesiyle eleştirildi.

🔹 İsrail’de birçok siyasi isim, İran’ın bölgesel tehdit olmaya devam edeceğini savundu.

Netanyahu’nun Tutumu

🔹 Binyamin Netanyahu, anlaşmanın Donald Trump’ın kararı olduğunu ve kendi görüşlerini Trump’a ilettiğini söyledi.

🔹 Netanyahu, İsrail’in temel önceliğinin İran’dan kaynaklanabilecek nükleer tehdidi engellemek olduğunu ifade etti.

🔹 Netanyahu, ABD ile birçok konuda aynı görüşü paylaştıklarını ancak bazı konularda farklı düşündüklerini söyledi.

Lübnan ve Güvenlik Politikası

🔹 İsrailli yetkililer, Hizbullah’a yönelik operasyonlardan vazgeçmeyeceklerini ve Lübnan’dan çekilmeyeceklerini açıkladı.

🔹 Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben Gvir, Trump’ın anlaşmasının İsrail’i bağlamadığını ve ülkenin bağımsız karar vereceğini söyledi.

🔹 Maliye Bakanı Bezalel Smotrich, İsrail’in Hizbullah’a karşı askerî hareket serbestisini koruması gerektiğini savundu.

🔹 Savunma Bakanı Israel Katz, İsrail ordusunun Lübnan ve Gazze’de süresiz kalacağını açıkladı.

ABD-İsrail İlişkileri

🔹 Trump ile Netanyahu arasında İran anlaşması konusunda görüş ayrılıkları ortaya çıktı.

🔹 Trump, Beyrut’a yönelik son saldırıların ardından Netanyahu’ya operasyonların durdurulması çağrısında bulundu.

🔹 İran, Katar aracılığıyla aldığı güvencelerin ardından anlaşmayı kabul ettiğini açıkladı.

🔹 İsrail’de bazı sağ görüşlü yorumcular ve siyasetçiler, Trump yönetimini anlaşma nedeniyle sert şekilde eleştirdi.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Trump İran karşısında zafer ilan etti, ancak anlaşma nükleer silahlar konusunda sessiz

Washington Post
16.06.2026
Anlaşma ve Hürmüz Boğazı

🔹 Başkan Donald Trump, Hürmüz Boğazı’nın cuma gününe kadar deniz trafiğine tamamen açılacağını söyledi.

🔹 ABD ve İranlı üst düzey yetkililer, cuma günü Cenevre’de dört aylık savaşı sona erdirecek tören için bir araya gelecek.

🔹 Trump, anlaşmanın petrol fiyatlarını savaş öncesi seviyelere döndüreceğini söyledi.

🔹 ABD’li üst düzey yetkililer, Hürmüz Boğazı’ndaki deniz trafiğinin normale dönmesinin haftalar sürebileceğini söyledi.

Nükleer Başlık

🔹 Kalıcı anlaşmanın temel unsurları önümüzdeki iki ay içinde yapılacak müzakerelere bırakıldı.

🔹 Trump, İran’ın nükleer silaha sahip olmayacağını ve bunu güçlü denetim yetkileriyle kabul ettiğini söyledi.

🔹 İran’ın balistik füze programını sınırlama konusunda herhangi bir taahhüt verip vermediği netleşmedi.

🔹 İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Esmaeil Baqaei, uranyum zenginleştirme hakkı ve yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyum stokunun daha sonraki teknik görüşmelerde ele alınacağını söyledi.

Tarafların Farklı Açıklamaları

🔹 ABD ve İran, mutabakat zaptının imzalandığını kabul etti ancak belgenin içeriği konusunda farklı açıklamalar yaptı.

🔹 İran Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi, ABD’nin İran’a yönelik deniz ablukasının pazartesi itibarıyla tamamen ve derhal sona erdiğini açıkladı.

🔹 ABD’li bir üst düzey yetkili, bölgedeki mevcut ABD askerî konuşlanmasının 60 günlük müzakereler boyunca devam edeceğini söyledi.

🔹 İranlı yetkililer, anlaşmanın imzalanmasıyla birlikte dondurulmuş varlıklardan milyarlarca dolar alacaklarını savundu; ABD’li yetkililer bu iddiayı reddetti.

İsrail ve Bölgesel Boyut

🔹 İranlı yetkililer, anlaşmanın Lübnan’a yönelik İsrail saldırılarının sona ermesini de kapsadığını söyledi.

🔹 İsrail, Lübnan’daki Hizbullah hedeflerine karşı “meşru müdafaa” saldırılarını sürdüreceğini açıkladı.

🔹 İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, İran’ın nükleer silaha sahip olmasını engellemek için ne gerekiyorsa yapacaklarını söyledi.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Özel haber: Kaynaklar, CIA Direktörünün İran’ın anlaşma niyetlerinden şüphe duyduğunu söylüyor

Axios
16.06.2026
ABD Yönetimindeki Görüş Ayrılığı

🔹 CIA Direktörü John Ratcliffe, ABD istihbarat kurumlarının topladığı kanıtların İran’ın nihai anlaşmada ABD’nin istediği nükleer tavizleri verme isteği konusunda ciddi şüphe yarattığını söyledi.

🔹 Ratcliffe, Trump’ın üst düzey ekibindeki tek şüpheci isim olmadı.

🔹 Dışişleri Bakanı Marco Rubio ve Savunma Bakanı Pete Hegseth, pazar günü açıklanan mutabakat zaptı konusunda endişelerini ve sorularını dile getirdi.

🔹 Başkan Yardımcısı JD Vance ile ABD temsilcileri Steve Witkoff ve Jared Kushner, mutabakat zaptını destekledi.

Beyaz Saray ve Karar Süreci

🔹 Trump ile danışmanları, pazar günkü açıklama öncesinde anlaşma üzerine bir dizi üst düzey toplantı yaptı.

🔹 Bir Beyaz Saray yetkilisi, “Başkan Trump her konuda tüm görüşleri dinler ancak herkes nihai karar vericinin kendisi olduğunu bilir” dedi.

Mutabakatın İçeriği

🔹 Pazar günü imzalanan mutabakat zaptının nükleer unsurları, tarafların önümüzdeki 60 gün içinde daha ayrıntılı bir nükleer anlaşmaya varmasına bağlı.

🔹 14 maddelik ilk anlaşmanın tam metni henüz yayımlanmadı.

🔹 Mutabakat, ateşkesi uzatmayı ve karşılıklı rızayla uzatılabilecek 60 günlük müzakereleri başlatmayı amaçlıyor.

🔹 Anlaşma içindeki şüpheciler, İran’ın ABD şartlarında bir nükleer anlaşma imzalama ihtimalini düşük görüyor.

Hürmüz Boğazı ve Dondurulmuş Varlıklar

🔹 Mutabakatın nükleer başlıkları koşullu kalırken Hürmüz Boğazı’nın kısa vadede yeniden açılması öngörülüyor.

🔹 Müzakerelerdeki en tartışmalı konulardan biri İran’ın dondurulmuş fon ve varlıklarının serbest bırakılması oldu.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

NATO’nun kalıcı krizi

Foreign Affairs
16.06.2026
Güncel Gerilim

🔹 Florence Gaub ve Jonathan Heist, NATO’nun mevcut krizinin ittifakın tarihindeki önceki anlaşmazlıklarla aynı çizgide olduğunu savundu.

🔹 Donald Trump’ın ikinci başkanlık döneminde Avrupa’nın savunma harcamalarına yönelik eleştirileri ve ABD’nin 5. Madde taahhüdüne ilişkin sorgulamaları transatlantik gerilimi artırdı.

🔹 Washington ile Avrupa arasındaki anlaşmazlıklar, Ukrayna savaşı ve ABD-İsrail’in İran savaşı nedeniyle G-7 toplantıları sırasında yeniden öne çıktı.

Yük Paylaşımı

🔹 ABD’nin Avrupa’nın savunma harcamalarını yetersiz bulması NATO’nun kuruluşundan bu yana süren temel gerilimlerden biri oldu.

🔹 NATO’nun 2006 Riga zirvesinde belirlenen GSYH’nin yüzde 2’si düzeyindeki savunma harcaması hedefini 2014’te yalnızca az sayıda üye karşılıyordu.

🔹 Rusya’nın Ukrayna’yı işgali ve Trump yönetiminin baskısı, birçok Avrupa ülkesini yüzde 2 hedefine yaklaştırdı veya bu seviyenin üzerine taşıdı.

İttifak Dışı Operasyonlar

🔹 NATO üyeleri, ittifak sınırları dışındaki askerî operasyonlarda Süveyş Krizi, Vietnam, Irak, Libya, Suriye ve İran başlıklarında defalarca ayrıştı.

🔹 1956 Süveyş Krizi’nde ABD, İngiltere ve Fransa’nın İsrail’le birlikte Mısır’a karşı yürüttüğü operasyona karşı çıktı.

🔹 2003 Irak işgali, NATO içinde ciddi bir bölünme yarattı ve ittifakın amacı üzerine tartışmaları yeniden başlattı.

🔹 2019’da Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Türkiye’nin kuzey Suriye’ye yönelik harekâtı sonrasında NATO’nun “beyin ölümü” yaşadığını söyledi.

Ukrayna ve NATO’nun Geleceği

🔹 Ukrayna NATO üyesi olmadığı için ittifak 5. Madde’yi devreye sokmadı.

🔹 NATO ülkeleri, Ukrayna’ya silah, istihbarat, eğitim ve mali destek sağladı ancak desteğin kapsamı ve savaşın nihai hedefi konusunda tam uzlaşı oluşmadı.

🔹 ABD’nin Avrupa’daki bazı askerî kapasitesini azaltması, Washington’ın diğer küresel meydan okumalara yönelme eğiliminin parçası olarak konumlandı.

🔹 NATO, üyelerinin güvenlik maliyetlerini ittifaktan ayrılmanın siyasi maliyetlerinden daha ağır görmesi nedeniyle krizlere rağmen varlığını sürdürdü.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Erdoğan, NATO liderleri için yenilenen Ankara Havalimanı'nı hizmete açtı

Bloomberg
16.06.2026

🔹 Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı taşıyan uçak, yaklaşan NATO Zirvesi için yenilenen Ankara Havalimanı'na ilk resmî inişi gerçekleştirdi.

🔹 Erdoğan, Türkiye'nin kırmızı-beyaz renklerini taşıyan ve dünyanın en büyük devlet VIP uçaklarından biri olan Cumhurbaşkanlığı uçağıyla havalimanına geldi.

🔹 Havalimanı, 7-8 Temmuz'da Ankara'da düzenlenecek NATO Zirvesi öncesinde resmen hizmete açıldı ve Uluslararası Hava Taşımacılığı Birliği (IATA) tarafından ANK kodu verildi.

🔹 Tesis, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi ve NATO Zirvesi'nin düzenleneceği alana Ankara Esenboğa Havalimanı'ndan daha yakın konumda bulunuyor.

🔹 NATO liderlerinin uçaklarının bu havalimanını kullanmasıyla konvoy yolculuk sürelerinin ve güvenlik risklerinin azaltılması hedefleniyor.

🔹 Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, pistin 3 bin metreye uzatıldığını ve 60 metre genişliğe çıkarıldığını açıkladı.

🔹 Havalimanı geniş gövdeli uçaklara uygun hale getirildi ve aynı anda yaklaşık 44 uçağın park edebileceği kapasite oluşturuldu.

🔹 Aydınlatma, seyrüsefer sistemleri ve diğer güvenlik altyapıları uluslararası havacılık standartlarına uygun şekilde yenilendi.

🔹 Yenileme çalışmalarıyla Ankara Esenboğa Havalimanı üzerindeki yoğunluğun azaltılması ve büyük uluslararası organizasyonlarda hava ile kara trafiğinin daha etkin yönetilmesi amaçlanıyor.

🔹 Havalimanını yapımı süren Hilal-Yıldız Projesi kapsamındaki Genelkurmay Başkanlığı ve diğer kuvvet komutanlıklarının yer alacağı askerî yerleşkeye bağlayan yeni bir yol da inşa edildi.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Halkbank soruşturmasının kilit tanığı Rıza Zarrab, suçunu kabul etmesinden yaklaşık dokuz yıl sonra ceza alacak

Reuters
16.06.2026

🔹 ABD'de Halkbank'ın İran yaptırımlarını delmesine yardım ettiği iddiasıyla yürütülen soruşturmada kilit tanık olan Rıza Zarrab'ın ceza duruşması 14 Temmuz'da New York'ta görülecek.

🔹 Türk-İranlı iş insanı Rıza Zarrab, 26 Ekim 2017'de ABD yaptırımlarını delmek için komplo kurma suçunu kabul etmişti.

🔹 Zarrab, 2017 yılında New York'ta görülen davada eski Halkbank Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Hakan Atilla aleyhine tanıklık yaptı.

🔹 Mehmet Hakan Atilla, İran'ın ABD yaptırımlarını aşmasına yardım etmekten suçlu bulunmuştu.

🔹 ABD, 2019 yılında Halkbank hakkında İran yaptırımlarının delinmesine yardım ettiği iddiasıyla dava açtı. Halkbank suçlamaları reddetti.

🔹 ABD savcıları mart ayında Halkbank ile davanın düşürülmesini öngören bir anlaşmaya vardıklarını açıkladı. Anlaşma kapsamında bankanın İran'a fayda sağlayacak işlemleri engellemesi ve bazı koşulları yerine getirmesi öngörülüyor.

🔹 Anlaşma haberinin ardından Halkbank hisseleri Borsa İstanbul'da güçlü yükseliş kaydetti.

🔹 Davaya bakan Yargıç Richard Berman, bankanın anlaşma şartlarına uyumunu gösterebilmesi için davayı 90 gün süreyle erteledi.

🔹 Yargıç Berman, savcıların Halkbank hakkındaki davanın düşürülmesi talebini değerlendirmek üzere 17 Haziran'da duruşma yapacak.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Erdoğan yönetimi muhalefete yönelik baskıları eğlence, sosyal medya ve iş dünyasına doğru genişletiyor

Bloomberg
16.06.2026
Genişleyen soruşturmalar

🔹 Türkiye'de muhalefet partilerine yönelik yargı süreçleri komedyenleri, müzisyenleri, sosyal medya fenomenlerini ve iş dünyası temsilcilerini de kapsayacak şekilde genişliyor.

🔹 Savcılıklar; dini değerleri aşağılama, kamu görevlilerine hakaret, devlet kurumlarını küçümseme ve yanıltıcı bilgi yayma gibi suçlamalarla çok sayıda kişi hakkında işlem yürütüyor.

Kültür ve ifade özgürlüğü tartışmaları

🔹 Komedyen Tuba Ulu, Osmanlı Padişahı Kanuni Sultan Süleyman hakkında yaptığı bir espri nedeniyle gözaltına alındı ve hakkında üç yıla kadar hapis istemiyle dava açıldı.

🔹 Başörtüsüyle paylaştığı video nedeniyle şarkıcı Murat Övüç hakkında dava açıldı ve dini değerleri aşağılama suçundan mahkûmiyet kararı verildi.

🔹 Bir YouTube yarışma programının sunucusu ve programa katılan bir konuk, alkolle ilgili yapılan mizah nedeniyle hapis cezasına çarptırıldı.

🔹 LeMan dergisinin bazı çalışanları yayımlanan bir karikatür nedeniyle gözaltına alındı ve derginin ilgili sayısına el konuldu.

Siyaset ve yargı

🔹 İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu hakkındaki davalar sürerken, Cumhuriyet Halk Partisi'nin iç yapısı da mahkeme kararlarıyla yeniden şekillendi.

🔹 Bloomberg'e göre hükümet, yargı mekanizmasını kullanarak muhalif kesimler üzerindeki baskıyı artırıyor ve ifade alanını daraltıyor.

İş dünyası ve sosyal medya

🔹 TÜSİAD'ın eski yöneticileri Ömer Aras ve Orhan Turan, gazeteci ve siyasetçilere yönelik operasyonları eleştirmelerinin ardından kısa süre gözaltına alındı ve haklarında dava açıldı.

🔹 Zorlu Holding'in eski CEO'su Cem Köksal, Ramazan ayıyla ilgili şirket içi yazışmalar nedeniyle soruşturmaya uğradı ve daha sonra beraat etti.

🔹 Polis operasyonlarıyla ilgili sosyal medya paylaşımı yapan bazı beyaz yakalı çalışanlar gözaltına alındı, bazıları işlerini kaybetti ve bir kısmı tutuklu kaldı.

Resmî açıklamalar

🔹 Adalet Bakanlığı, yargının bağımsız ve tarafsız şekilde hareket ettiğini, yalnızca kanunlarda suç olarak tanımlanan fiiller hakkında işlem yapıldığını ve ifade özgürlüğü kapsamındaki düşünceler nedeniyle soruşturma yürütülmediğini açıkladı.

← Ana sayfaya dön