İran Savaşı’nın Sürpriz Kazananı Çin
New York Times
🔹 İran savaşı şubat sonunda başladığında Çin, petrol tüketiminin yüzde 70’inden fazlasını ithalatla karşılıyor ve ithalatının yaklaşık yarısını Orta Doğu’dan sağlıyordu.
🔹 Hürmüz Boğazı’ndaki geçişlerin sekteye uğraması petrol fiyatlarını yükseltti; Çin’e petrol akışı düşerken ithalatçılar alımlarını azalttı.
🔹 Çin, petrol stoklarını kullanarak arz kesintisini yönetti ve daha fazla yakıtı iç piyasada tutmak için ulaşım yakıtı ihracatını kısıtladı.
🔹 Yakıt fiyatlarındaki artış, birçok Çinli sürücüyü elektrikle çalışan toplu taşıma, taksi ve araç çağırma hizmetlerine yöneltmiş olabilir.
🔹 Asya’daki bazı hükümetler yakıt karneye bağlama, fiyat artırma ve kamu hizmetlerini azaltma gibi acil önlemler alırken Çin ekonomisi ciddi bir kesinti yaşamadı.
🔹 Çin, Orta Doğu’dan gelen petrolün payını azaltmak için tedarik kaynaklarını çeşitlendirdi ve ABD ile Japonya’nın toplamına yakın büyüklükte ham petrol stokları oluşturdu.
🔹 Çin, binek araçları fosil yakıtlardan elektriğe geçirmek için yatırımlarını artırdı; ülke bugün dünyanın en büyük elektrikli araç pazarı konumunda ve bu dönüşümü kamyonlara da taşıyor.
🔹 Çin’in elektrik üretimi büyük ölçüde kömür, nükleer enerji, hidroelektrik, rüzgâr ve güneş gibi yerli kaynaklara dayanıyor.
🔹 Çin’in bu yıl kabul edilen enerji planı yenilenebilir enerji, nükleer enerji ve hidroelektriğin geliştirilmesini; kömürün ise enerji sisteminde güvence kaynağı olarak korunmasını öngörüyor.
🔹 Çin ayrıca enerji iletim hatlarına, batarya ve diğer depolama teknolojilerine ve elektrik şebekesinin güçlendirilmesine yatırım yapıyor.
🔹 Çin’in petrol ithalatına bağımlılığı sürüyor; ancak ülke, ithalat hacminin büyüklüğü sayesinde küresel petrol fiyatlarını etkileyebilen ve dış kaynaklı kesintilere dayanabilen yeni bir enerji gücüne dönüşüyor.
🔹 Enerji jeopolitiği petrol akışlarının kontrolünden elektrikli sanayi sistemlerinin kontrolüne kayarken Çin, ABD ile sanayi ve stratejik rekabette avantaj sağlıyor.