← Ana sayfaya dön

Yakın Çin bağlarına rağmen Kamboçya ABD askeri tatbikatlarını neden yeniden başlatıyor?

South China Morning Post
23.08.2026
Elbridge Colby ve Kamboçya Savunma Bakanı Tea Seiha el sıkışırken
Elbridge Colby ve Kamboçya Savunma Bakanı Tea Seiha el sıkışırken

🔹 Kamboçya, 2017’den bu yana gerilen savunma ilişkilerini yeniden düzenlemek amacıyla gelecek yıl ABD ile ortak askeri tatbikatları başlatmaya hazırlanıyor. Angkor Sentinel tatbikatlarının yanı sıra eğitim faaliyetlerinin genişletilmesi ve askeri reformlar da görüşüldü.

🔹 Washington, Çin’in kapsamlı desteğiyle inşa edilen stratejik konumdaki Ream deniz üssüne daha fazla ziyaret gerçekleştirmekle ilgileniyor.

🔹 Görüşmeler, Pentagon’un politika işlerinden sorumlu müsteşarı Elbridge Colby’nin 14-15 Ağustos’ta Phnom Penh’de Başbakan Hun Manet ve Savunma Bakanı Tea Seiha ile yaptığı temasların ardından gerçekleşti.

🔹 Çin, 2022’den bu yana Ream üssünün kapsamlı biçimde yenilenmesini finanse ediyor. Pentagon, geçen yıl ABD Kongresi’ne sunduğu raporda, ortak lojistik ve eğitim merkezinin geçen nisanda açılmasından önce de iki Çin savaş gemisinin üste sürekli bulunduğunu bildirdi.

🔹 Washington, Tayland Körfezi kıyısındaki Ream üssünün Çin’in ilk bölgesel askeri karakoluna dönüşebileceğinden ve Güney Çin Denizi yakınlarında güç dengesini değiştirebilecek operasyonel avantaj sağlayabileceğinden endişe ediyor.

🔹 Çin ve Kamboçya geçen yıl şimdiye kadarki en büyük ortak tatbikatlarını düzenledi. Tatbikatlara yaklaşık 900 Çinli ve 1.300’den fazla Kamboçyalı asker ile savaş gemileri, topçu birlikleri, helikopterler ve keşif dronları katıldı.

🔹 Kamboçya, Çin’in Güneydoğu Asya’daki en yakın ortaklarından biri olmayı sürdürüyor ve Çin’den milyarlarca dolarlık yatırım aldı. Çin, ülkenin başlıca savunma ortağı konumunda bulunuyor.

🔹 Angkor Sentinel tatbikatları, Kamboçya’nın 2017’nin başında iptal etmesinden önce yedi yıl boyunca düzenlendi. Kamboçya, Çin’le ilk Golden Dragon tatbikatını gerçekleştirdikten birkaç ay sonra ABD ile tatbikatları sonlandırdı.

🔹 Sophal Ear, Washington’ın hedefinin Kamboçya’yı Çin’den koparmak değil, ülkenin stratejik açıdan yalnızca Çin’e bağlı hale gelmesini önlemek olduğunu söyledi.

🔹 ABD’nin Kamboçya’ya yönelik askeri angajmanını azaltması, Çin’in askeri iş birliğindeki alternatiflerini daralttı. Abdul Rahman Yaacob, Washington’ın Kamboçya’daki Çin etkisini sınırlamak için izolasyondan çok angajmanın etkili olduğu sonucuna vardığını söyledi.

🔹 Kamboçya’nın Washington ile ilişkileri genişletmesi, Phnom Penh’in stratejik özerkliğini gösterebilir. Rahman, Kamboçya’nın ABD Büyükelçiliği’ne ortak tatbikatları yeniden başlatma ve ikili ilişkileri geliştirme önerisi sunduğunu söyledi.

🔹 Kamboçya ile Tayland arasındaki son ölümcül sınır çatışmaları, Çin’le yakın ilişkilerin sınırlarını ortaya koydu; Tayland’ın Kamboçya topraklarına saldırması Çin bağlarıyla engellenmedi.

🔹 ABD ile ortak eğitim, Kamboçya’nın daha modern savaş tekniklerini öğrenmesini sağlayabilir. ABD ile daha derin ilişkiler, askeri dengeyi kısa vadede değiştirmese de Kamboçya’ya diplomatik ve stratejik güvence sunabilir.

🔹 Kamboçya’nın Çin ve ABD ordularıyla tatbikat yapması, Japonya’dan güvenlik yardımı alması ve diğer bölgesel ortaklarla ilişkilerini sürdürmesi, ülkenin diplomatik olarak izole veya yalnızca Çin’e bağlı bir ülke olarak görülmesini zorlaştırabilir.

🔹 Daha güçlü ABD savunma ilişkileri, Kamboçya’nın caydırıcılık kapasitesini ve diplomatik görünürlüğünü artırabilir; ülkenin barışçıl sınır yönetimi, güven artırıcı adımlar ve Güneydoğu Asya Uluslar Birliği ile ilişkilerdeki stratejik alanını genişletebilir.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Washington, Çin liderinin ziyareti öncesinde APEC görüşmelerinde ‘Önce Amerika’ gündemini ilerletiyor

South China Morning Post
23.08.2026

🔹 ABD, Çin Devlet Başkanı Xi Jinping’in gelecek ay ABD’yi ziyaret etmesinden haftalar önce Çin’de düzenlenen Asya-Pasifik Ekonomik İşbirliği (APEC) görüşmelerinde “Önce Amerika” yaklaşımını benimseyeceğini açıkladı.

🔹 ABD Dışişleri Bakanlığı, APEC’teki ABD liderliğinin Amerikan şirketlerinin önündeki engelleri kaldırmayı, adil ve karşılıklı ticareti artırmayı ve ABD’de istihdam artışını desteklemeyi amaçladığını açıkladı.

🔹 Casey Mace liderliğindeki ABD heyeti; tarım, balıkçılık, enerji, ulaştırma, sağlık ve gıda güvenliği alanlarında Amerikan şirketleri için daha fazla fırsat oluşturmayı hedefliyor.

🔹 ABD, hizmet ihracatını ve tedarik zinciri inovasyonunu artırmayı; ticaret ve çalışma hayatıyla ilgili görüşmelere öncülük etmeyi planlıyor.

🔹 Ticaretin, Xi Jinping’in gelecek ay ABD Başkanı Donald Trump ile yapacağı görüşmenin ana gündem maddelerinden biri olması bekleniyor. Görüşme, geçen yılki gümrük vergisi savaşının ardından iki ülke ilişkilerini istikrara kavuşturma çabalarının parçası olacak.

🔹 Xi Jinping’in bu yıl Trump’ı Pekin’de ağırlamasının ardından ABD-Çin ticaret ve yatırım kurulları kurulması planlandı; ancak yatırım kurulunun çalışmaları henüz başlamadı.

🔹 Dalian’da düzenlenen APEC üst düzey yetkililer toplantısı, bu yılki üçüncü toplantı ve şimdiye kadarki en geniş toplantı oldu. Geçen hafta başlayan ve cuma gününe kadar sürecek etkinliğe üye ekonomilerden 2.300’den fazla temsilci katılıyor.

🔹 Toplantı kapsamında ticaret, ulaştırma, gıda güvenliği, gümrük, teknoloji, enerji ve sağlık başlıklarında yaklaşık 130 etkinlik düzenlenecek. Etkinlikler, kasım ayında Shenzhen’de yapılacak APEC zirvesinin hazırlıklarına katkı sağlayacak.

🔹 ABD’li üst düzey yetkili Ruth Perry, yasa dışı balıkçılık ve deniz atıklarıyla mücadele kapsamında uydu izleme gibi Amerikan teknolojilerini tanıtacak bir çalıştaya liderlik edecek.

🔹 Çin Gümrükler Genel İdaresi Başkan Yardımcısı Zhang Baofeng, APEC ekonomilerinden ticaret engellerini kaldırmalarını ve küresel tedarik zincirlerindeki sınır ötesi darboğazları azaltmalarını istedi.

🔹 Zhang Baofeng, kurallar ve standartların uyumlaştırılması ile tedarik zincirlerinin dayanıklılığının güçlendirilmesi gerektiğini söyledi. Daha fazla düzenleyici koordinasyon, daha düşük işlem maliyetleri ve daha verimli gümrük prosedürleri çağrısı yaptı.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Çin’in ötesinde nadir toprak elementleri arayışının çevresel maliyetini kim üstlenecek?

Nikkei Asia
23.08.2026
Çin’in İç Moğolistan bölgesindeki nadir toprak elementi rafinerisinden çıkan atık su yakındaki bir göle boşaltılıyor. © Reuters
Çin’in İç Moğolistan bölgesindeki nadir toprak elementi rafinerisinden çıkan atık su yakındaki bir göle boşaltılıyor. © Reuters

🔹 Avustralya, Çin’e alternatif olarak sorumlu bir nadir toprak elementi tedarikçisi olmayı hedefliyor. Daha temiz üretimin maliyetini alıcıların paylaşıp paylaşmayacağı ise belirsizliğini koruyor.

🔹 Avustralya’nın Kuzey Toprakları’nda Arafura Rare Earths tarafından planlanan madende neodimyum ve praseodimyumun yanı sıra uranyum gibi radyoaktif elementler içeren cevher bulunuyor.

🔹 İşleme sürecinde cevher asitle çözülüyor ve nadir toprak elementlerini ayırmak için ortaya çıkan çözelti arıtılıyor. Bu aşama, zehirli metaller içeren atık sıvı üretiyor.

🔹 Harvard Üniversitesine göre 1 ton nadir toprak elementi üretimi 1 ton radyoaktif kalıntı, 9.600 ila 12.000 metreküp atık gaz, 75 metreküp atık su ve toplam 2.000 ton zehirli atık oluşturuyor.

🔹 Tokyo Üniversitesi’nden Toru Okabe, nadir toprak elementlerindeki “nadir” ifadesinin rezerv azlığını değil, çıkarma ve madenciliğin toplumsal maliyetini üstlenebilen ülke sayısının azlığını ifade ettiğini söyledi.

🔹 Arafura’nın Kuzey Toprakları yöneticisi Stewart Forrest, madendeki tüm radyoaktif malzemenin sızıntıyı önleyecek şekilde tasarlanmış yapılarda sahada depolanacağını söyledi. İşleme yan ürünü olarak ortaya çıkan fosforik asidin gübre üretiminde kullanılması planlanıyor.

🔹 Çin’deki nadir toprak ürünlerinin düşük fiyatlarında üretim hacminin yanı sıra farklı çevre standartları da etkili oluyor. Okabe, Çin’in gevşek çevre düzenlemeleri sayesinde atıkları neredeyse hiç maliyet olmadan bertaraf edebildiğini söyledi.

🔹 ABD, 1980’lerin başına kadar dünyanın en büyük nadir toprak elementi üreticisiydi. Çevre standartlarının yükselmesiyle maliyetler arttı ve birçok şirket sektörden çıktı; Çin ise iş gücü dahil daha düşük maliyetlerle 1980’lerin sonlarından itibaren pazar payını artırdı.

🔹 Avustralya’nın 2023’te yayımladığı kritik mineraller stratejisi, küresel pazarlara erişim sağlayacak güçlü ESG uygulamalarını öngörüyor. Çevre standartlarını karşılayan projelere kamu finansmanı ve daha az zararlı işleme yöntemlerinin maliyetlerini karşılamak için vergi indirimleri planlanıyor.

🔹 Çin’in İç Moğolistan bölgesindeki Baotou’da atık suyun yeraltı suyunu kirletmesi bölge sakinlerinde sağlık sorunlarına yol açtı. 2018 tarihli bir araştırma, bölgedeki çocukların idrarında daha yüksek nadir toprak elementi yoğunlukları bulunduğunu ortaya koydu.

🔹 Malezya’nın kuzeyindeki Bukit Merah’da Mitsubishi Chemical tarafından işletilen nadir toprak rafinerisinin yakınında yaşayanlar, bir dizi lösemi vakasının ardından tesisin kapatılmasını talep etti. Tesis kapatıldı ve toprak Malezya makamlarınca temizlendi.

🔹 Japonya, Minamitorishima Adası açıklarındaki deniz tabanından nadir toprak elementleri çıkarmayı planlıyor. Şubatta alınan numunede neredeyse hiç radyoaktif veya başka zararlı madde bulunmadı; ancak derin deniz madenciliğinin maliyeti yüksek.

🔹 Avustralyalı şirketler, Malezya gibi çevre düzenlemelerinin daha gevşek olduğu ülkelerde rafineri tesisleri kurdu. Ara işleme aşamalarının yurt dışına taşınması çevre sorununu çözmüyor; çevresel kaygılar ile maliyetleri dengelemek üreticiler için zorluk oluşturuyor.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

İran, ABD’nin yeni yaptırımlar açıklama planını kınadı

Reuters
23.08.2026
Pazartesi günü Umman’ın Musandam kentinden görülen Hürmüz Boğazı yakınlarındaki gemiler. Fotoğraf: Reuters
Pazartesi günü Umman’ın Musandam kentinden görülen Hürmüz Boğazı yakınlarındaki gemiler. Fotoğraf: Reuters

🔹 İran, ABD’nin yeni yaptırımlar açıklama planını kınadı; yaptırımların ülke ekonomisi ile Çin dahil önemli ticaret ortaklarını etkileyebileceğini açıkladı.

🔹 İran Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi Başkanı Mohsen Rezai, ABD’nin ekonomik savaşına katılan ülkelerin düşman kabul edileceğini söyledi.

🔹 ABD ve İsrail’in 28 Şubat’ta İran’a hava saldırıları başlatmasından yaklaşık altı ay sonra taraflar karşılıklı ateş açmıyor, ancak barış görüşmeleri için adım atmıyor.

🔹 Hürmüz Boğazı’ndaki petrol sevkiyatı büyük ölçüde durdu. Tahran, izinsiz geçiş yapmaya çalışan petrol tankerlerini vurmakla tehdit etti.

🔹 ABD Hazine Bakanı Scott Bessent’in pazartesi günü İran’a yönelik “tarihin en ağır yaptırımları” hakkında basın toplantısı düzenlemesi bekleniyor. Bessent, İran petrolünün yüzde 80’inden fazlasını satın alan Çin’in Washington’la iş birliği yapmasını istedi; Pekin diplomasi çağrısı yaptı.

🔹 İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Esmaeil Baghaei, yeni yaptırımların Birleşmiş Milletler’in bağımsız üyeleri üzerinde ülke sınırları dışına taşan egemenlik kurma girişimi olduğunu söyledi ve ikincil yaptırımların uluslararası hukukta dayanağı bulunmadığını açıkladı.

🔹 ABD Başkanı Donald Trump, İran’a herhangi bir destek sağlayan ülkenin ekonomik sonuçlarla karşılaşacağını söyledi. Trump, İran’ın anlaşma yapmak istediğini ancak doğru anlaşmaya hazır olmadığını belirtti.

🔹 Hürmüz Boğazı’nda yüzlerce gemide binlerce denizci mahsur kaldı. Perşembe günü boğazdan yalnızca dört ticari gemi geçti; bunların arasında büyük ham petrol veya sıvılaştırılmış doğal gaz tankerleri bulunmadı.

🔹 İran, Bağdat’ın tekrarlanan taleplerinin ardından bazı Irak petrol tankerlerine Hürmüz Boğazı’ndan geçiş izni verdi.

🔹 ABD Enerji Bakanı Chris Wright, ABD ordusunun boğazdan günlük yedi günlük ortalamayla 8 milyon varil petrol taşınmasına yardımcı olduğunu söyledi. Savaş öncesinde bu miktar günlük 20 milyon varilin üzerindeydi.

🔹 İran’ın ekonomisi, donanması ve hava kuvvetleri ABD saldırılarından ağır zarar gördü; ancak Tahran petrol tankerlerinin geçişini engelleyecek ve bölgesel rakiplerine saldıracak füze ve insansız hava aracı kapasitesini koruyor.

🔹 İran Genelkurmay Başkanı Abdollahi, yer altındaki balistik füze üretim tesisini ziyaret etti. Abdollahi, tesisin geçmişe kıyasla kapasite, kalite ve miktar bakımından daha üstün ekipman üretebildiğini söyledi.

🔹 İran Meclis Başkanı Mohammad Baqer Qalibaf, komşu ülkelerden yeni bölgesel güvenlik düzenlemeleri ve ekonomik iş birliği kurulmasına ilişkin çok sayıda mesaj aldıklarını açıkladı; ABD’yi İsrail uğruna bölgedeki müttefiklerinin güvenliğini tehlikeye atmakla suçladı.

🔹 Savaşta çoğu İran’da olmak üzere binlerce kişi öldü. İlk savaş gününde 168 İranlı okul çocuğu hayatını kaybetti; ABD 750’den fazla askeri personelin yaralandığını ve 18 personelin öldüğünü açıkladı.

🔹 İran Cumhurbaşkanı Masoud Pezeshkian, savaşın diplomatik bir çözümle sona erdirilmesi çağrısı yaptı.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

De Gaulle Fransa’yı nasıl yeniden birleştirdi

Financial Times
23.08.2026
Simon Abkarian, “De Gaulle: Résistance” filminde Charles de Gaulle rolünde © Alamy
Simon Abkarian, “De Gaulle: Résistance” filminde Charles de Gaulle rolünde © Alamy

🔹 Antonin Baudry’nin iki bölümlü “La Bataille de Gaulle” filmi, Birleşik Krallık’ta “De Gaulle: Résistance” adıyla gösterime giriyor ve Fransa’da gişede beklenmedik başarı elde ediyor.

🔹 Film, 2026’da yaklaşık 5 milyon Fransız izleyiciyi Charles de Gaulle’ün beş saatten uzun süren hikâyesiyle buluşturdu.

🔹 Yapım, Franklin D. Roosevelt’i de Gaulle’ü geri plana itmeye, Fransa’da askeri yönetim kurmaya ve ülkeyi bağımlı bir müttefike dönüştürmeye hazırlanan bir başkan olarak gösteriyor.

🔹 Film yapımcısı Antonin Baudry, sinemaya geçmeden önce Quai d’Orsay’da diplomat olarak çalıştı. Yapımda de Gaulle, yalnızca savaş alanındaki bir komutan değil, meşruiyet arayışına odaklanan bir devlet adamı olarak ele alınıyor.

🔹 Film, Fransa adına konuşma hakkının kimde olduğu sorusunu Vichy’deki Philippe Pétain, Kuzey Afrika’daki Henri Giraud, Washington’daki Roosevelt ve Londra’daki de Gaulle üzerinden işliyor.

🔹 Simon Abkarian de Gaulle’ü, Simon Russell Beale Winston Churchill’i, Campbell Scott ise Roosevelt’i canlandırıyor. Filmde Montgomery, Eisenhower, Leclerc ve Koenig de yer alıyor.

🔹 İlk bölüm “L’âge de fer”, yoğun tarihsel anlatım ve ikna edici bulunmayan bazı sahneler nedeniyle eleştiriliyor. “J’écris ton nom” adlı ikinci bölümde de Gaulle’ün Fransa’ya dönüşü, Roosevelt’le görüşmesi ve Jean Moulin’le Direniş’i birleştirme çalışmaları anlatılıyor.

🔹 İkinci bölüm, Fransa’nın yalnızca topraklarını değil bağımsızlığını da yeniden kazanması için de Gaulle’ün yürüttüğü mücadeleyi merkeze alıyor. Churchill ile de Gaulle arasındaki ilişki, hoşgörüden gerçek saygıya dönüşüyor.

🔹 Film, Vichy yönetimi, işbirlikçilik ve işgal döneminin karmaşıklığına ilişkin tarihsel tartışmaların yanı sıra kolektif hafızanın ulusal kimlik üzerindeki etkisini ele alıyor.

🔹 Yapım, Fransa’nın Amerikan güvenilirliğini, stratejik özerkliği ve askeri bağımlılık ile teknolojik kırılganlık döneminde egemenliğin anlamını tartıştığı bir dönemde vizyona giriyor.

🔹 Filmin kapanış sahnesinde Paris’in 25 Ağustos 1944’te kurtarılmasının ardından de Gaulle, Cumhuriyet’i ilan etmesi yönündeki öneriyi “Cumhuriyet hiçbir zaman sona ermedi” sözleriyle reddediyor.

🔹 “De Gaulle: Résistance”, Birleşik Krallık sinemalarında 28 Ağustos’ta gösterime girecek.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Küresel Ekonomiyi Haritalamak: İngiltere’de Bordrolu Çalışan Sayısı Düşüyor, Enflasyon Yükseliyor

Bloomberg
23.08.2026
İngiltere’nin Croydon kent merkezinde alışveriş yapanlar. Fotoğraf: Jason Alden/Bloomberg
İngiltere’nin Croydon kent merkezinde alışveriş yapanlar. Fotoğraf: Jason Alden/Bloomberg

🔹 İngiltere’de iş gücü piyasası temmuz ayında zayıflamayı sürdürdü; iş ilanları mayıs-temmuz döneminde 707 bine gerileyerek 2021’den bu yana en düşük seviyeye indi.

🔹 İngiltere’de tüketici fiyatları temmuzda yıllık yüzde 2,9 arttı; hazirandaki yüzde 2,6’lık oranın yükselmesinde hane enerji faturalarındaki yüzde 13’lük fiyat tavanı artışı etkili oldu.

🔹 Euro bölgesinde özel sektör faaliyeti ağustosta, dört yılı aşkın sürenin en güçlü imalat büyümesinin katkısıyla sınırlı biçimde genişledi. Almanya büyüme eşiğinin üzerinde kalırken Fransa’da daralma derinleşti.

🔹 İsveç Merkez Bankası politika faizini 12. ayda da yüzde 1,75’te tuttu ve İran savaşının enflasyonu artırması halinde bu yıl politika sıkılaştırmasına hazır olduğunu açıkladı.

🔹 ABD’nin toplam kamu borcu ilk kez 40 trilyon doları aştı ve beş yıldan kısa sürede üçte bir oranında arttı. Hazine Bakanlığı uzun vadeli menkul kıymetler için geri alım programını genişletti; duyurunun ardından tahvil getirileri geriledi.

🔹 ABD’de yeni konut inşaatı temmuzda geriledi; müstakil konut başlangıçları 2022’den bu yana en düşük seviyeye indi.

🔹 Japonya ekonomisi haziranla biten üç aylık dönemde beklenenden daha yavaş büyüdü; sermaye harcamaları düştü ve gelişme Japonya Merkez Bankası’nın bir sonraki faiz artışının zamanlamasına ilişkin iletişimini zorlaştırabilir.

🔹 Japonya’nın gelecek yıla ilişkin bütçe taleplerinin rekor seviyeye ulaşması bekleniyor. Başbakan Sanae Takaichi, ek bütçelere daha az başvurup harcamaları başlangıç planına dahil etmeyi hedefliyor.

🔹 Çin’de merkezi ve yerel yönetimlerin harcamaları geriledi. Hükümet, ekonomik büyümenin yıllık hedefin altına yönelmesiyle şirketlerin ve tüketicilerin borçlanmasını desteklemek için mali kaynak kullanan hedefli programı genişletmeye hazırlanıyor.

🔹 Arjantin’de enflasyon ve yoksulluk gerilerken bütçe açığı ortadan kalktı; ancak resmi sektörde istihdam ikinci yıl üst üste düştü ve iş gücü piyasası yaklaşık on yıl önceki seviyeye döndü.

🔹 Brezilya’da ekonomik faaliyet haziranda beklentilerin üzerinde geriledi. Sıkı para politikasının talebi soğutması, eylülde yeni bir faiz indirimi beklentisini güçlendirdi.

🔹 Uzun vadeli devlet tahvili getirileri dünya genelinde yükseldi; 30 yıllık ABD Hazine tahvili getirisi 2007’den, Fransa’nın borçlanma maliyetleri 2008’den bu yana en yüksek seviyeye çıktı. Almanya’nın benzer vadeli tahvilleri 2011 seviyelerinde işlem gördü.

🔹 İsveç’in yanı sıra Endonezya, Uruguay ve Mısır faizleri değiştirmedi; İzlanda bu yıl üçüncü kez faiz artırdı.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Kırım’da bir Rus komutanı öldürmekle suçlanan “sıradan” kadın

Guardian
23.08.2026
Margarita Reutt, sağlık ve hayvan hakları hakkında çevrim içi olarak sık sık paylaşım yaptı. Fotoğraf: Vkontakte
Margarita Reutt, sağlık ve hayvan hakları hakkında çevrim içi olarak sık sık paylaşım yaptı. Fotoğraf: Vkontakte

🔹 13 Ağustos’ta Rusya’nın işgali altındaki Kırım’ın Sivastopol kentinde, Rusya’nın Karadeniz Filosu denizaltı tugayının komutan yardımcısı Robert Shageev’in yanından geçtiği çöp kutusuna gizlenmiş bomba patladı. Yaklaşık 500 gram TNT gücündeki patlamada Shageev olay yerinde öldü.

🔹 Polis, patlamadan birkaç saat sonra Soçi’de yaşayan 32 yaşındaki Margarita Reutt’u gözaltına aldı. Aramada, bombayı uzaktan patlatmak için kullanıldığına inanılan bir kumanda bulundu.

🔹 Rusya Federal Güvenlik Servisi, Reutt’un saldırıyı itiraf ettiğini ve Ukrayna istihbaratıyla bağlantılı bir kişinin kendisine kripto para cinsinden yüksek miktarda ödeme ile saldırıdan sonra Rusya’dan ayrılmasını sağlayacak belgeler vadettiğini açıkladı.

🔹 Federal Güvenlik Servisi, Reutt’un pişmanlık göstermediğini de söyledi. Bu açıklamalar bağımsız olarak doğrulanmadı; Ukrayna yönetimi saldırı veya Reutt’un olası rolü hakkında açıklama yapmadı.

🔹 Reutt’un saldırıya nasıl ve neden yöneldiği bilinmiyor. Davasının, Ukrayna istihbarat operasyonlarıyla bağlantılı benzer davalarda olduğu gibi kapalı görülmesi bekleniyor.

🔹 Margarita Yakovleva adıyla Yaroslavl’da büyüyen Reutt, Novosibirsk’te yönetim eğitimi aldı; paraşütçülük, go-kart ve sutopu ile ilgilendi. Üniversite döneminde İkinci Dünya Savaşı’nda ölen Sovyet askerlerinin kalıntılarını arayan vatansever bir gönüllü grubuna katıldı.

🔹 Reutt, mezuniyetinin ardından Soçi’ye taşındı ve 2020’lerin başında uzun yaşam alanında çalışan alternatif tıp şirketi Vitauct’ta görev yaptı. Sosyal medyada sağlık ve hayvan hakları hakkında paylaşımlar yaptı, Türkiye, Tayland ve Sri Lanka dahil olmak üzere çeşitli ülkelere seyahat etti.

🔹 Arkadaşları, Rusya’nın Ukrayna’ya geniş çaplı saldırısının ardından Reutt’un savaşa yönelik eleştirilerini artırdığını söyledi. Temmuz 2025’te Rostov bölgesindeki bir tren istasyonuna düzenlenen Ukrayna İHA saldırısının ardından Rus ordusunu “itibarsızlaştırma” yasası kapsamında para cezasına çarptırıldı.

🔹 Reutt, izleyen şubatta genetik test sonucunun yüzde 98 Rus olduğunu paylaşarak “Rus olmaktan utanıyorum” ifadesini kullandı. 2026 ilkbaharının sonlarında daha içine kapanık davranmaya başladı, ikinci bir telefon aldı ve arkadaşlarının sonbahar gezisine katılmadı.

🔹 Reutt, yaz aylarında Kırım’a daha sık gitmeye başladı. Bir tanıdığına bu seyahatleri müzik klipleri için çekim yeri araştırmasıyla açıkladı; Kırım’da gerçekte ne yaptığı ve Ukrayna istihbaratıyla temas kurup kurmadığı bilinmiyor.

🔹 Ukrayna istihbarat kuruluşları, Rusya’nın işgal girişiminin başlamasından bu yana üst düzey Rus subaylarına yönelik bir dizi suikast ve suikast girişimiyle ilişkilendirildi. Bu operasyonlarda Kremlin karşıtı sabotajcılar, para vadedilen Ruslar ve farkında olmadan kullanılan kurye veya teslimat çalışanları yer aldı.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Eski İngiliz ve Fransız diplomatlar, İsrail’in Filistin’i ‘silmesine’ karşı harekete geçilmesini istedi

Guardian
23.08.2026
Diplomatların mektubunda şu ifade yer alıyor: ‘Hiçbir şey İsrail’in Gazze ve nüfusunu sistematik olarak yok etme politikasını haklı çıkarmaz.’ Fotoğraf: Mahmoud Issa/Reuters
Diplomatların mektubunda şu ifade yer alıyor: ‘Hiçbir şey İsrail’in Gazze ve nüfusunu sistematik olarak yok etme politikasını haklı çıkarmaz.’ Fotoğraf: Mahmoud Issa/Reuters

🔹 100’den fazla eski Fransız ve İngiliz diplomat, Filistin’in dünyanın gözleri önünde silindiğini söyleyerek İsrail’e baskı uygulanması için acil önlem çağrısı yaptı.

🔹 Emmanuel Macron ve Andy Burnham’a gönderilen ortak mektubu 52 eski Fransız diplomat ile 50 eski İngiliz büyükelçi imzaladı.

🔹 Diplomatlar İsrail’i etnik temizlik yapmakla suçladı ve dünyanın artık İsrail’i gerçek bir demokrasi olarak görmediğini söyledi.

🔹 Mektupta İngiltere ve Fransa’nın 2025’te Filistin’i devlet olarak tanıdığı hatırlatılarak, iki ülkenin İsrailliler ve Filistinliler için eşit hakları savunma sorumluluğu bulunduğu belirtildi.

🔹 İngiltere, Fransa ve dokuz ülke, İsrail’in Batı Şeria’yı bölecek E1 yerleşim projesi için 1.200 konutluk ihale yayımlamasını kınadı. İngiltere Dışişleri Bakanı Ed Miliband, projeyi iki devletli çözümün uygulanabilirliğine yönelik yıkıcı bir tehdit olarak niteledi.

🔹 İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Sa’ar, İsrail’in pasif kalmayacağını söyledi ve Yahudi halkının İsrail’in tamamında yaşama hakkı bulunduğunu belirtti.

🔹 Diplomatlar, Macron ve Burnham’ın iki devletli çözümü korumak amacıyla İsrail’e özel yaptırımlar uygulamasını istedi.

🔹 Mektupta Uluslararası Adalet Divanı ve Uluslararası Ceza Mahkemesi kararlarına uyulması, AB-İsrail ortaklık anlaşması ile Birleşik Krallık-İsrail ticaret ve ortaklık anlaşmasının askıya alınması talep edildi.

🔹 Diplomatlar, İsrail’e silah transferlerinin ve ikili askerî işbirliğinin durdurulmasını, Gazze’ye sınırsız insani yardım erişimi sağlanmasını ve gazeteciler, diplomatlar ile parlamenterlerin bölgeye girişine izin verilmesini istedi.

🔹 Yerleşimlerle tüm ticaretin yasaklanması, E1 ve diğer yerleşim projelerini finanse eden şirketlerin uyarılması, İngiliz ve Fransız vatandaşlarının Filistinlilerden alınmış topraklarda mülk edinmesinin suç sayılması ve yerleşimleri finanse eden kuruluşların yardım kuruluşu statüsünün kaldırılması talep edildi.

🔹 Sekiz Müslüman ülke, İsrail’in ABD öncülüğündeki 15 maddelik Gazze barış planını reddetmesinin adil ve kalıcı barış çabalarını temelden baltaladığını söyledi.

🔹 Diplomatlar, Gazze ile Batı Şeria’nın siyasi, idari ve ekonomik olarak yeniden birleştirilmesini ve Filistin’de kasım ayında yapılacak seçimlerin demokratik yenilenmeye yol açmasını istedi.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

İş başvurusu yapmak hiç olmadığı kadar kolay. İşe girmek ise değil.

Axios
23.08.2026
İşe alım yok — İllüstrasyon: Gabriella Turrisi/Axios
İşe alım yok — İllüstrasyon: Gabriella Turrisi/Axios

🔹 2026’da iş aramak; robotlarla sohbet etmeyi, yapay zekâ tarafından reddedilmeyi, sahte iş ilanlarıyla karşılaşmayı ve çok sayıda adayla rekabet etmeyi içerebiliyor.

🔹 Harvard kariyer danışmanı ve UC Berkeley öğretim üyesi Gorick Ng, iş arama tükenmişliğinin sistemik bir güvensizliğe dönüştüğünü söyledi. Adaylar ilanların sahte, ret kararlarının otomatik ve video mülakatlarının insan tarafından incelenmeden sonuçlandığını düşünüyor.

🔹 İşverenler her işe alım için yaklaşık 291 başvuruyu işliyor; bu sayı 2021’in başında yaklaşık 100’dü.

🔹 Adaylar başvuruları otomatikleştirebilirken işverenler başvuruları sınıflandırmak için sohbet robotları, özgeçmiş filtreleri ve diğer yapay zekâ araçlarını kullanıyor.

🔹 Greenhouse verilerine göre adayların yüzde 46’sı işe alım sürecine duyduğu güvenin azaldığını söylüyor. ABD’deki adayların yaklaşık yüzde 63’ü yapay zekâ sistemiyle mülakata girdi; yüzde 38’i yapay zekâ mülakatı içeren bir işten vazgeçti.

🔹 Ankete katılan işe alım uzmanlarının yalnızca yüzde 21’i sistemlerinin nitelikli adayları elemediğinden çok emin olduğunu söyledi. Indeed’in kurumsal iletişimden sorumlu başkan yardımcısı Scott Dobroski, açık pozisyonları doldurmanın pandemi öncesine kıyasla yaklaşık yüzde 25 daha uzun sürdüğünü açıkladı.

🔹 Greenhouse’un şirket içi verilerine göre, şirketlerin aktif olarak doldurmaya çalışmadığı “hayalet işler”, tipik bir çeyrekte yayımlanan ilanların yaklaşık yüzde 18 ila 22’sini oluşturuyor. Şirketler bu ilanları gelecekteki aday havuzunu oluşturmak, yatırımcılara büyümenin sürdüğü mesajını vermek veya çalışanlara yerlerinin doldurulabilir olduğunu hatırlatmak için yayımlayabiliyor.

🔹 Greenhouse Üst Yöneticisi Daniel Chait, bazı ilanların işletme ihtiyaçlarının değişmesi veya işe alım yöneticilerinin ayrılması nedeniyle hayalet işe dönüşebildiğini söyledi. Bazı şirketler, restoranların sürekli yeni garsonlara ihtiyaç duyması gibi, sürekli açık tuttukları ilanları kullanıyor.

🔹 Yapay zekâ destekli özgeçmiş filtreleri, başvuruların bir insanın önüne ulaşmasını engelleyebilir ve ayrımcılık davalarına yol açabilir. Bu araçlar adayları genellikle çalışma biçimleri konusunda sınırlı şeffaflıkla, anahtar kelime eşleştirme ve algoritmik puanlama yoluyla eliyor.

🔹 İşe alım yöneticilerinin yaklaşık yüzde 49’u, işe alım sürecinde yapay zekâ kullanılmasının aday kalitesini artırdığını söylüyor.

🔹 Sohbet robotları ve kolay başvuru özellikleri, adayların onlarca işe hızla özgeçmiş göndermesini sağlıyor. Scott Dobroski, bunun işverenlerin elemek zorunda kaldığı başvuru hacmini artırdığını ve adayların yanıt alamadıkları için göz ardı edildiklerini düşünmesine yol açabildiğini söyledi.

🔹 Gorick Ng, bir şirketin işe alım sürecindeki tutumunun şirketin işleyişi hakkında bilgi verdiğini söyledi. İşverenler insani iletişime az çaba gösterdiğinde iş arayanlar, bunun uzun vadeli çalışma ilişkileri açısından ne anlama geldiğini sorguluyor.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Tayvan Devlet Başkanı, Çin’le savaşın yıl dönümünde barışın güç yoluyla sağlanacağını söyledi

Reuters
23.08.2026
Tayvanlı askerler, 1958’deki İkinci Tayvan Boğazı Krizi’nin başlangıcının yıl dönümü için Tayvan’ın Kinmen kentinde düzenlenen törene katılıyor, 23 Ağustos 2026. REUTERS/Ben Blanchard
Tayvanlı askerler, 1958’deki İkinci Tayvan Boğazı Krizi’nin başlangıcının yıl dönümü için Tayvan’ın Kinmen kentinde düzenlenen törene katılıyor, 23 Ağustos 2026. REUTERS/Ben Blanchard

🔹 Tayvan Devlet Başkanı Lai Ching-te, Çin kıyılarına yakın Kinmen Adası’nı ziyaret ederek 1958’deki İkinci Tayvan Boğazı Krizi’nin 68. yıl dönümünü andı.

🔹 Lai, barışın yalnızca güç yoluyla güvence altına alınabileceğini ve Tayvan, Kinmen ile diğer adalardan tek bir karış toprağın bile feda edilmemesi gerektiğini söyledi.

🔹 Lai, Tayvan’ın egemenliğini savunma ve Tayvan Boğazı’nda barışı koruma kararlılığının sarsılmaması gerektiğini belirtti.

🔹 1958’de Çin kuvvetleri Kinmen ve Matsu adalarını bir aydan uzun süre bombaladı; çatışmalarda deniz ve hava muharebeleri yaşandı.

🔹 Tayvan, ABD’nin desteğiyle Çin kuvvetlerine karşı koydu ve kriz tarafların kesin üstünlük sağlayamadığı bir sonuçla sona erdi.

🔹 Çin, demokratik yönetilen Tayvan’ı kendi toprağı olarak görüyor ve Lai’yi ayrılıkçılıkla suçluyor. Lai ise Tayvan’ın geleceğine yalnızca Tayvan halkının karar verebileceğini söylüyor ve Çin’le görüşmelere açık olduğunu belirtiyor.

🔹 Çin sahil güvenliği, 2024’ün başından bu yana Tayvan’ın kontrolündeki sularda Kinmen çevresinde düzenli kolluk devriyesi yürütüyor.

🔹 Lai, Çin’in 68 yıldır dışa dönük genişleme hedeflerinden vazgeçmediğini ve bunun Hint-Pasifik genelinde huzursuzluk yarattığını söyledi.

🔹 Tayvan hükümeti, gelecek yıl savunma harcamalarının ilk kez 1 trilyon Tayvan dolarını aşarak 30 milyar dolara ulaşacağını açıkladı.

🔹 Kinmen, en yakın noktasında Çin’in kontrolündeki bölgeye 2 kilometreden daha kısa mesafede bulunuyor.

← Ana sayfaya dön