Çin biyoteknolojisini kısıtlamayın
Economist
🔹 ABD Kongresi'nde görüşülen bir yasa tasarısı, Çin biyoteknolojisine yönelik lisans anlaşmalarını hassas teknoloji yatırımı kısıtlamalarına dahil etmeyi öngörüyor.
🔹 Bazı çevreler, ABD Gıda ve İlaç Dairesi'nin (FDA) Çin'de yürütülen klinik araştırma verilerini değerlendirme dışı bırakmasını talep ediyor.
🔹 Çinli şirketler geçen yıl küresel klinik araştırmaların yaklaşık üçte birini yürüttü. Bu oran on yıl önce yüzde 6 seviyesindeydi.
🔹 Çin, yeni ilaç geliştirme alanında ABD'nin ardından dünyanın ikinci büyük kaynağı haline geldi.
🔹 2025 yılında değeri 50 milyon doların üzerindeki lisans anlaşmalarının yaklaşık yarısı Çinli biyoteknoloji şirketleriyle yapıldı. Bu oran 2020 yılında sıfırdı.
🔹 Antikor-ilaç konjugatları gibi bazı yeni kanser tedavisi alanlarında lisans anlaşmalarının büyük bölümü Çinli şirketlerden kaynaklandı.
🔹 İlaç geliştirme sürecinin ortalama maliyeti yaklaşık 2,8 milyar dolara ulaşıyor ve yeni bir ilacın piyasaya çıkması on yılı aşabiliyor.
🔹 Çin klinik verilerinin dışlanması halinde ilaç geliştirme süreçleri uzayabilir, maliyetler artabilir ve yeni tedavilere erişim gecikebilir.
🔹 ABD'li biyoteknoloji şirketleri ileri aşama klinik çalışmalar, düzenleyici süreçler ve ticari ürün geliştirme alanlarında küresel lider konumunu sürdürüyor.
🔹 Çinli biyoteknoloji yöneticileri FDA'yı küresel düzenleyici otorite olarak görmeye devam ediyor.
🔹 FDA'da üst düzey yönetici değişimleri yaşandı, biyomedikal araştırmaların en büyük finansman kaynaklarından biri olan Ulusal Sağlık Enstitüleri'nin bütçesi azaltıldı ve bazı araştırma programları sonlandırıldı.
🔹 Göç politikalarındaki değişikliklerin, Çin dahil birçok ülkeden bilim insanlarının ABD'yi tercih etmesini zorlaştırdığı belirtiliyor.
🔹 Hastalıkların sınır tanımadığı, bu nedenle yeni tedavi ve ilaç geliştirme çalışmalarının da uluslararası iş birliğiyle ilerlemesinin önem taşıdığı ifade ediliyor.