← Ana sayfaya dön

Trump’ın 75 ülkeye yönelik vize yasağı federal yargıç tarafından iptal edildi

Washington Post
23.08.2026
Başkan Donald Trump ve Dışişleri Bakanı Marco Rubio, bu ayın başlarında görüntülendi. (Julia Demaree Nikhinson/AP)
Başkan Donald Trump ve Dışişleri Bakanı Marco Rubio, bu ayın başlarında görüntülendi. (Julia Demaree Nikhinson/AP)

🔹 New York’ta görev yapan federal yargıç Jeannette Vargas, Trump yönetiminin hükümet yardımlarına ihtiyaç duyabileceği düşünülen 75 ülkenin vatandaşlarına yönelik vize işlemlerini durdurma politikasını iptal etti.

🔹 Karar, yönetimin bu ülkelerden gelen kişiler için vize işlemlerini yeniden başlatmasını gerektiriyor; işlemlerin ne zaman başlayacağı henüz netleşmedi.

🔹 Vargas, politikanın konsolosluk görevlilerinin Kongre tarafından verilen ve vize uygunluğunu belirlemeye yönelik münhasır yetkisini doğrudan ortadan kaldırdığını söyledi.

🔹 Yargıç, tüm gelir ve ekonomik durumları dikkate alınmadan 75 ülkenin vatandaşlarına uygulanan yasağın federal göçmenlik hukukundaki ayrımcılık karşıtı korumaları göz ardı ettiğini söyledi.

🔹 Karar, iki kâr amacı gütmeyen kuruluş ile vize başvuruları dondurma kapsamında reddedilen aile üyelerine sahip altı kişi ve ABD’ye çalışma amacıyla gelmek için başvuru yapan beş kişinin açtığı davanın ardından alındı.

🔹 Politika ocak ayında yürürlüğe girdi ve Afrika, Orta Doğu, Karayipler ile dünyanın diğer bölgelerindeki onlarca ülkeyi etkiledi. Daha önce verilmiş vizeler ile öğrenci ve turist vizeleri uygulama kapsamına alınmadı; ancak çalışma ve aile birleşimi vizelerinin verilmesi engellendi.

🔹 Etkilenen ülkelerin vatandaşları, tüm göçmen vizelerinin yüzde 40 ila 45’ini oluşturuyor. Süresiz durdurmanın bir yıllık dönemde yasal göçmenlerin yaklaşık yarısının ABD’ye gelmesini engelleyebileceği hesaplandı.

🔹 African Communities Together yöneticisi Amaha Kassa, vize kararlarının kişisel değerlendirmeye dayanması gerektiğini söyledi. Kassa, belirli ülkelerle ilgili stereotiplere dayalı profillemenin kullanılmaması gerektiğini belirtti.

🔹 Dışişleri Bakanlığı ile ABD Vatandaşlık ve Göçmenlik Hizmetleri, karar hakkında hemen açıklama yapmadı.

🔹 Trump yönetimi geçen yıl, bir Afgan göçmenin iki Ulusal Muhafız askerinin vurulması olayında suçlanmasının ardından ABD’ye giriş yasağını 39 ülkenin vatandaşlarını kapsayacak şekilde genişletti. Bu ülkelerin 24’ü vize işlemlerinin durdurulduğu listeye dahil edildi.

🔹 Haziranda başka bir federal yargıç, yasaktan etkilenen kişilerin vatandaşlık, yeşil kart ve çalışma izni başvurularının yeniden işleme alınmasını emretti.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Carney, Trump’ın anlaşmasından çekildikten sonra kritik bir sınamayla karşı karşıya

BBC
23.08.2026
Carney, yeni tarifelerin Kanada’yı “incitmek ve bölmek” amacı taşıyan bir yanlış hesaplama olduğunu söyledi. Reuters
Carney, yeni tarifelerin Kanada’yı “incitmek ve bölmek” amacı taşıyan bir yanlış hesaplama olduğunu söyledi. Reuters

🔹 ABD ve Kanada, onlarca yıl süren serbest ticaretin ardından tırmanan bir ticaret savaşına girdi.

🔹 Kanada Başbakanı Mark Carney, Donald Trump ile yürütülen görüşmeleri askıya alarak anlaşma yerine misilleme tarifelerini tercih etti. Karar, Carney için önemli bir siyasi sınama oluşturuyor.

🔹 Carney, ABD’nin son dakika taleplerinin “fazla”, tekliflerinin ise “yetersiz” olduğunu söyledi. Talepler arasında otomotiv sektörüne yönelik düzenlemeler ve Kanada’nın diğer ülkelerle ticaret anlaşmalarına sınırlamalar bulunuyordu.

🔹 Carney, yeni tarifeleri Kanada’yı “incitmek ve bölmek” amacı taşıyan bir yanlış hesaplama olarak niteledi. Kanada’nın saldırıya uğradığını ve misilleme yaptığını söyledi.

🔹 Kanada ihracatının yaklaşık yüzde 70’ini ABD’ye gönderiyor. Michigan, Kentucky, Indiana ve Ohio, Kanada ile ticarete en fazla maruz kalan ABD eyaletleri arasında yer alıyor.

🔹 Abacus Data anketine göre Kanadalıların yaklaşık yüzde 36’sı ABD tarifelerine misillemeyi destekliyor. Leger anketinde ise yüzde 56’sı federal hükümetin taviz vermeden sert bir tutum izlemesini istiyor.

🔹 ABD’ye yönelik seyahat boykotu, geçen yıl ABD’nin yaklaşık 3,3 milyar Kanada doları tutarında turizm geliri kaybetmesine yol açtı.

🔹 Kanada eyaletlerinin çoğunun ABD menşeli alkollü içecekleri raflardan kaldırması, ABD’nin Kanada’ya şarap ihracatını yıllık bazda yüzde 78 azalttı ve ihracat değerinde 357 milyon dolarlık kayba neden oldu.

🔹 Britanya Kolumbiyası Başbakanı David Eby, Kanada’nın yürüttüğü ulusal projeye bağlı olduğunu söyledi. Ontario Başbakanı Doug Ford ise mücadeleyi Kanada’nın kazanacağını açıkladı.

🔹 ABD Ticaret Temsilcisi Jamieson Greer, Kanada’nın yeni taleplerde bulunduğunu ve daha önceki bazı taahhütlerinden geri adım attığını söyledi.

🔹 Kanada Muhafazakâr Parti lideri Pierre Poilievre, Kanada sanayisini sanayisizleştirecek tek taraflı tarifelerin kabul edilemeyeceğini söyledi ve Carney’nin anlaşmadan çekilme kararını destekledi.

🔹 Anlaşmanın çökmesi, ABD-Meksika-Kanada Serbest Ticaret Anlaşması’nın devam eden incelemesi de dahil olmak üzere gelecekteki ticaret görüşmelerinin akıbetini belirsizleştirdi. Kanada, Trump’ın vereceği yanıtı bekliyor.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Kartel bağlantıları nedeniyle ABD tarafından aranan Meksikalı vali yeniden izin istedi

Bloomberg
23.08.2026
Rubén Rocha Moya — Fotoğraf: Jose Luis Torales/NurPhoto/Getty Images
Rubén Rocha Moya — Fotoğraf: Jose Luis Torales/NurPhoto/Getty Images

🔹 ABD, Sinaloa Valisi Rubén Rocha Moya’yı bir kartelle işbirliği yapmak ve uyuşturucu kaçakçılığına yardım etmekle suçluyor.

🔹 Rocha Moya, görevine 21 Ağustos’ta dönmesinin ardından 23 Ağustos’ta Sinaloa eyalet meclisine yeniden izin talebi içeren bir mektup gönderdi.

🔹 Vali, belirsiz süreli izin istedi. Daha önce mayıs ayında görevinden ayrılmış, bu süreçte Yeraldine Bonilla Valverde geçici vali olarak atanmıştı.

🔹 ABD’li savcılar nisan ayından bu yana Rocha Moya’nın tutuklanmasını ve daha sonra ABD’ye iade edilmesini talep ediyor.

🔹 Savcılar, Rocha Moya’nın Sinaloa Karteli liderleriyle rakiplerini sindirmek, seçim kazanmak ve eyalette uyuşturucu ticaretini kolaylaştırmak için çalıştığını suçlamalar arasında sayıyor.

🔹 İktidardaki Morena Partisi, Rocha Moya’nın göreve dönüşünü reddetti ve kararın kişisel olduğunu, partinin bu gelişmeden haberdar edilmediğini açıkladı.

🔹 Meksika Devlet Başkanı Claudia Sheinbaum, ABD’den Rocha Moya dosyasına ilişkin ek kanıt istedi ve Meksikalı savcıların bağımsız soruşturma yürüteceğini söyledi.

🔹 Sheinbaum, sosyal medya paylaşımında kişisel çıkarların halkın ve ulusun çıkarlarının önüne geçemeyeceğini söyledi; ancak Rocha Moya’nın veya Sinaloa’nın adını vermedi.

🔹 Rocha Moya, sosyal medya paylaşımında Sinaloa’nın, ulusun ve dönüşüm hareketinin her şeyden önemli olduğunu söyledi.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

“Bundan kaçmayacağız”: Sydney Maratonu madalya hatasına gülüp geçti

BBC
23.08.2026
Madalya tasarımının sağ alt bölümünde Münih’in Allianz Arena’sı görülüyor
Madalya tasarımının sağ alt bölümünde Münih’in Allianz Arena’sı görülüyor

🔹 Sydney Maratonu için hazırlanan bitirme madalyalarında Sydney’deki Allianz Stadyumu yerine Almanya’nın Münih kentindeki Allianz Arena’nın görüntüsü kullanıldı.

🔹 Hata, maratonun resmi sosyal medya hesabının bu yılki madalya tasarımını paylaşmasının ardından fark edildi.

🔹 Sydney Maratonu organizasyonu, madalyanın arka yüzünde stadyumun yanlış tasvir edildiğini ve bunun talihsiz bir hata olduğunu açıkladı.

🔹 Organizasyon, koşucuların yanlış şehirdeki stadyumu gösteren madalyayı alacağını duyurdu ve madalyanın artık daha benzersiz olduğunu söyledi.

🔹 Münih’teki Allianz Arena da hatayla ilgili Instagram hesabından esprili bir paylaşım yaptı.

🔹 Madalyanın diğer yüzünde First Nations sanatçısı Ambrose Killian’ın tasarladığı altın ve çivit mavisi bir desen bulunuyor. Killian, yanlış stadyumun yer aldığı yüzün tasarımında görev almadığını söyledi.

🔹 Çift taraflı madalyada Sydney Opera Binası ve Liman Köprüsü gibi kentin simge yapıları da yer alıyor; bu yapılar 42,2 kilometrelik maraton güzergâhının parçası.

🔹 30 Ağustos’taki maratona, 120 binden fazla başvurunun ardından yaklaşık 40 bin koşucunun katılması bekleniyor.

🔹 Organizasyon, bu yılki etkinlikte rekor katılım ve bağış toplama düzeyine ulaşıldığını açıkladı.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Yakın Çin bağlarına rağmen Kamboçya ABD askeri tatbikatlarını neden yeniden başlatıyor?

South China Morning Post
23.08.2026
Elbridge Colby ve Kamboçya Savunma Bakanı Tea Seiha el sıkışırken
Elbridge Colby ve Kamboçya Savunma Bakanı Tea Seiha el sıkışırken

🔹 Kamboçya, 2017’den bu yana gerilen savunma ilişkilerini yeniden düzenlemek amacıyla gelecek yıl ABD ile ortak askeri tatbikatları başlatmaya hazırlanıyor. Angkor Sentinel tatbikatlarının yanı sıra eğitim faaliyetlerinin genişletilmesi ve askeri reformlar da görüşüldü.

🔹 Washington, Çin’in kapsamlı desteğiyle inşa edilen stratejik konumdaki Ream deniz üssüne daha fazla ziyaret gerçekleştirmekle ilgileniyor.

🔹 Görüşmeler, Pentagon’un politika işlerinden sorumlu müsteşarı Elbridge Colby’nin 14-15 Ağustos’ta Phnom Penh’de Başbakan Hun Manet ve Savunma Bakanı Tea Seiha ile yaptığı temasların ardından gerçekleşti.

🔹 Çin, 2022’den bu yana Ream üssünün kapsamlı biçimde yenilenmesini finanse ediyor. Pentagon, geçen yıl ABD Kongresi’ne sunduğu raporda, ortak lojistik ve eğitim merkezinin geçen nisanda açılmasından önce de iki Çin savaş gemisinin üste sürekli bulunduğunu bildirdi.

🔹 Washington, Tayland Körfezi kıyısındaki Ream üssünün Çin’in ilk bölgesel askeri karakoluna dönüşebileceğinden ve Güney Çin Denizi yakınlarında güç dengesini değiştirebilecek operasyonel avantaj sağlayabileceğinden endişe ediyor.

🔹 Çin ve Kamboçya geçen yıl şimdiye kadarki en büyük ortak tatbikatlarını düzenledi. Tatbikatlara yaklaşık 900 Çinli ve 1.300’den fazla Kamboçyalı asker ile savaş gemileri, topçu birlikleri, helikopterler ve keşif dronları katıldı.

🔹 Kamboçya, Çin’in Güneydoğu Asya’daki en yakın ortaklarından biri olmayı sürdürüyor ve Çin’den milyarlarca dolarlık yatırım aldı. Çin, ülkenin başlıca savunma ortağı konumunda bulunuyor.

🔹 Angkor Sentinel tatbikatları, Kamboçya’nın 2017’nin başında iptal etmesinden önce yedi yıl boyunca düzenlendi. Kamboçya, Çin’le ilk Golden Dragon tatbikatını gerçekleştirdikten birkaç ay sonra ABD ile tatbikatları sonlandırdı.

🔹 Sophal Ear, Washington’ın hedefinin Kamboçya’yı Çin’den koparmak değil, ülkenin stratejik açıdan yalnızca Çin’e bağlı hale gelmesini önlemek olduğunu söyledi.

🔹 ABD’nin Kamboçya’ya yönelik askeri angajmanını azaltması, Çin’in askeri iş birliğindeki alternatiflerini daralttı. Abdul Rahman Yaacob, Washington’ın Kamboçya’daki Çin etkisini sınırlamak için izolasyondan çok angajmanın etkili olduğu sonucuna vardığını söyledi.

🔹 Kamboçya’nın Washington ile ilişkileri genişletmesi, Phnom Penh’in stratejik özerkliğini gösterebilir. Rahman, Kamboçya’nın ABD Büyükelçiliği’ne ortak tatbikatları yeniden başlatma ve ikili ilişkileri geliştirme önerisi sunduğunu söyledi.

🔹 Kamboçya ile Tayland arasındaki son ölümcül sınır çatışmaları, Çin’le yakın ilişkilerin sınırlarını ortaya koydu; Tayland’ın Kamboçya topraklarına saldırması Çin bağlarıyla engellenmedi.

🔹 ABD ile ortak eğitim, Kamboçya’nın daha modern savaş tekniklerini öğrenmesini sağlayabilir. ABD ile daha derin ilişkiler, askeri dengeyi kısa vadede değiştirmese de Kamboçya’ya diplomatik ve stratejik güvence sunabilir.

🔹 Kamboçya’nın Çin ve ABD ordularıyla tatbikat yapması, Japonya’dan güvenlik yardımı alması ve diğer bölgesel ortaklarla ilişkilerini sürdürmesi, ülkenin diplomatik olarak izole veya yalnızca Çin’e bağlı bir ülke olarak görülmesini zorlaştırabilir.

🔹 Daha güçlü ABD savunma ilişkileri, Kamboçya’nın caydırıcılık kapasitesini ve diplomatik görünürlüğünü artırabilir; ülkenin barışçıl sınır yönetimi, güven artırıcı adımlar ve Güneydoğu Asya Uluslar Birliği ile ilişkilerdeki stratejik alanını genişletebilir.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Washington, Çin liderinin ziyareti öncesinde APEC görüşmelerinde ‘Önce Amerika’ gündemini ilerletiyor

South China Morning Post
23.08.2026

🔹 ABD, Çin Devlet Başkanı Xi Jinping’in gelecek ay ABD’yi ziyaret etmesinden haftalar önce Çin’de düzenlenen Asya-Pasifik Ekonomik İşbirliği (APEC) görüşmelerinde “Önce Amerika” yaklaşımını benimseyeceğini açıkladı.

🔹 ABD Dışişleri Bakanlığı, APEC’teki ABD liderliğinin Amerikan şirketlerinin önündeki engelleri kaldırmayı, adil ve karşılıklı ticareti artırmayı ve ABD’de istihdam artışını desteklemeyi amaçladığını açıkladı.

🔹 Casey Mace liderliğindeki ABD heyeti; tarım, balıkçılık, enerji, ulaştırma, sağlık ve gıda güvenliği alanlarında Amerikan şirketleri için daha fazla fırsat oluşturmayı hedefliyor.

🔹 ABD, hizmet ihracatını ve tedarik zinciri inovasyonunu artırmayı; ticaret ve çalışma hayatıyla ilgili görüşmelere öncülük etmeyi planlıyor.

🔹 Ticaretin, Xi Jinping’in gelecek ay ABD Başkanı Donald Trump ile yapacağı görüşmenin ana gündem maddelerinden biri olması bekleniyor. Görüşme, geçen yılki gümrük vergisi savaşının ardından iki ülke ilişkilerini istikrara kavuşturma çabalarının parçası olacak.

🔹 Xi Jinping’in bu yıl Trump’ı Pekin’de ağırlamasının ardından ABD-Çin ticaret ve yatırım kurulları kurulması planlandı; ancak yatırım kurulunun çalışmaları henüz başlamadı.

🔹 Dalian’da düzenlenen APEC üst düzey yetkililer toplantısı, bu yılki üçüncü toplantı ve şimdiye kadarki en geniş toplantı oldu. Geçen hafta başlayan ve cuma gününe kadar sürecek etkinliğe üye ekonomilerden 2.300’den fazla temsilci katılıyor.

🔹 Toplantı kapsamında ticaret, ulaştırma, gıda güvenliği, gümrük, teknoloji, enerji ve sağlık başlıklarında yaklaşık 130 etkinlik düzenlenecek. Etkinlikler, kasım ayında Shenzhen’de yapılacak APEC zirvesinin hazırlıklarına katkı sağlayacak.

🔹 ABD’li üst düzey yetkili Ruth Perry, yasa dışı balıkçılık ve deniz atıklarıyla mücadele kapsamında uydu izleme gibi Amerikan teknolojilerini tanıtacak bir çalıştaya liderlik edecek.

🔹 Çin Gümrükler Genel İdaresi Başkan Yardımcısı Zhang Baofeng, APEC ekonomilerinden ticaret engellerini kaldırmalarını ve küresel tedarik zincirlerindeki sınır ötesi darboğazları azaltmalarını istedi.

🔹 Zhang Baofeng, kurallar ve standartların uyumlaştırılması ile tedarik zincirlerinin dayanıklılığının güçlendirilmesi gerektiğini söyledi. Daha fazla düzenleyici koordinasyon, daha düşük işlem maliyetleri ve daha verimli gümrük prosedürleri çağrısı yaptı.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Çin’in ötesinde nadir toprak elementleri arayışının çevresel maliyetini kim üstlenecek?

Nikkei Asia
23.08.2026
Çin’in İç Moğolistan bölgesindeki nadir toprak elementi rafinerisinden çıkan atık su yakındaki bir göle boşaltılıyor. © Reuters
Çin’in İç Moğolistan bölgesindeki nadir toprak elementi rafinerisinden çıkan atık su yakındaki bir göle boşaltılıyor. © Reuters

🔹 Avustralya, Çin’e alternatif olarak sorumlu bir nadir toprak elementi tedarikçisi olmayı hedefliyor. Daha temiz üretimin maliyetini alıcıların paylaşıp paylaşmayacağı ise belirsizliğini koruyor.

🔹 Avustralya’nın Kuzey Toprakları’nda Arafura Rare Earths tarafından planlanan madende neodimyum ve praseodimyumun yanı sıra uranyum gibi radyoaktif elementler içeren cevher bulunuyor.

🔹 İşleme sürecinde cevher asitle çözülüyor ve nadir toprak elementlerini ayırmak için ortaya çıkan çözelti arıtılıyor. Bu aşama, zehirli metaller içeren atık sıvı üretiyor.

🔹 Harvard Üniversitesine göre 1 ton nadir toprak elementi üretimi 1 ton radyoaktif kalıntı, 9.600 ila 12.000 metreküp atık gaz, 75 metreküp atık su ve toplam 2.000 ton zehirli atık oluşturuyor.

🔹 Tokyo Üniversitesi’nden Toru Okabe, nadir toprak elementlerindeki “nadir” ifadesinin rezerv azlığını değil, çıkarma ve madenciliğin toplumsal maliyetini üstlenebilen ülke sayısının azlığını ifade ettiğini söyledi.

🔹 Arafura’nın Kuzey Toprakları yöneticisi Stewart Forrest, madendeki tüm radyoaktif malzemenin sızıntıyı önleyecek şekilde tasarlanmış yapılarda sahada depolanacağını söyledi. İşleme yan ürünü olarak ortaya çıkan fosforik asidin gübre üretiminde kullanılması planlanıyor.

🔹 Çin’deki nadir toprak ürünlerinin düşük fiyatlarında üretim hacminin yanı sıra farklı çevre standartları da etkili oluyor. Okabe, Çin’in gevşek çevre düzenlemeleri sayesinde atıkları neredeyse hiç maliyet olmadan bertaraf edebildiğini söyledi.

🔹 ABD, 1980’lerin başına kadar dünyanın en büyük nadir toprak elementi üreticisiydi. Çevre standartlarının yükselmesiyle maliyetler arttı ve birçok şirket sektörden çıktı; Çin ise iş gücü dahil daha düşük maliyetlerle 1980’lerin sonlarından itibaren pazar payını artırdı.

🔹 Avustralya’nın 2023’te yayımladığı kritik mineraller stratejisi, küresel pazarlara erişim sağlayacak güçlü ESG uygulamalarını öngörüyor. Çevre standartlarını karşılayan projelere kamu finansmanı ve daha az zararlı işleme yöntemlerinin maliyetlerini karşılamak için vergi indirimleri planlanıyor.

🔹 Çin’in İç Moğolistan bölgesindeki Baotou’da atık suyun yeraltı suyunu kirletmesi bölge sakinlerinde sağlık sorunlarına yol açtı. 2018 tarihli bir araştırma, bölgedeki çocukların idrarında daha yüksek nadir toprak elementi yoğunlukları bulunduğunu ortaya koydu.

🔹 Malezya’nın kuzeyindeki Bukit Merah’da Mitsubishi Chemical tarafından işletilen nadir toprak rafinerisinin yakınında yaşayanlar, bir dizi lösemi vakasının ardından tesisin kapatılmasını talep etti. Tesis kapatıldı ve toprak Malezya makamlarınca temizlendi.

🔹 Japonya, Minamitorishima Adası açıklarındaki deniz tabanından nadir toprak elementleri çıkarmayı planlıyor. Şubatta alınan numunede neredeyse hiç radyoaktif veya başka zararlı madde bulunmadı; ancak derin deniz madenciliğinin maliyeti yüksek.

🔹 Avustralyalı şirketler, Malezya gibi çevre düzenlemelerinin daha gevşek olduğu ülkelerde rafineri tesisleri kurdu. Ara işleme aşamalarının yurt dışına taşınması çevre sorununu çözmüyor; çevresel kaygılar ile maliyetleri dengelemek üreticiler için zorluk oluşturuyor.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

İran, ABD’nin yeni yaptırımlar açıklama planını kınadı

Reuters
23.08.2026
Pazartesi günü Umman’ın Musandam kentinden görülen Hürmüz Boğazı yakınlarındaki gemiler. Fotoğraf: Reuters
Pazartesi günü Umman’ın Musandam kentinden görülen Hürmüz Boğazı yakınlarındaki gemiler. Fotoğraf: Reuters

🔹 İran, ABD’nin yeni yaptırımlar açıklama planını kınadı; yaptırımların ülke ekonomisi ile Çin dahil önemli ticaret ortaklarını etkileyebileceğini açıkladı.

🔹 İran Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi Başkanı Mohsen Rezai, ABD’nin ekonomik savaşına katılan ülkelerin düşman kabul edileceğini söyledi.

🔹 ABD ve İsrail’in 28 Şubat’ta İran’a hava saldırıları başlatmasından yaklaşık altı ay sonra taraflar karşılıklı ateş açmıyor, ancak barış görüşmeleri için adım atmıyor.

🔹 Hürmüz Boğazı’ndaki petrol sevkiyatı büyük ölçüde durdu. Tahran, izinsiz geçiş yapmaya çalışan petrol tankerlerini vurmakla tehdit etti.

🔹 ABD Hazine Bakanı Scott Bessent’in pazartesi günü İran’a yönelik “tarihin en ağır yaptırımları” hakkında basın toplantısı düzenlemesi bekleniyor. Bessent, İran petrolünün yüzde 80’inden fazlasını satın alan Çin’in Washington’la iş birliği yapmasını istedi; Pekin diplomasi çağrısı yaptı.

🔹 İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Esmaeil Baghaei, yeni yaptırımların Birleşmiş Milletler’in bağımsız üyeleri üzerinde ülke sınırları dışına taşan egemenlik kurma girişimi olduğunu söyledi ve ikincil yaptırımların uluslararası hukukta dayanağı bulunmadığını açıkladı.

🔹 ABD Başkanı Donald Trump, İran’a herhangi bir destek sağlayan ülkenin ekonomik sonuçlarla karşılaşacağını söyledi. Trump, İran’ın anlaşma yapmak istediğini ancak doğru anlaşmaya hazır olmadığını belirtti.

🔹 Hürmüz Boğazı’nda yüzlerce gemide binlerce denizci mahsur kaldı. Perşembe günü boğazdan yalnızca dört ticari gemi geçti; bunların arasında büyük ham petrol veya sıvılaştırılmış doğal gaz tankerleri bulunmadı.

🔹 İran, Bağdat’ın tekrarlanan taleplerinin ardından bazı Irak petrol tankerlerine Hürmüz Boğazı’ndan geçiş izni verdi.

🔹 ABD Enerji Bakanı Chris Wright, ABD ordusunun boğazdan günlük yedi günlük ortalamayla 8 milyon varil petrol taşınmasına yardımcı olduğunu söyledi. Savaş öncesinde bu miktar günlük 20 milyon varilin üzerindeydi.

🔹 İran’ın ekonomisi, donanması ve hava kuvvetleri ABD saldırılarından ağır zarar gördü; ancak Tahran petrol tankerlerinin geçişini engelleyecek ve bölgesel rakiplerine saldıracak füze ve insansız hava aracı kapasitesini koruyor.

🔹 İran Genelkurmay Başkanı Abdollahi, yer altındaki balistik füze üretim tesisini ziyaret etti. Abdollahi, tesisin geçmişe kıyasla kapasite, kalite ve miktar bakımından daha üstün ekipman üretebildiğini söyledi.

🔹 İran Meclis Başkanı Mohammad Baqer Qalibaf, komşu ülkelerden yeni bölgesel güvenlik düzenlemeleri ve ekonomik iş birliği kurulmasına ilişkin çok sayıda mesaj aldıklarını açıkladı; ABD’yi İsrail uğruna bölgedeki müttefiklerinin güvenliğini tehlikeye atmakla suçladı.

🔹 Savaşta çoğu İran’da olmak üzere binlerce kişi öldü. İlk savaş gününde 168 İranlı okul çocuğu hayatını kaybetti; ABD 750’den fazla askeri personelin yaralandığını ve 18 personelin öldüğünü açıkladı.

🔹 İran Cumhurbaşkanı Masoud Pezeshkian, savaşın diplomatik bir çözümle sona erdirilmesi çağrısı yaptı.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

De Gaulle Fransa’yı nasıl yeniden birleştirdi

Financial Times
23.08.2026
Simon Abkarian, “De Gaulle: Résistance” filminde Charles de Gaulle rolünde © Alamy
Simon Abkarian, “De Gaulle: Résistance” filminde Charles de Gaulle rolünde © Alamy

🔹 Antonin Baudry’nin iki bölümlü “La Bataille de Gaulle” filmi, Birleşik Krallık’ta “De Gaulle: Résistance” adıyla gösterime giriyor ve Fransa’da gişede beklenmedik başarı elde ediyor.

🔹 Film, 2026’da yaklaşık 5 milyon Fransız izleyiciyi Charles de Gaulle’ün beş saatten uzun süren hikâyesiyle buluşturdu.

🔹 Yapım, Franklin D. Roosevelt’i de Gaulle’ü geri plana itmeye, Fransa’da askeri yönetim kurmaya ve ülkeyi bağımlı bir müttefike dönüştürmeye hazırlanan bir başkan olarak gösteriyor.

🔹 Film yapımcısı Antonin Baudry, sinemaya geçmeden önce Quai d’Orsay’da diplomat olarak çalıştı. Yapımda de Gaulle, yalnızca savaş alanındaki bir komutan değil, meşruiyet arayışına odaklanan bir devlet adamı olarak ele alınıyor.

🔹 Film, Fransa adına konuşma hakkının kimde olduğu sorusunu Vichy’deki Philippe Pétain, Kuzey Afrika’daki Henri Giraud, Washington’daki Roosevelt ve Londra’daki de Gaulle üzerinden işliyor.

🔹 Simon Abkarian de Gaulle’ü, Simon Russell Beale Winston Churchill’i, Campbell Scott ise Roosevelt’i canlandırıyor. Filmde Montgomery, Eisenhower, Leclerc ve Koenig de yer alıyor.

🔹 İlk bölüm “L’âge de fer”, yoğun tarihsel anlatım ve ikna edici bulunmayan bazı sahneler nedeniyle eleştiriliyor. “J’écris ton nom” adlı ikinci bölümde de Gaulle’ün Fransa’ya dönüşü, Roosevelt’le görüşmesi ve Jean Moulin’le Direniş’i birleştirme çalışmaları anlatılıyor.

🔹 İkinci bölüm, Fransa’nın yalnızca topraklarını değil bağımsızlığını da yeniden kazanması için de Gaulle’ün yürüttüğü mücadeleyi merkeze alıyor. Churchill ile de Gaulle arasındaki ilişki, hoşgörüden gerçek saygıya dönüşüyor.

🔹 Film, Vichy yönetimi, işbirlikçilik ve işgal döneminin karmaşıklığına ilişkin tarihsel tartışmaların yanı sıra kolektif hafızanın ulusal kimlik üzerindeki etkisini ele alıyor.

🔹 Yapım, Fransa’nın Amerikan güvenilirliğini, stratejik özerkliği ve askeri bağımlılık ile teknolojik kırılganlık döneminde egemenliğin anlamını tartıştığı bir dönemde vizyona giriyor.

🔹 Filmin kapanış sahnesinde Paris’in 25 Ağustos 1944’te kurtarılmasının ardından de Gaulle, Cumhuriyet’i ilan etmesi yönündeki öneriyi “Cumhuriyet hiçbir zaman sona ermedi” sözleriyle reddediyor.

🔹 “De Gaulle: Résistance”, Birleşik Krallık sinemalarında 28 Ağustos’ta gösterime girecek.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Küresel Ekonomiyi Haritalamak: İngiltere’de Bordrolu Çalışan Sayısı Düşüyor, Enflasyon Yükseliyor

Bloomberg
23.08.2026
İngiltere’nin Croydon kent merkezinde alışveriş yapanlar. Fotoğraf: Jason Alden/Bloomberg
İngiltere’nin Croydon kent merkezinde alışveriş yapanlar. Fotoğraf: Jason Alden/Bloomberg

🔹 İngiltere’de iş gücü piyasası temmuz ayında zayıflamayı sürdürdü; iş ilanları mayıs-temmuz döneminde 707 bine gerileyerek 2021’den bu yana en düşük seviyeye indi.

🔹 İngiltere’de tüketici fiyatları temmuzda yıllık yüzde 2,9 arttı; hazirandaki yüzde 2,6’lık oranın yükselmesinde hane enerji faturalarındaki yüzde 13’lük fiyat tavanı artışı etkili oldu.

🔹 Euro bölgesinde özel sektör faaliyeti ağustosta, dört yılı aşkın sürenin en güçlü imalat büyümesinin katkısıyla sınırlı biçimde genişledi. Almanya büyüme eşiğinin üzerinde kalırken Fransa’da daralma derinleşti.

🔹 İsveç Merkez Bankası politika faizini 12. ayda da yüzde 1,75’te tuttu ve İran savaşının enflasyonu artırması halinde bu yıl politika sıkılaştırmasına hazır olduğunu açıkladı.

🔹 ABD’nin toplam kamu borcu ilk kez 40 trilyon doları aştı ve beş yıldan kısa sürede üçte bir oranında arttı. Hazine Bakanlığı uzun vadeli menkul kıymetler için geri alım programını genişletti; duyurunun ardından tahvil getirileri geriledi.

🔹 ABD’de yeni konut inşaatı temmuzda geriledi; müstakil konut başlangıçları 2022’den bu yana en düşük seviyeye indi.

🔹 Japonya ekonomisi haziranla biten üç aylık dönemde beklenenden daha yavaş büyüdü; sermaye harcamaları düştü ve gelişme Japonya Merkez Bankası’nın bir sonraki faiz artışının zamanlamasına ilişkin iletişimini zorlaştırabilir.

🔹 Japonya’nın gelecek yıla ilişkin bütçe taleplerinin rekor seviyeye ulaşması bekleniyor. Başbakan Sanae Takaichi, ek bütçelere daha az başvurup harcamaları başlangıç planına dahil etmeyi hedefliyor.

🔹 Çin’de merkezi ve yerel yönetimlerin harcamaları geriledi. Hükümet, ekonomik büyümenin yıllık hedefin altına yönelmesiyle şirketlerin ve tüketicilerin borçlanmasını desteklemek için mali kaynak kullanan hedefli programı genişletmeye hazırlanıyor.

🔹 Arjantin’de enflasyon ve yoksulluk gerilerken bütçe açığı ortadan kalktı; ancak resmi sektörde istihdam ikinci yıl üst üste düştü ve iş gücü piyasası yaklaşık on yıl önceki seviyeye döndü.

🔹 Brezilya’da ekonomik faaliyet haziranda beklentilerin üzerinde geriledi. Sıkı para politikasının talebi soğutması, eylülde yeni bir faiz indirimi beklentisini güçlendirdi.

🔹 Uzun vadeli devlet tahvili getirileri dünya genelinde yükseldi; 30 yıllık ABD Hazine tahvili getirisi 2007’den, Fransa’nın borçlanma maliyetleri 2008’den bu yana en yüksek seviyeye çıktı. Almanya’nın benzer vadeli tahvilleri 2011 seviyelerinde işlem gördü.

🔹 İsveç’in yanı sıra Endonezya, Uruguay ve Mısır faizleri değiştirmedi; İzlanda bu yıl üçüncü kez faiz artırdı.

← Ana sayfaya dön