Hindistan ve Pakistan’daki Bu Nehir Neden Bu Kadar Endişeye Yol Açıyor
Bloomberg
🔹 İndus Nehri, Hindistan ve Pakistan’dan geçen büyük bir nehir sistemi olarak iki ülke arasında uzun süredir gerilim kaynağı oluşturuyor.
🔹 İki ülkenin nehir sularını paylaşımını düzenleyen 65 yıllık İndus Suları Anlaşması, daha önce birçok çatışmaya rağmen yürürlükte kaldı. Hindistan bazı hükümlerin güncelliğini yitirdiğini savunurken Pakistan, Hindistan’ın anlaşma kapsamındaki nehirlerde hidroelektrik projeleri inşa etmesine karşı çıkıyor.
🔹 Nisan 2025’te Keşmir’in ihtilaflı bölgesinde çoğunluğu Hintli turistlerin öldüğü saldırının ardından gerilim tırmandı. Hindistan Pakistan’ı sorumlu tuttu; Pakistan bu suçlamayı reddetti ve Hindistan anlaşmayı askıya aldı.
🔹 Pakistan görüşmeler yoluyla anlaşmayı yeniden başlatmaya çalışırken Hindistan Başbakanı Narendra Modi, Pakistan’a “haklı olarak Hindistan’ın olan” suyun verilmeyeceğini söyledi. Lahey’deki Daimi Tahkim Mahkemesi 31 Ağustos’ta Hindistan’ın anlaşmaya uyması gerektiğine karar verdi; Hindistan kararı reddetti.
🔹 İndus Havzası Çin, Hindistan, Pakistan ve Afganistan’a yayılıyor; yaklaşık 300 milyon kişiyi destekliyor ve dünyanın en büyük sulama sistemini barındırıyor. İndus Nehri, güneybatı Tibet’ten doğuyor, 3.180 kilometre boyunca akıyor ve kar, buzul erimeleri ile muson yağmurlarıyla besleniyor.
🔹 Pakistan’daki her 10 kişiden dokuzu İndus Havzası’nda yaşıyor. Havza, ülkenin 21 hidroelektrik santralinin tamamını barındırıyor ve bu santraller Pakistan’ın elektriğinin yaklaşık beşte birini üretiyor.
🔹 İndus sistemi Pakistan’daki buğday, pirinç ve pamuk dahil tarım ürünlerinin yüzde 90’ından fazlasını suluyor. Tarım, Pakistan gayrisafi yurt içi hasılasının yaklaşık yüzde 23’ünü oluşturuyor, iş gücünün yüzde 37’sinden fazlasını istihdam ediyor ve ülke ihracatının dörtte birini sağlıyor.
🔹 Anlaşma, İndus sistemindeki suyun yaklaşık yüzde 80’ini oluşturan üç batı kolunun Pakistan tarafından sınırsız kullanımına, üç doğu kolunun ise Hindistan tarafından kullanımına izin veriyor. Hindistan batı kollarını kendi topraklarında hidroelektrik üretimi ve sulama gibi “tüketim dışı” amaçlarla, belirli sınırlamalarla kullanabiliyor.
🔹 Pakistan, Kishanganga ve Ratle barajlarının anlaşma kurallarını ihlal ettiğini savunarak anlaşmanın uyuşmazlık çözümü hükümlerini kullandı. Hindistan ise 2023’ten bu yana nüfus, iklim ve teknolojideki değişimleri gerekçe göstererek anlaşmanın yeniden müzakere edilmesini talep ediyor.
🔹 Hindistan anlaşmayı “askıda” kabul ediyor ve anlaşma kapsamındaki iş birliğini fiilen durduruyor. Yeni Delhi, tahkim panelini “hukuka aykırı oluşturulmuş bir organ” olarak nitelendirdi; ancak Hindistan Pakistan’a akan suyu kesmedi.
🔹 Anlaşma kapsamındaki iş birliğinin askıya alınması, Hindistan’a yukarı havzada daha fazla su kullanma ve yeni projeler geliştirme özgürlüğü sağlayabilir. Pakistan, Hindistan’ın hidroelektrik projelerini hızlandırarak nehir akışlarını büyük ölçüde değiştirmesinden endişe ediyor.
🔹 Hindistan’ın Pakistan’a su akışını tamamen durdurmak için gerekli rezervuar, baraj ve kanal altyapısı bulunmuyor. Uzmanlar, bu tür bir altyapının kurulmasının en az 10 yıl sürebileceğini belirtiyor; yaklaşık 428 milyon metreküp su tutan Baglihar Barajı’nın inşası yaklaşık 15 yıl ve en az 1 milyar dolara mal oldu.
🔹 Pakistanlı yetkililer, su akışını engelleme girişiminin savaş eylemi sayılacağını söyledi. Su akışındaki büyük bir azalma, İndus Havzası’ndaki mangrov ormanlarını, 22 endemik balık türünü ve nesli tehlike altındaki İndus Nehri yunusunu da etkileyebilir.
🔹 İndus Havzası, iklim değişikliği ve nüfus artışı nedeniyle artan su stresiyle karşı karşıya. Hindu Kush-Himalaya bölgesinde dört yıl üst üste normalin altında kar yağışı görüldü; havzadaki kar örtüsünün mart itibarıyla normal seviyelerin yaklaşık yüzde 18 altında kaldı.
🔹 Bazı projeksiyonlar, havzanın 2030’a kadar yüzde 50 oranında su açığıyla karşılaşabileceğini gösteriyor. 2050’ye kadar Afganistan’dan Myanmar’ın kuzeyine uzanan bölgede sıcaklıkların 1 ila 2 derece, bazı yerlerde ise 4 ila 5 derece artması bekleniyor; hızlanan buzul erimesi sel, kuraklık ve heyelanları artırabilir.