← Ana sayfaya dön

Trump, İran müzakerelerini "çok sıkıcı" bulduğunu söyledi

New York Times
02.06.2026

🔹 ABD Başkanı Donald Trump, İran ile yürütülen diplomatik görüşmelerin "çok sıkıcı olmaya başladığını" söyledi.

🔹 CNBC'ye konuşan Trump, müzakerelerin sona ermesi ihtimaliyle ilgili olarak "Umurumda değil. Biterse biter" dedi.

🔹 Trump, "Gerçekten umurumda değil. Hiç umurumda değil" ifadelerini kullandı.

Müzakerelerde Gerilim

🔹 İranlı yetkililerin, Lübnan'da devam eden İsrail saldırıları ve Basra Körfezi'ndeki düşük yoğunluklu çatışmalar nedeniyle görüşmeleri durdurmayı değerlendirdiği yönünde haberler çıktı.

🔹 Buna rağmen Trump aynı gün sosyal medya hesabında İran ile görüşmelerin "hızlı bir şekilde" sürdüğünü yazdı.

Anlaşma Üzerindeki Anlaşmazlıklar

🔹 Trump'ın cuma günü İran ile üzerinde çalışılan ön anlaşmanın şartlarını sertleştirdiği bildirildi.

🔹 Trump'ın özellikle İran'a ait dondurulmuş fonların serbest bırakılması ve yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyum stoklarının geleceği konularında çekinceler taşıdığı belirtildi.

Savaşın Siyasi Etkileri

🔹 İran savaşı başladığından bu yana benzin fiyatlarında önemli artış yaşandı.

🔹 ExxonMobil'den üst düzey bir yetkili fiyatların daha da yükselebileceği uyarısında bulundu.

🔹 Cumhuriyetçi Parti içinde de savaşın seçmenler arasında popüler olmadığı yönündeki değerlendirmeler dikkat çekiyor.

Trump'ın Tutumundaki Değişim

🔹 Trump son aylarda İran'a yönelik söylemlerinde sert değişiklikler yaptı.

🔹 Daha önce İran'ı yok etmekle tehdit eden Trump, daha sonra ateşkes ilan edildiğini ve İran'ın ABD şartlarını kabul ettiğini söylemişti.

🔹 Ardından İran'ın ABD şartlarını kabul etmediğinden şikâyet etti.

🔹 Mart ayında ise İran krizinin kısa sürede çözüleceğini öngörmüş ve "Bunda sıkıcı hiçbir şey yok" demişti.

🔹 Son açıklamalarında ise aynı süreci "çok sıkıcı" olarak nitelendirdi.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Venezuela'nın eski sanayi merkezi çöküşün sembolü haline geldi

New York Times
02.06.2026

🔹 Venezuela'nın doğusundaki Cumaná kenti, bir zamanlar Toyota Land Cruiser üreten ve Güney Amerika'ya gıda ihraç eden önemli bir sanayi merkeziyken bugün ciddi altyapı ve ekonomik krizle karşı karşıya bulunuyor.

🔹 Kentte içme suyu kıtlığı, günlük elektrik kesintileri ve kamu hizmetlerindeki çöküş yaşamı zorlaştırıyor.

🔹 Yaklaşık 500 bin nüfuslu şehirde birçok bölge savaş sonrası bir kenti andıran görüntüler sergiliyor.

Geçmişten Bugüne

🔹 Cumaná, Hugo Chávez'in iktidara gelişinden önce Venezuela'nın başlıca sanayi merkezlerinden biri olarak görülüyordu.

🔹 Kent, Karayipler bölgesinin önemli balıkçılık ve konserve üretim merkezlerinden biriydi.

🔹 Tersaneler ticari balıkçı gemileri üretiyor, Toyota fabrikası ise Land Cruiser montajı yapıyordu.

Kamulaştırmaların Etkisi

🔹 Chávez dönemindeki devletleştirme politikaları Cumaná ve Sucre eyaletinde yoğun şekilde uygulandı.

🔹 Kamulaştırmalar sonrası özel sermayenin çekilmesi konserve sektörünü zayıflattı.

🔹 Devlete ait diğer işletmelerdeki üretim düşüşü nedeniyle konserve fabrikaları metal kutu temin etmekte zorlandı.

🔹 Çok sayıda fabrika kapandı, bazıları ise terk edilmiş durumda bulunuyor.

🔹 Toyota'nın montaj tesisi de ekonomik kriz ve üretim sorunları nedeniyle faaliyetlerini sonlandırdı.

Su Krizi

🔹 Şubat ayında su sağlayan rezervuardaki bir tünelde meydana gelen heyelan sistem genelinde krize yol açtı.

🔹 Yetkililer su kullanımını ciddi şekilde kısıtlayan bir program uygulamaya başladı.

🔹 Su tankerlerinin gelişi sırasında uzun kuyruklar ve gerginlikler yaşanıyor.

🔹 Özel tankerlerden alınan 20 litrelik bir bidon suyun fiyatı 8 dolara kadar çıkabiliyor.

🔹 Birçok okul ve işletme su yetersizliği nedeniyle faaliyetlerini durdurdu.

Toplumsal Durum

🔹 Kent sakinleri ekonomik koşulların iyileşmesini beklese de yaşam şartlarının daha da kötüleştiğini söylüyor.

🔹 Bazı mahallelerde insanlar yerel yönetim yapılarının sosyal medya paylaşımlarını ve günlük konuşmaları izlediğini öne sürüyor.

🔹 Devlet yardımlarının kesilebileceği endişesi nedeniyle bazı vatandaşlar görüşlerini açıklamaktan kaçınıyor.

Üniversitenin Çöküşü

🔹 1958'de kurulan Universidad de Oriente, Latin Amerika'nın önemli deniz araştırma merkezlerinden biriydi.

🔹 Üniversite bir dönem 15 binden fazla öğrenciye ev sahipliği yapıyordu.

🔹 Hükümet karşıtı protestoların ardından kampüste yıllar süren yağmalamalar yaşandı.

🔹 Kütüphaneler, laboratuvarlar ve binalar büyük zarar gördü.

🔹 Günümüzde yaklaşık 2 bin öğrenci eğitimine geçici yapılarda devam ediyor.

Günlük Yaşam

🔹 Elektrik kesintileri kentte neredeyse her gün birkaç saat sürüyor.

🔹 Alışveriş merkezlerinde yürüyen merdivenler ve asansörler sık sık çalışmıyor.

🔹 Klimaların devre dışı kalması nedeniyle kapalı alanlarda sıcaklık ciddi seviyelere ulaşıyor.

🔹 Kentteki açık çöp alanlarında bazı insanlar yiyecek, yakacak ve geri dönüştürülebilir malzeme topluyor.

Siyasi Destek Devam Ediyor

🔹 Kent genelinde hükümet yanlısı duvar resimleri ve sloganlar görünürlüğünü koruyor.

🔹 Bazı sakinler yaşanan sorunlara rağmen hükümetin krizi çözeceğine inandıklarını ifade ediyor.

🔹 Kendisini Chávez destekçisi olarak tanımlayan bazı vatandaşlar, su krizinin hükümetin kontrolü dışındaki nedenlerden kaynaklandığını savunuyor.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Box yapay zekâ nedeniyle 13 yeni iş türü oluşturdu

New York Times
02.06.2026

🔹 ABD'li yazılım şirketi Box, yapay zekâ teknolojilerinin yaygınlaşmasıyla birlikte 13 yeni iş pozisyonu oluşturdu.

🔹 Yeni pozisyonlar arasında yapay zekâ mimarı, yapay zekâ çözüm yöneticisi, yapay zekâ platform lideri ve yapay zekâ-veri entegrasyonu direktörü bulunuyor.

🔹 Şirket çalışan sayısının 2026 başında 2.900'den 3.000'in üzerine çıkmasını bekliyor.

Yapay Zekâ ve İstihdam

🔹 Teknoloji sektöründe birçok şirket yapay zekâ gerekçesiyle işten çıkarmalara giderken Box, yapay zekânın yeni istihdam alanları oluşturduğunu belirtiyor.

🔹 Box CEO'su Aaron Levie, hem müşterilere yapay zekâ ürünleri sattıkları hem de şirket içinde yapay zekâ kullandıkları için daha fazla çalışan işe aldıklarını söyledi.

🔹 Levie, yapay zekâ sayesinde artan verimliliğin de yeni işe alımları teşvik ettiğini ifade etti.

Yeni Meslekler

🔹 Şirket, müşterilerin yapay zekâ sistemlerini kullanmasına yardımcı olacak "forward deployed engineer" pozisyonları oluşturdu.

🔹 Bilgi teknolojileri biriminde çalışan "yapay zekâ iş otomasyonu mühendisleri", çalışanların yapay zekâyı daha verimli kullanmasına destek veriyor.

🔹 Şirket ayrıca yapay zekâ modellerinin performansını ölçen uzmanlar da istihdam ediyor.

Box'ın Yapay Zekâ Stratejisi

🔹 Box, son yıllarda yapay zekâyı belge hazırlama, sözleşme inceleme ve onay süreçleri gibi alanlara entegre etti.

🔹 Çalışanlardan kendi görevlerinin bir kısmını bırakarak diğer ekiplerin yapay zekâ kullanımına yardımcı olmaları istendi.

🔹 Şirket, yapay zekâyı ürünlerinin temel bileşenlerinden biri haline getirmeyi sürdürüyor.

Mali Sonuçlar

🔹 Box'ın son çeyrek gelirleri geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 11 arttı.

🔹 Bu, şirketin 2022'den bu yana kaydettiği en hızlı gelir artışı oldu.

🔹 Buna rağmen yatırımcılar, yapay zekânın gelecekte Box'ın yazılımlarının yerini alabileceği endişesi taşıyor.

Yazılım Mühendisliği

🔹 Şirket, yapay zekânın kod yazma yeteneklerinin gelişmesine rağmen yazılım mühendisi alımlarını yavaşlatmadığını açıkladı.

🔹 Levie, yapay zekâ ajanlarının mühendislerin üretkenliğini artırdığını ve her mühendisin artık daha fazla iş yapabildiğini söyledi.

🔹 Bu nedenle çekirdek mühendislik kadrolarını büyütmeye devam ettiklerini belirtti.

Uzman Görüşleri

🔹 Columbia Business School'dan Stephan Meier, yeni teknolojilerin tarih boyunca yeni iş alanları oluşturduğunu söyledi.

🔹 Meier, bilgisayarların yaygınlaşmasının bilgi teknolojileri departmanları ve yeni meslekler ortaya çıkarmasına benzer bir sürecin yapay zekâ alanında da yaşandığını belirtti.

🔹 Ancak yapay zekânın oluşturduğu yeni işlerin, işten çıkarmaların etkisini tamamen telafi edip etmeyeceğinin henüz belirsiz olduğu ifade ediliyor.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Putin'in Ukrayna savaşından çıkış yolu bulunmuyor

New York Times
02.06.2026

🔹 Tarihçi Michael Kimmage, Vladimir Putin'in Ukrayna savaşında ne belirleyici bir zafer kazanabildiğini ne de siyasi maliyet ödemeden geri çekilebildiğini savundu.

🔹 Yazıya göre Putin'in yönetim sistemi, dışarıdan istikrarlı görünse de Rusya'nın gücünü, servetini ve genç nüfusunu tüketen bir savaşın içine sıkışmış durumda.

Savaşın Etkileri

🔹 Putin savaşın finansmanını sağlamayı ve yüksek para ödemeleriyle asker toplamayı sürdürüyor.

🔹 Rusya diplomatik ve ticari ilişkilerini dünyanın önemli bölümüyle korumaya devam ediyor.

🔹 Buna rağmen savaş, Rus vatandaşlarının yaşam standartlarını aşındırıyor ve ülkenin kaynaklarını tüketiyor.

Askeri Seçeneklerin Sınırı

🔹 Rus ordusu cephede sınırlı ilerlemeler kaydetse de savaşın dinamiğini değiştirecek güçlü yeni tırmanma araçları bulunmuyor.

🔹 Zorunlu seferberlik Rusya'ya askeri avantaj sağlayabilir ancak toplum içinde ciddi tepki yaratabilir.

🔹 Nükleer silah kullanımı ise zafer garantisi vermediği gibi ABD ve Avrupa'nın sert askeri tepkisini veya Çin ile ilişkilerde kırılmayı tetikleyebilir.

Barışın Zorluğu

🔹 Putin'in mevcut cephe hattı üzerinden bir anlaşmayı kabul etmesi halinde savaşın karşılığında yalnızca Ukrayna'nın güneyinde sınırlı bir toprak kazanımı elde etmiş olacağı belirtiliyor.

🔹 Böyle bir sonuç, savaşta yakınlarını kaybeden Ruslar açısından savaşın anlamsızlığının kabulü olarak görülebilir.

🔹 Bu durum Putin'in stratejik kararlarının ve hatalarının Rusya içinde daha fazla sorgulanmasına yol açabilir.

Putinizm Çıkmazı

🔹 Yazıda Putin'in yalnızca kendisini değil, kurduğu yönetim modelini de uzun süreli bir savaşın içine hapsettiği öne sürülüyor.

🔹 Putin sonrasında benzer çizgideki bir liderin, Batı güvenlik yapılarıyla bütünleşen ve savaş deneyimi kazanmış bir Ukrayna karşısında pasif kalmasının zor olacağı belirtiliyor.

Rusya İçindeki Durum

🔹 Son dönemde internet kısıtlamaları ve ekonomik sıkıntılar nedeniyle bazı toplumsal hoşnutsuzluk işaretleri ortaya çıktı.

🔹 Ancak ülkede etkili bir savaş karşıtı hareket veya güçlü bir muhalefet partisi bulunmuyor.

🔹 Devletin ekonomi ve toplum üzerindeki geniş etkisi nedeniyle vatandaşların büyük bölümü sistemin bir parçası olarak yaşamını sürdürüyor.

🔹 Mevcut koşullarda Putin'i görevden uzaklaştırabilecek kişi veya kurum görünmediği ifade ediliyor.

Putin Sonrası Dönem

🔹 Yazı, Putin'in zamanla güçlü bir otoriter lider haline geldiğini ancak devlet yönetimi ve ekonomi alanında zayıf performans sergilediğini savunuyor.

🔹 Ukrayna'nın Rus topraklarına yönelik saldırılarının savaşın maliyetlerini doğrudan Rus vatandaşlarına hissettirdiği belirtiliyor.

🔹 Putin sonrası dönemde yönetim sisteminin çözülmesi halinde Rusya içinde sert bir siyasi güç mücadelesi yaşanabileceği öngörülüyor.

🔹 Yazıya göre Putin'in iktidarı sona erdiğinde, uzun yıllardır korumaya çalıştığı istikrar da ciddi biçimde sarsılabilir.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Ebola yayılırken bilim insanları yeni aşı ve tedaviler geliştirmek için yarışıyor

New York Times
02.06.2026

🔹 Demokratik Kongo Cumhuriyeti ve Uganda'da Ebola salgını hızla yayılırken sağlık çalışanları hastaları izole etmeye, temaslıları takip etmeye ve destekleyici tedavi uygulamaya çalışıyor.

🔹 Salgının merkezinde, daha önce yalnızca iki küçük salgına neden olmuş Bundibugyo virüsü bulunuyor.

🔹 Bundibugyo virüsüne karşı onaylanmış özel bir aşı veya ilaç bulunmuyor.

Yeni Finansman Hamleleri

🔹 İki büyük kâr amacı gütmeyen aşı kuruluşu, yeni aşıların geliştirilmesi için on milyonlarca dolarlık finansman açıkladı.

🔹 Dünya Sağlık Örgütü uzmanları bazı monoklonal antikorların ve ilaçların tedavi olarak test edilmesini tavsiye etti.

🔹 Uzmanlar sonuçların ortaya çıkmasının aylar sürebileceğini ancak salgının devam etmesi nedeniyle bu çalışmaların yine de önemli olacağını belirtti.

Bundibugyo Virüsü

🔹 Ebola hastalığı tek bir virüsten değil aynı cins içindeki farklı virüs türlerinden kaynaklanabiliyor.

🔹 Bundibugyo virüsü ilk kez 2007 yılında tanımlandı ve bugüne kadar yalnızca iki küçük salgına neden oldu.

🔹 Virüs ani ateş, kas ağrısı, kusma, kontrolsüz kanama ve organ yetmezliği gibi belirtilere yol açabiliyor.

🔹 Hastalık enfekte kişilerin önemli bir bölümünün ölümüne neden olabiliyor.

Tanı Sorunları

🔹 Nisan ayında ilk vakalar ortaya çıktığında doktorlar hastaları teşhis etmekte zorlandı.

🔹 Mevcut testlerin çoğu daha yaygın olan Ebola virüsünü tespit etmek için tasarlanmıştı.

🔹 Bundibugyo virüsünü tespit edebilen testler sağlık ekiplerine yeni ulaştırılmaya başlandı.

Aşı Çalışmaları

🔹 CEPI, üç farklı Bundibugyo aşı adayını klinik denemelere hazırlamak için toplam 61 milyon dolara kadar destek sağlayacak.

🔹 IAVI kuruluşu, VSV tabanlı aşı geliştirmek için 3,2 milyon dolara kadar finansman alacak.

🔹 Maymunlar üzerinde yapılan önceki çalışmalarda benzer bir VSV aşısı yüzde 100 koruma sağlamıştı.

🔹 Oxford Üniversitesi ekibi adenovirüs tabanlı bir aşı geliştirmek için 8,6 milyon dolara kadar destek aldı.

🔹 Araştırmacılar insan denemeleri için gerekli aşıları bir ila iki ay içinde hazırlayabileceklerini belirtti.

🔹 Moderna, Bundibugyo virüsüne karşı mRNA aşısı geliştirmek üzere 50 milyon dolara kadar destek alacak.

🔹 Gavi de önde gelen aşı adaylarının üretimini desteklemek için 40 milyon dolar ayırdığını duyurdu.

Tedavi Çalışmaları

🔹 Ebola virüsüne karşı kullanılan bazı monoklonal antikorların Bundibugyo virüsüne de bağlanabildiği tespit edildi.

🔹 Dünya Sağlık Örgütü uzmanları maftimivab ve deneysel MBP-134 adlı iki tedavinin klinik denemelere alınmasını önerdi.

🔹 MBP-134 daha önce hayvan deneylerinde ölümcül Ebola enfeksiyonlarını tedavi etmişti.

Araştırma Eksikliği

🔹 Vanderbilt Üniversitesi'nden James Crowe ve ekibi 2007 salgınından kurtulan kişilerde Bundibugyo virüsüne karşı güçlü antikorlar tespit etti.

🔹 Bu antikorlar maymun deneylerinde yüzde 100 koruma sağladı.

🔹 Ancak klinik çalışmalara geçilmesi için gerekli finansman sağlanamadı.

🔹 Uzmanlar, salgınlar başlamadan önce geniş kapsamlı aşı ve tedavi araştırmalarına yatırım yapılmasının gelecekteki salgınlara hazırlığı güçlendireceğini vurguluyor.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Trump yönetimi okyanus izleme sistemini söküyor

New York Times
02.06.2026

🔹 Trump yönetimi, Atlantik ve Pasifik okyanuslarındaki kıyı çevresi, deniz ekosistemleri ve iklimi etkileyen akıntıları izlemek için kurulan 368 milyon dolarlık Okyanus Gözlemevleri Girişimi'ni (Ocean Observatories Initiative) devre dışı bırakıyor.

🔹 Ulusal Bilim Vakfı (NSF), haziran ayında başlayacak operasyonla 900'den fazla derin deniz ölçüm cihazını sökmek üzere gemiler göndereceğini açıkladı.

🔹 Sistem Oregon, Washington, Alaska, Kuzey Carolina ve Grönland ile İzlanda arasındaki Irminger Denizi'nde faaliyet gösteriyordu.

Bilimsel Önemi

🔹 Araştırmacılar sistemden elde edilen verileri okyanusların atmosferden ne kadar sera gazı emdiğini anlamak için kullanıyordu.

🔹 Veriler deniz sıcaklıklarındaki değişimlerin balıkçılık üzerindeki etkilerini ve iklimdeki daha büyük değişimlerin işaretlerini incelemeye yardımcı oluyordu.

🔹 Kuzey Carolina açıklarındaki istasyon ABD'nin doğu kıyısındaki kıyı taşkınları ve okyanus akıntıları hakkında önemli bilgiler sağlıyordu.

Atlantik Akıntısı Araştırmaları

🔹 Irminger Denizi'ndeki istasyon, Atlantik Meridyonel Devridaim Dolaşımı'ndaki (AMOC) değişimlerin izlenmesinde kritik rol oynuyordu.

🔹 Bazı bilim insanları küresel ısınma nedeniyle bu akıntı sisteminin zayıfladığından endişe ediyor.

🔹 Akıntının çökmesi halinde ciddi hava olayları ve iklim etkileri ortaya çıkabileceği değerlendiriliyor.

Kararın Gerekçesi

🔹 NSF sözcüsü Michael England, kararın kurumun değişen bilimsel önceliklere ve yeni teknolojilere daha esnek şekilde kaynak ayırma stratejisiyle uyumlu olduğunu söyledi.

🔹 NSF ayrıca araştırma altyapılarında yaşam döngüsü yönetimine yönelik daha planlı bir yaklaşım izlediğini belirtti.

Tepkiler

🔹 NOAA'nın eski baş bilim insanlarından Craig McLean kararı eleştirerek bunun yönetimin bilimsel çalışmalara yaklaşımını yansıttığını söyledi.

🔹 McLean, sistemin kaldırılmasının ABD'nin küresel bilimsel liderlik konumuna zarar vereceğini savundu.

Sistemin Özellikleri

🔹 Ağ 2016 yılında faaliyete başladı ve başlangıçta 25 yıl boyunca çalışması planlanmıştı.

🔹 Her istasyonda binlerce metre derinliğe uzanan sensör dizileri okyanus akıntıları ile kimyasal ve biyolojik koşulları ölçüyordu.

🔹 Uzaktan kumandalı robotlar ve su altı araçları verileri araştırma merkezlerine iletiyordu.

Maliyet Tartışması

🔹 Ağın yıllık işletme maliyeti yaklaşık 48 milyon dolar seviyesindeydi.

🔹 Trump yönetimi 2025 ve 2026 bütçelerinde sistemin finansmanını yüzde 80 azaltmayı önerdi.

🔹 Kongre her iki girişimde de bütçeyi yeniden onayladı ve finansmanı geri getirdi.

Veri Kaybı Endişesi

🔹 Boston College'dan Hilary Palevsky, Irminger Denizi verilerinin son on yıldır okyanusun karbondioksit emilimini anlamada kullanıldığını söyledi.

🔹 Palevsky, sistemin kapatılmasının veri toplama sürecinde edinilen uzmanlığın kaybedilmesine yol açabileceğini belirtti.

🔹 Bilim insanları, sistemin sağladığı uzun süreli gözlem verilerinin okyanus ve iklim araştırmaları açısından yüksek değere sahip olduğunu vurguluyor.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Obezite sanılandan daha yaygın olabilir

New York Times
02.06.2026

🔹 Yeni bir araştırma, obezitenin yalnızca vücut kitle indeksi (BMI) ile ölçülmesinin çok sayıda vakayı gözden kaçırabileceğini ortaya koydu.

🔹 ABD'de yetişkinlerin yaklaşık yüzde 40'ının obez olduğu tahmin ediliyor, ancak yeni bulgular bu oranın daha yüksek olabileceğine işaret ediyor.

Yeni Obezite Tanımı

🔹 Geçen yıl uluslararası bir komisyon, obeziteyi fazla yağ dokusunun neden olduğu organ ve doku bozukluklarıyla ilişkili kronik bir hastalık olarak tanımladı.

🔹 Bu yaklaşım yalnızca BMI'ı değil, bel çevresi ve diğer vücut ölçümlerini de dikkate alıyor.

Araştırmanın Bulguları

🔹 Araştırmacılar, ABD'yi temsil eden yaklaşık 5.600 yetişkinin verilerini inceledi.

🔹 BMI'a göre fazla kilolu ancak obez olmayan kişilerin yaklaşık yarısının yeni tanıma göre "klinik obezite" kapsamına girebileceği hesaplandı.

🔹 BMI'a göre normal kilolu bazı kişilerin de obez olarak sınıflandırılabileceği belirtildi.

Tartışmalar

🔹 Lancet komisyonunun başkanı Francesco Rubino, çalışmanın obezite oranını olduğundan yüksek hesaplamış olabileceğini söyledi.

🔹 Rubino'ya göre karaciğer hastalığı, kalp yetmezliği veya yürüme güçlüğü gibi belirtiler her zaman obeziteden kaynaklanmayabiliyor.

BMI Tartışması

🔹 Uzmanlar BMI'ın kusurlu olduğunu kabul etse de birçok doktorun onu hızlı ve düşük maliyetli bir tarama aracı olarak kullanmaya devam ettiğini belirtti.

🔹 Johns Hopkins Üniversitesi'nden Elizabeth Selvin, BMI ile diğer yağ ölçümleri arasında güçlü ilişki bulunduğunu söyledi.

🔹 Virginia Üniversitesi'nden Catherine Varney, BMI'ın başlangıç noktası olduğunu ancak tek başına yeterli olmadığını ifade etti.

Vücut Yağının Etkileri

🔹 Uzmanlara göre özellikle karın bölgesindeki fazla yağ, iltihaplanmayı artıran moleküller ve hormonlar salgılıyor.

🔹 Bu durum kan şekeri düzenlenmesi, kalp fonksiyonları, kolesterol ve tansiyon üzerinde olumsuz etkiler oluşturabiliyor.

Preklinik Obezite

🔹 Yeni tanıma göre fazla yağ dokusu bulunmasına rağmen henüz organ hasarı gelişmemiş kişiler "preklinik obezite" olarak sınıflandırılıyor.

🔹 Uzmanlar, bu kişilerin ilerleyen yıllarda yüksek tansiyon, diyabet, böbrek hastalığı ve kalp-damar sorunları geliştirme riskinin yüksek olduğunu belirtti.

🔹 Araştırmacılar, obeziteyi erken dönemde tedavi etmenin ileride ortaya çıkabilecek kronik hastalıkları önlemede önemli olabileceğini vurguladı.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Yeni Zelanda'da iki papağan türlerinin kurtuluşuna katkı sağlıyor

New York Times
02.06.2026

🔹 Kritik tehlike altındaki turuncu alınlı papağan türü kākāriki karakanın dünyada yalnızca yaklaşık 450 bireyi kaldı.

🔹 Yeni Zelanda'daki Nacho ve Trixie adlı iki kākāriki karaka, son iki yılda 55 yavru üreterek türün toplam nüfusunu yüzde 10'dan fazla artırdı.

🔹 Çift, yalnızca son üreme sezonunda 33 yavru dünyaya getirdi.

Türün Durumu

🔹 Kākāriki karaka, 1919 ve 1965 yıllarında iki kez nesli tükenmiş ilan edildi ancak her iki seferde de yeniden keşfedildi.

🔹 Tür, Yeni Zelanda'nın en nadir papağanı olarak kabul ediliyor.

🔹 Günümüzde hem doğal yaşam alanlarında hem de koruma programlarında yaklaşık 450 birey bulunuyor.

Koruma Çalışmaları

🔹 Korumacılar, yırtıcılardan arındırılmış yaşam alanları oluşturuyor ve üreme programları yürütüyor.

🔹 Nacho ve Trixie, Christchurch kentindeki Isaac Conservation and Wildlife Trust tesisinde yaşıyor.

🔹 Çift 2024 yılında eşleştirildi ve kısa sürede programın en başarılı üreme çifti haline geldi.

Nacho ve Trixie

🔹 Tesiste bulunan sekiz çift arasındaki Nacho ve Trixie birbirlerini kendileri seçti.

🔹 Diğer çiftler genellikle 10 ila 15 yavru üretirken Nacho ve Trixie iki yılda 55 yavru verdi.

🔹 Nacho meraklı yapısıyla öne çıkarken Trixie diğer dişilere göre daha iri yapılı olarak tanımlanıyor.

🔹 Çiftin yavruları da ortalamadan daha büyük oluyor.

🔹 Yavruların önemli bölümü daha sonra doğal yaşama bırakıldı.

Gelecek Hedefleri

🔹 Program, Yeni Zelanda Koruma Bakanlığı ile Güney Ada'nın yerli halkı Ngāi Tahu tarafından yürütülüyor.

🔹 Ülkede şu anda beş ayrı kākāriki karaka popülasyonu bulunuyor.

🔹 Koruma ekipleri önümüzdeki 20 yıl içinde bu sayıyı 10'a çıkarmayı hedefliyor.

🔹 Türün karşı karşıya olduğu başlıca tehditler yırtıcılar, habitat kaybı, hastalıklar ve iklim değişikliği olarak sıralanıyor.

🔹 Esaret altında üreme programı 2003 yılında başlatıldı ve o tarihten bu yana yüzlerce kuş yetiştirilerek doğaya salındı.

🔹 Koruma çalışmalarının nihai hedefi, doğal popülasyonların insan desteği olmadan sürdürülebilir hale gelmesi olarak belirtiliyor.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Kaliforniya'nın devlet üniversiteleri yapay zekâya yöneldi, sistem içinde büyük tartışma başladı

New York Times
02.06.2026

🔹 Kaliforniya Eyalet Üniversitesi (CSU) sistemi, 2025 yılında OpenAI ile 16,9 milyon dolarlık anlaşma yaparak 500 bin ChatGPT.edu lisansı satın aldı.

🔹 Program, 22 kampüsten oluşan ve eyaletteki her 10 çalışandan birini eğiten CSU sistemini "yapay zekâ destekli ilk büyük devlet üniversitesi sistemi" haline getirmeyi amaçladı.

🔹 San Jose State Üniversitesi, "AI Everywhere" programı kapsamında yapay zekâ kütüphanecisi, yapay zekâ merkezi ve yapay zekâ destekli öğrenci hizmetleri oluşturdu.

Yapay Zekâ ve İş Gücü Hedefi

🔹 Kaliforniya yönetimi Nvidia, Adobe, Google, IBM ve Microsoft ile eğitim alanında yapay zekâ iş birlikleri başlattı.

🔹 Amaç, öğrencileri geleceğin yapay zekâ ekonomisine hazırlamak ve iş gücü ihtiyaçlarına uyum sağlamak olarak açıklandı.

🔹 CSU öğrencilerinin önemli bölümü ilk nesil üniversite öğrencilerinden ve göçmen ailelerden oluşuyor.

Mali Kriz ve Tepkiler

🔹 Yapay zekâ girişimi, CSU sisteminin 2,3 milyar dolarlık bütçe açığıyla karşı karşıya olduğu dönemde başlatıldı.

🔹 Mali sıkıntılar nedeniyle öğretim üyeleri işten çıkarıldı, bazı bölümler kapatıldı ve öğrenim ücretleri yüzde 6 artırıldı.

🔹 Çok sayıda akademisyen, bütçe kesintileri sürerken milyonlarca doların OpenAI'a aktarılmasını eleştirdi.

Akademik Tartışmalar

🔹 Öğretim üyeleri yapay zekânın eğitim kalitesine etkisi konusunda farklı görüşler benimsedi.

🔹 Bazı akademisyenler ChatGPT tabanlı eğitim araçlarını derslerde kullanmaya başladı.

🔹 Bazıları ise yapay zekâyı öğrencilerin eleştirel düşünme ve yazma becerilerine tehdit olarak gördü.

🔹 San Francisco State Üniversitesi'ndeki bazı öğretim üyeleri OpenAI anlaşmasına karşı kampanya yürüttü.

Öğrenciler Arasında Bölünme

🔹 Bazı öğrenciler yapay zekâyı kariyer fırsatı olarak değerlendirirken bazıları eğitim üzerindeki etkileri nedeniyle karşı çıktı.

🔹 Öğrenci grupları, üniversitenin yapay zekâ politikalarında daha fazla söz hakkı talep etti.

🔹 Bazı öğrenciler derslerde yapay zekâ kullanımının zorunlu tutulmamasını istedi.

🔹 Üniversite genelinde dağıtılan ChatGPT lisanslarının yaklaşık yarısının aktif kullanılmadığı belirtildi.

OpenAI'ın Rolü

🔹 OpenAI, kampüs elçisi programlarıyla öğrenciler arasında ChatGPT kullanımını teşvik etti.

🔹 CSU anlaşması, OpenAI'ın eğitim alanındaki en büyük ortaklıklarından biri haline geldi.

🔹 Benzer anlaşmalar Arizona State University, South Carolina Üniversitesi ve Colorado Üniversitesi ile de yapıldı.

Yeni Anlaşma

🔹 CSU yönetimi mayıs ayında OpenAI ile üç yıllık yeni bir anlaşma imzaladığını duyurdu.

🔹 Yeni anlaşmanın değeri 13 milyon dolar olarak açıklandı.

🔹 Mezun öğrenciler, diplomalarını aldıktan sonra bir yıl daha ChatGPT.edu erişimini sürdürebilecek.

🔹 Üniversite yönetimi öğrencilere ChatGPT dışındaki yapay zekâ platformlarına da erişim sağlanacağını açıkladı.

🔹 Yapay zekânın eğitim üzerindeki uzun vadeli etkilerinin ise hâlâ belirsizliğini koruduğu belirtildi.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

BYD ve SAIC 2027'de tam katı hâl bataryalı elektrikli araçlar piyasaya sürmeyi hedefliyor

Nikkei Asia
02.06.2026

🔹 Çinli otomobil ve batarya üreticileri, elektrikli araçlar için yeni nesil batarya teknolojilerinde çalışmalarını hızlandırıyor.

🔹 SAIC Motor ve Qingtao Energy, mart ayında "Guangqi" adlı tam katı hâl bataryaya sahip prototip bir elektrikli araç üretti.

🔹 Şirketler, yoğun testlerin ardından bu teknolojiyi 2027 yılında ticari olarak piyasaya sürmeyi planlıyor.

Katı Hâl Bataryaların Özellikleri

🔹 Tam katı hâl bataryalar, mevcut lityum iyon bataryalardaki sıvı elektrolit yerine katı malzeme kullanıyor.

🔹 Bu teknoloji, elektrolit sızıntısına bağlı yangın ve aşırı ısınma riskini azaltıyor.

🔹 Yüksek enerji yoğunluğu sayesinde 1.000 kilometrenin üzerinde menzil sunması bekleniyor.

Ara Geçiş Teknolojisi

🔹 Çinli üreticiler tam katı hâl bataryalara geçiş öncesinde yarı katı hâl bataryaları yaygınlaştırıyor.

🔹 SAIC bünyesindeki MG markası, sıvı elektrolit oranını yüzde 5'e düşüren yarı katı hâl bataryalı modellerini satışa sundu.

🔹 MG4 serisindeki yarı katı hâl bataryalı model, Çin test standartlarına göre 530 kilometre menzil sunuyor.

🔹 Araç yaklaşık 90 bin yuan başlangıç fiyatıyla satışa çıkıyor.

BYD'nin Planları

🔹 BYD, bazı araçlarında tam katı hâl bataryaları 2027 civarında kullanmaya başlamayı hedefliyor.

🔹 Şirket bu teknoloji üzerindeki çalışmalarına 2013 yılında başladı.

🔹 Büyük ölçekli üretim için hedef tarih 2030 olarak belirlendi.

Pazar Beklentileri

🔹 Guosen Securities verilerine göre tam katı hâl batarya pazarı 2027'de 5,7 milyar yuan büyüklüğe ulaşabilir.

🔹 Pazarın 2030'da 113,8 milyar yuana çıkması bekleniyor.

🔹 Bir sektör kuruluşu, 2040 yılına kadar küresel batarya talebinin yaklaşık yarısının katı hâl veya yarı katı hâl teknolojilerine kayacağını öngörüyor.

Çin'in Avantajı

🔹 Çin, 2025 yılında küresel araç bataryası pazarının yüzde 70'ten fazlasını kontrol etti.

🔹 Ülkede yıllık elektrikli ve şarj edilebilir hibrit araç satışları yaklaşık 16 milyon adede ulaşıyor.

🔹 Bu rakam, yeni araç satışlarının yaklaşık yarısına karşılık geliyor.

Japon Üreticiler

🔹 Toyota, tam katı hâl bataryalı elektrikli araçları 2027-2028 döneminde piyasaya sürmeyi planlıyor.

🔹 Nissan 2028 mali yılına kadar ticarileştirme hedefi belirledi.

🔹 Honda da 2020'li yılların ikinci yarısında bu teknolojiyi devreye almayı amaçlıyor.

Üretim ve Maliyet Sorunları

🔹 Uzmanlara göre yarı katı hâl bataryalar mevcut üretim hatlarının yaklaşık yüzde 80'ini kullanabiliyor.

🔹 Tam katı hâl bataryalar ise tamamen yeni üretim hatları gerektiriyor.

🔹 İlk aşamalarda maliyetlerin mevcut lityum iyon bataryaların beş katından fazla olabileceği değerlendiriliyor.

🔹 Kalıcı ve büyük ölçekli üretim için yeni üretim süreçleri ve tedarik zincirlerinin oluşturulması gerekiyor.

← Ana sayfaya dön